Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1837 E. 2007/3531 K. 20.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1837
KARAR NO : 2007/3531
KARAR TARİHİ : 20.03.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 24 parsel sayılı 9584 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1961 tarih 112 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulama alanında kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 17.04.1992 tarihinde ilan edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan keşif, uygulama ve dosyadaki tüm belgelerden çekişmeli taşınmazın (A) işaretli 1505 m2 bölümünün öncesinin orman olduğu ve kesinleşen 2/B madde sahasında kaldığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın … tevzi yoluyla oluşan Şubat 1961 tarih 12 numaralı 9775 m2 yüzölçümlü, sınırları D: … …, B: Yar, K: … Silinmez ve Yar, G: …… tapu kaydı kapsamında kaldığı ve yörede kadastro tespit çalışması başladıktan sonra 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekişmeli 24 parselin kadastro tespit tutanağında gün belirtilmeksizin Mart 2005 tarihi yazılıdır. Komşu 14-15 numaralı parsellere ait tutanakların da 17-18 Mart 2005 tarihinde düzenlendiği ve … Köyünde tüm tutanakların 24.03.2005 tarihinde askıya çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Orman sayılan ya da orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde eski tapu kayıtlarına iskan yoluyla oluşturulan tapu kayıtlarına ve zilyetliğe değer verileceğine ilişkin 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesindeki hükümler Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13, 14.03.1989 gün 1988/35 E.-1989/13 K. ve 13.06.1989 gün 1989/7-25 sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan maddeleri de çekişmeli taşınmazın tutanağı askıya çıkarılmadan önce 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile tamamen yürürlükten kaldırılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 09.03.1988 gün ve 1987/2-860/232 sayılı kararında açıklandığı gibi, genel olarak herhangi bir yasa veya düzenleyici kural, yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bunun doğal sonucu olarak da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemez. Başka bir anlatımla geriye yürümez. Yasaları uygulamak durumunda bulunanlar, başta mahkemeler olmak üzere, yasaları geriye yürür sonuçlar doğuracak biçimde yorumlamamakla yükümlüdür.
… yasa veya düzenleyici hükümlerin, tamamlanmış hukuki durumlara uygulanmamasının nedeninin, kazanılmış hakların saklı tutulması kuralından kaynaklandığı, somut olayda ise, tamamlanmış bir hukuki durum bulunmadığı, devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara, … yasa veya düzenleyici hükümlerin, “derhal yürürlüğe girme” kuralı nedeniyle, hukuki sonuçlarını doğuracağından, somut olayda, … yasal düzenleme uygulanır.
O halde, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, taşınmazın 2/B madde sahasında kalan (A) bölümü ile ilgili davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken farklı görüş ve düşünce ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.