YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5138
KARAR NO : 2007/7561
KARAR TARİHİ : 07.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 30.06.2006 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü 222 parsel sayılı taşınmazın atalarından intikâlen kendi zilyetliğinde olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece Hazine aleyhine açılan davanın husumetten, Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, hükmen orman olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazın tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 13.04.1982 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli … Köyü 222 sayılı parselin … adına tesbiti üzerine Orman Yönetiminin açtığı davanın kabulüyle, 222 sayılı parselin orman olarak tapulama dışı bırakılmasına ilişkin Tapulama Mahkemesinin 18.06.1985 gün ve 1977/349-356 sayılı kararının 3402 Sayılı Yasanın 34. maddesi gereğince taraflarını bağlayan kesin hüküm olduğu, gerçek kişiler arasındaki mahkeme kararının Orman Yönetimini bağlamayacağı, Orman Yönetimi aleyhine verilen Kaymakamlık men kararının sözü edilen Tapulama Mahkemesi karşısında, davacı murisi yararına verilen Kaymakamlık men kararına değer verilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, her ne kadar, devlet ormanlarının kuru mülkiyetinin Hazineye aitt olduğu, davanın esas itibariyle mahkeme kararıyla orman niteliğinde olduğu belirlenerek tapulama dışı bırakılmış olan taşınmazın tapuya tesciline ilişkin olduğu, bu nedenle mülkiyet sahibi Hazinenin de davalı sıfatının bulunduğu gözetilerek Hazine aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, Hazine aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru değilse de, karar Hazine tarafından temyiz edilmediğine göre, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarını reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, 07/06/2007 günü oybirliği ile karar verildi.