Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/2053 E. 2006/5409 K. 20.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2053
KARAR NO : 2006/5409
KARAR TARİHİ : 20.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : …- … AYYILDIZ

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Beldesi … Mahallesi 117 ada 40 parsel sayılı 6119.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliğiyle, … 1957 tarih 46 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın bulunduğu yerde daha önce orman kadastrosu yapılmış ise de, taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendiği gibi eylemli orman alanı olduğu, tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parselin tesbit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1951 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra, 2001 yılında aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp, 19.07.2002 tarihinde ilan edilerek, kadastro tesbitinden önce kesinleşmiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, tesbite esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, orman yüksek mühendisi bilirkişiler, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1951 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve haritaları uygulamamışlar, Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açtığı halde, çekişmeli parselin tesbitine esas alınan tapu kaydının oluşumuna esas mahkeme kararı ve dosyası, tescil krokisi, ifraz krokileri uygulanmamış, çekişmeli taşınmazın bu tapu kaydı tescil krokisi kapsamında kalıp kalmadığı, kayıt fazlası ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmamış, taşınmazın eylemli durumu saptanmamıştır.
Bu nedenlerle; öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1951 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin görevlendirme, işe başlama, çalışma ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile 1951 yılında düzenlenen orman kadastro haritası, kadastroca uygulanan tapu kaydının oluşumuna esas mahkeme kararı ve dosyası, bu tapu kaydının tüm revizyonları ve bu revizyonların uygulandığı kadastro parsellerine ilişkin kadastro tesbit tutanakları ve davalı ise dava dosyaları, revizyon parsellerini dıştan çevreleyen komşu parsellerin tesbit tutanakları ve var ise tesbitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları getirtilmeli, … kayıt itibariyle revizyon parsellerinden aynı nedenle davalı olanların davaları H.Y.U.Y 45. madde gereğince birleştirilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman … orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir … uzmanı bilirkişi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla
yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1951 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; taşınmazın fiili durumu, … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, aplikasyon ile orman sınırlarının daraltılamayacağı gözetilmeli, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının oluşumuna esas mahkeme kararı ve tescil krokisi ve ifraz krokileri uygulanmalı, tescil hükmünün Hazineyi ve Orman Yönetimini bağlayıp bağlamadığı tartışılmalı, çekişmeli parselin tescil hükmü kapsamında kalıp kalmadığı yöntemince saptanmalı, … elemanı bilirkişiye uygulamayı gösteren kroki düzenlettirilmeli, Hazinenin tescil hükmünün tarafı olduğu ve çekişmeli parselin bu tescil hükmü kapsamında kaldığı belirlendiği taktirde Hazinenin davasının reddine karar verilmeli, tescil hükmünde Hazinenin taraf olmadığı, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlendiği taktirde Hazinenin davasının kabulü ile taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmeli; Hazinenin tescil hükmünün tarafı olmadığı yada çekişmeli taşınmazın tescil krokisi kapsamı dışında ve taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında olduğu belirlendiği taktirde bu kez kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Bu cümleden yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak … mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar … kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20.04.2006 günü oybirliği ile karar verildi,.