YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3913
KARAR NO : 2008/5826
KARAR TARİHİ : 14.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … mahallesi 134 ada 7 parsel sayılı 45449,44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliği ile Hazine adına, 146 ada 145 parsel sayılı 3263,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham … niteliği ile Hazine adına, 146 ada 149 parsel sayılı 3796,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham … niteliği ile Hazine adına, 146 ada 87 parsel sayılı 21182,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler 20.11.1961 tarih 88 numaralı tapu kaydına dayanarak dava açmışlar; Orman Yönetimi 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 146 ada 87 parselin taspit gibi orman vasfı ile Hazine adına, 134 ada 7 parselin (A) ile gösterilen 10153,97 m2’lik kısmının 5760 hisse kabul edilerek 54 hissesinin …, 170 hissesinin …, 5536 hissesinin Hazine adına, (C) ile gösterilen 21228,51 m2’lik kısmın 5760 hisse kabul edilerek 54 hissesinin …, 170 hissesinin …, 5536 hissesinin Hazine adına, (B) ile gösterilen 14066,96 m2’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına, 146 ada 145 ve 149 parsel sayılı taşınmazların tamamının 5760 hisse kabul edilerek 54 hissesinin …, 170 hissesinin …, 5536 hissesinin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen 140066,96 m2’lik kısmının, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre Hazinenin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2) Davalı Hazinenin 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (C) ile gösterilen kısımları ile 146 ada 145 ve 149 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı gerçek kişilerin dayandığı Aralık 1961 tarin 88 numaralı tapu kaydı ve bu kaydın geldisi olan 1289 yoklama 709 nolu tapu kaydı sınır olarak …- …-Yol ve … okumakta olup 6 dönüm miktarındadır. Her ne kadar mahalli bilirkişi tapu kaydının dava konusu taşınmazları uyduğunu bildirmiş ise de tapu kaydını dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilemez, mahalli bilirkişi tarafından gösterilen sınırlar dava konusu taşınmazlardan çok uzaktır. Mahalli bilirkişi tarafından gösterilen sınırlar esas alınarak dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilse dahi 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesindeki “ Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır” hükmü gereğince dayanılan tapu kaydı sınırları içinde kaldığı kabul edilen 134 ada 7 , 146 ada 145 ve 146 ada 149 parsel sayılı taşınmazların davacı … ve … … tarafından fiilen kullanılıyor olması gerekir. 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazın % 30 – 40 eğimli olup bir kısmının doğal çimlerle ve 5 – 10 yaşlı gürgen ve meşe ağaçları ile kaplı olup … yapılmayacak halde olduğu ayni şekilde 146 ada 145 ve 149 parsel sayılı taşınmazlarında 25 – 30 yıldır işlenmediği dosyada mevcut ziraatçı bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Tespit edilen bu bulgulara göre dava konusu taşınmazların hak sahibi olduklarını iddia eden davacılar tarafından kullanılmadığı sabittir. Dava konusu taşınmazlar hali arazi niteliğinde olup hiç kimsi tarafından kullanılmamaktadır. Kaldi ki davacıların dayandığı Aralık 1961 tarin 88 numaralı tapu kaydı ve bu kaydın geldisi olan 1289 yoklama 709 nolu tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesinde belirtilen haritası olamayacağı ve dava konusu taşınmazların davacıların tutunduğu tapu kaydının yüzölçümüyle de kapsamında kalmadığı, davaya konu yerler eskiden beri hak sahipleri tarafından kullanılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında yerlerden olduğu gözönünde bulundurularak mahkemece davacıların davasının reddi ile 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (C) ile gösterilen kısımları ile 146 ada 145 ve 149 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı hazinenin 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu kısma yönelik hükmün ONANMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (C) ile gösterilen kısımları ile 146 ada 145 ve 149 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmazlara yönelik hükmün BOZULMASINA 14/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.