YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/721
KARAR NO : 2023/3269
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kamu malına zarar verme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2012 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk …’ın silahla basit yaralama, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, görevi yaptırmamak için birden fazla kişiyle direnme, kamu malına yakarak zarar verme suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 02.10.2012 tarihli kararıyla suça sürüklenen çocuğun kasten yaralama suçundan 3.600,00 TL, yakarak kamu malına zarar verme suçundan 2 kere 2 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan 2 kere 4 yıl 12 ay hapis ve 1.800 gün para cezasıyla cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 2 kere 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 02.10.2012 tarihli kararının katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 29.04.2015 tarihli ilamıyla suça sürüklenen çocuk hakkındaki mükerrer davaların tespit edilerek davaların birleştirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyulmasına karar verilmiştir.
4. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararıyla suça sürüklenen çocuğun kasten yaralama suçundan 3.600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan 2 kere 4 yıl 12 ay hapis ve 1800 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 2 kere 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, yakarak kamu malına zarar verme suçundan 2 kere 2 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; karar suça sürüklenen çocuk müdafiileri tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli ilamıyla savunma hakkı ihlalinden ve 1800 gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinden ve uygulama maddelerinin gösterilmemesinin ve yanlış gösterilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ilamıyla suça sürüklenen çocuğun tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan 2 kere 4 yıl 12 ay hapis ve 36.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine; kasten yaralama suçundan 3.600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 10 eşit taksitte ödenmesine, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 2 kere 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, kamu malına zarar verme suçundan 2 kere 2 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; karar suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, sübutun bulunmadığına, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun düşünce ve ifade hürriyeti hakkı, adil yargılanma hakkı, gerekçeli karar hakkı, hukuki güvenilirlik hakkı, masumiyet karinesi ve kanun önünde eşitlik hakkı gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiğine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesi, takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
15.02.2011 tarihli dava konusu olay; suça sürüklenen çocuk …’ın terör örgütü adına yürütmüş olduğu faaliyetleri kapsamında terörist başının yakalanışının sözde yıldönümü bahanesiyle Mersin ili … mahallesinde gerçekleştirilen korsan gösteri yürüyüşü ve sokak eylemleri içerisinde yer aldığı, cadde üzerine çöp konteynırlarını çekerek lastik yakmak suretiyle yola barikat kurup güvenlik güçlerine ve ekip otolarına yönelik taşlı, sapanlı, havai fişekli ve molotof kokteyli saldırıda bulunarak ve Mersin Büyükşehir Belediye otobüsüne zarar vermek suretiyle silahla kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
01.11.2011 tarihli dava konusu olay; suça sürüklenen çocuk …’ın 01.11.2011 günü … mahallesinde ikamet önünde park halinde bulunan Yayla Kültür ve Dayanışma Derneğine patlayıcı madde atmak, … ve … plaka sayılı araçların üzerlerine yanıcı madde dökmek ve müdahele eden polis memurlarına direnmek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Hükmolunan cezaların süresi itibariyle kabulünde yasal olanak bulunmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
A. 15.02.2011 tarihli yakarak kamu malına zarar verme ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından; 01.11.2011 tarihli yakarak kamu malına zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin sübuta ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
a. 15.02.2011 tarihli Olayın Değerlendirmesinde,
Olay tutanağı,müşteki ifade tutanakları,fotoğraf inceleme ve tespit tutanağı ile soruşturma evraklarının yapılan incelemesinde; suça sürüklenen çocuk …’ın terör örgütü adına yürütmüş olduğu faaliyetleri kapsamında 15.02.2011 günü terörist başının yakalanışının sözde yıldönümü bahanesiyle Mersin ili … mahallesinde gerçekleştirilen korsan gösteri yürüyüşü ve sokak eylemleri içerisinde yer aldığı,cadde üzerine çöp konteynırlarını çekerek lastik yakmak suretiyle yola barikat kurup güvenlik güçlerine ve ekip otolarına yönelik taşlı, sapanlı, havai fişekli ve molotof kokteyli saldırıda bulunan grupla birlikte hareket ettiği tespit edildiğinden; katılan … Belediyesi vekilinin belediye aracına zarar verildiğine ve zararın giderilmediğine ilişkin aşamalardaki beyanları ile bozma ilamı da birlikte değerlendirildiğinde yakarak kamu malına zarar verme ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde isabetsizlik görülmemiştir.
b. 01.11.2011 tarihli Olayın Değerlendirilmesinde,
Fotoğraf teşhis tutanağı, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamı ie bozma ilamları ve tanık …’ın da soruşturma aşamasındaki ayrıntılı anlatımı birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuk …’ın terör örgütü adına yürütmüş olduğu faaliyetleri kapsamında örgütsel ilişkileri ile birlikte oluşturdukları … Gençlik İnsiyatifi isimli yapılanma içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü,terör örgütünün talimatları doğrultusunda ve örgüt tarafından önem arzeden günlerde örgütsel ilişkileri ile bir araya gelerek özellikle terör örgütüne destek vermeyen ve devlet yanlısı olarak bilinen şahıs/şahıslara karşı eylem kararı aldıkları ve uyguladıkları, bu kapsamda 01.11.2011 günü … mahallesinde ikamet önünde park halinde bulunan 33 AFJ 56 ve 34 AN 6890 plaka sayılı araçların üzerlerine yanıcı madde dökülmek suretiyle kundaklanması eylemlerini örgütsel ilişkileri ile birlikte … Gençlik İnsiyatifi adına gerçekleştirdiği ve bizzat eyleme katılan şahıslardan olduğu fotoğraf teşhis tutanağından saptanmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin kararın gerekçesiz olduğuna, teşdit uygulamasının hukuka aykırı olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkeme kararının gerekçesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri ve Ceza Genel Kurulu’nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 Kararına uygun şekilde gerekçe ihtiva ettiği anlaşıldığından; suça sürüklenen çocuk hakkında yakarak kamu malına zarar verme ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarından verilen cezalar açısından yasal imkan bulunmadığından ve olumlu kanı oluşmadığından 5237 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasının; görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden ise suçların niteliği, meydana gelen zararlar ve zararların karşılanmaması ve olumlu kanı oluşmaması gerekçe gösterilerek lehe hükümlerin uygulanmaması yine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin uygulanmaması nedeninin de hukuka uygun şekilde gerekçelendirildiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu konudaki temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. İşlenen suçların niteliği, meydana gelen zararlar, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak temel cezanın teşdiden tayininde de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. 15.02.2011 tarihli olay kapsamında işlenen kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 2015/3 Esas (2011/800) sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına 14.04.2016 tarihli duruşmada karar verildiği ve dava zamanaşımı süresinin durduğu; dosyanın 10.03.2020 tarihinde Yargıtaydan döndüğü ve zamanaşımı durma süresinin 3 yıl 11 ay 26 gün olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin yasa maddelerinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, bekletici mesele yapılması nedenli durma süresi de, belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra, 15.02.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında 15.02.2011 tarihli yakarak kamu malına zarar verme ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından; 01.11.2011 tarihli yakarak kamu malına zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede ise;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarih, 2022/296 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. 15.02.2011 tarihli olay kapsamında işlenen kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarih, 2022/296 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.