Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2663 E. 2023/2020 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2663
KARAR NO : 2023/2020
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Tapu İptali ve Tescil davasında verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sırasında, … ili … ilçesi … Köyü 154 ada 7 parsel sayılı 124,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa vasfıyla davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı Hazine temyiz dilekçesinde; … ili … ilçesi ….. Köyü 154 ada 7 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman olduğunu ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2018 tarih ve 2017/331 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2019 tarih ve 2018/2200 Esas, 2019/585 Karar sayılı önceki kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 ve 355. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)114/1-d ve 115/2 nci maddeleri uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen önceki kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Dairemizin 29.09.2021 tarih ve 2021/10493 Esas, 2021/9747 Karar sayılı ilamıyla; “Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı Hazine tarafından 10.08.2017 tarihinde, tapu maliki … aleyhine eldeki davanın açıldığı, dosyaya sunulan veraset ilamından tapu malikinin 18.04.2013 tarihinde öldüğünün anlaşıldığı ve bunun üzerine mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı Hazine vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Kanun’un 124 üncü maddesinde, “ (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” yönünde düzenlemeye yer verilmiş olup, somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı olarak gösterilen …’ın 18.04.2013 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı ve 6100 sayılı Kanun’un 124 üncü maddesindeki düzenlemenin somut olaya uygulanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan yasa maddesi hükmü göz önüne alındığında bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.

Şöyle ki; her ne kadar, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 28 inci maddesinin buyurucu nitelikteki hükmüyle açıklanmış ve yine 04.05.1978 tarihli ve 4/5 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince de ölü kişi aleyhine dava açılması mümkün olmadığı gibi ıslahla hasım değiştirilemeyeceği ve ölenin mirasçılarının davaya dahil edilerek çekişmenin çözümlenmesine hukuken olanak bulunmayacağı belirtilmiş ise de, 6100 sayılı Kanun’un 124 üncü maddesi ile usul ekonomisi düşünülerek değişik durumlara göre taraf değiştirilmesine olanak sağlanmıştır.
Bu itibarla, eldeki davada, çekişmeli 154 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, kayıt maliki …’ın ölü olduğuna dair bir şerh bulunmadığına göre, davacı Hazinenin dava dilekçesinde davalı olarak …’ı göstermiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı değerlendirilerek, yargılama sırasında mirasçılarının davaya katılımlarının sağlandığı da gözetilmek suretiyle, işin esasına girilmesi ve tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ölü kişiye karşı dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. ” denilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine dair Mahkeme kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Tapu İptali ve Tescil istemine ilişkindir.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.