Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/1056 E. 2006/2282 K. 23.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1056
KARAR NO : 2006/2282
KARAR TARİHİ : 23.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz ve elatmanın önlenmesi davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; süresi içinde davacı vekili tarafından Yargıtayca inlenmesi istenilmiş olmakla, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 3526, 4819, 3438, 3465, 3482, 3470, 3528, 3517, 3437, 3538, 3471 ve 3534 parsel sayılı taşınmazların 1945 yılında 4785 Sayılı Yasa uyarınca devletleştirildiğini; daha sonra 5658 Sayılı Yasa ile iade edilerek 1956 yılında yapılan tapulama sırasında kişiler adına tapuya kaydedildiğini; ancak, yörede 1985 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında haksız olarak orman sınırları içine alındığını ve daha sonra 2. madde uyarınca Hazine adına çıkarıldığını, orman kadastro komisyonunun yaptığı işlemin yolsuz ve yok hükmünde olduğunu iddia ederek, orman kadastro komisyonu kararının yok sayılmasını, tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı yolundaki şerhin kaldırılması ve davalıların taşınmazlara el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece, 3526, 465, 3470, 3437, 3438, 3482 ve 4819 parsellere yönelik davanın, davacı tarafın 1 ve 10 yıllık hak düşürücü süreyi geçirmiş olduğu gerekçesi ile, 3528 ve 3538 parsellere yönelik davanın, husumetten reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 6 numaralı orman kadastro komisyonunca, merkez ilçe sınırları içinde bulunan ormanların kadastrosu ve 2. madde uygulamalarına, 28.05.1981 tarihinde işe başlanarak; sonuçları 08.03.1982 tarihinde; itirazlı yerlerde ise, itiraz sonuçları 11.11.1985 tarihinde ilan edilmekle kesinleşmiştir. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 30.10.1991 tarihinde ilan edilmek suretiyle kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli … Köyü 3517, 3482, 3470, 4819, 3526, 3534, 3437, 3438 ve 3465 parsel sayılı taşınmazlar … adına ve orman niteliği ile tapuda kayıtlıdır. Tapu kaydı üzerinde “2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır” şeklinde şerh bulunmaktadır.
1- Davaya konu 3528 ve 3538 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın, dava tarihinde davacı adına tapuda kayıtlı olmadığı anlaşıldığından aktif dava ehliyeti bulunmadığı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2- Davaya konu 3526, 3465, 3470, 3437, 3438, 3482 ve 4819 parseller yönünden;
Gerçek kişinin dayandığı tapu kaydının ilk oluşumunun Haziran 302 D.134 nolu kayıt olup, cinsinin Evkaftan … … vakfından orman ve edinme nedeninin “Mir … … … … Hazretlerinin …”, hudutlarının “Tarafları … sınırı ve … yeri ve eski …”, malikinin … … …, miktarının 300 dönüm 2006/1056-2282
yüzölçümünde olduğu, ferağ nedeniyle T. Sani 309 D.131 nolu kayıtta aynı miktar ve hudut ile … … … bini …’a geçtiği, daha sonra malikinin mirasçısız ölmesi üzerine, vakfa ait olduğundan bil-müzayede ihale kılındığı, defter-i hakani emanet-i celilesinden şerefvarid olan 21-eylül-332 ve 6-eylül 332 tarih ve 68 ve 83 numaralı tahrirat-ı aliyyelerinden anlaşılmakla, meclis-i idare-i livanın 6-T.Sani 34 tarihli kararı mucibince senet ita kılındığı edinme sebebiyle, yani, Orman Yönetiminin taraf olmadığı ve Orman Yönetimini bağlamayan işlem ile, T. Sani 334 tarih 99 nolu kayıtta, hududu “şarken ve garben ve şimalen sahibi senet … ve tarlaları cenuben eski … … Kumla çiftliği arazisi olarak değiştirilip, miktarı 1048 dönüm 44 arşına yükseltilerek, orman vasfında, … … Bey kerimesi ve … … Bey’in zevcesi … (…) Hanıma geçtiği, malikinin 18/11/1931 tarihinde ölmesi üzerine, çocuklarından … mirası reddettiğinden, aynı hudut ve orman vasfı ile ancak, 96 hektar 3194 metre yüzölçümünde, T. Evvel 935 tarih 105 nolu kayıtta kızı … ve oğlu … ‘a, geçtiği, daha sonra maliklerinin başvurusu üzerine iki eşit kısma ayrılarak orman vasfı ile, 48 hektar 1597 metre yüzölçümündeki bölümünün 28/7/1944 tarih, 244 numaralı kayıtta … … …, yine 48 hektar 1597 metre yüzölçümündeki bölümünün ise 28/7/1944 tarih 196 nolu kayıt ile … … adına kaydedildiği, 196 nolu kaydın sahibi …’nin satışı nedeniyle aynı cins hudut ve miktar ile 11/6/1945 tarih 36 numarada tamamı 240 hisse itibarıyla … ve arkadaşlarına geçtiği anlaşılmaktadır.
4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi sonucunda tüm ormanlar devletleştirildiğinden, yasa gereği 28/07/1944 tarih 183 cilt 244 nolu orman tapusu, 48 hektar 1597 metre miktar orman vasfında istimlak edilerek 11/10/1946 tarih 80 nolu kayıt ile Hazineye geçmiş, ancak daha sonra 5658 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ile, iadeye tabi ormanlardan olduğu gerekçesiyle, resmi senetle, 17/03/1952 tarih 87 numaralı kayıtta, orman vasfında, aynı miktar ve hudut ile … … … adına iade edilmiştir. 28/07/1944 tarih 196 nolu kayıt ile … … adına kaydedilen ve …’nin satışı nedeniyle aynı cins hudut ve miktar ile 11/06/1945 tarih 36 numarada tamamı 240 hisse itibarıyla … ve arkadaşlarına geçen orman tapusu hakkında ise 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle devletleştirme ve keza daha sonra 5658 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ile, iade işleminin yapıldığı yolunda herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.
… Köyünde 1955 yılında yapılan tapulama çalışması sırasında, 17/03/1952 tarih 77 nolu orman tapusu dayanak alınarak, maliki … … … adına, 11/06/1945 tarih 36 nolu tapu dayanak alınarak … ve arkadaşları adlarına tapulama parselleri oluşturulmuş, bir kısım parseller daha sonraki tarihlerde yapılan intikaller ile el değiştirmiştir.
Yörede 6 numaralı orman kadastro komisyonunca, ilk kez merkez ilçe sınırları içinde bulunan ormanların kadastrosu ve 2. madde uygulamalarına, 28.05.1981 tarihinde başlanarak 5658 Sayılı Yasa uyarınca iade edilen 17/03/1952 tarih 87 numaralı kayıtta, orman vasfında, aynı miktar ve hudut ile … … … adına tapulu taşınmazın bulunduğu alan, … ÖZEL ORMANI adı verilerek tapu maliki adına sınırlandırılmış, doğuda bulunan orman vasfındaki taşınmazlar ise 291-292-293-294-295-296-297-298-299-291 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hatlar ile … DEVLET ORMANI olarak sınırlandırılmış ve akbinde içinde çekişmeli taşınmazların bulunduğu alanın nitelik yitirdiği saptandığından, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış, sonuçları 08.03.1982 tarihinde; itirazlı yerlerde ise itiraz sonuçları 11.11.1985 tarihinde ilan edilmekle kesinleşmiştir.
Tüm bu açıklamalara göre, gerçek kişinin dayandığı tapu kaydının ilk oluşumunda 300 dönüm yüzölçümünde olmasına karşın, bu tapu kaydının gittisi olan, 17/03/1952 tarih 77 nolu, 48 hektar 1597 m2 yüzölçümünde, … … … adına kayıtlı taşınmazın, önce 4785 Sayılı Yasaya göre istimlak edilip, daha sonra 5658 Sayılı Yasaya göre iade edilen, orman kadastrosu sırasında ise … ÖZEL ORMANI olarak sınırlandırılan alanın, kök tapu miktarı olan 300 dönümün çok üzerinde olduğu, tapunun ilk tesisinden sonra yapılan intikaller sırasında sınırdaki Devlet Ormanları da tapu kaydı kapsamına alınarak yüzölçümün artırılması 2006/1056-2282
işleminin, Orman Yönetimini bağlamayacağı, bu nedenle davacı gerçek kişilerin maliki oldukları kadastro parsellerinin dayanağı Haziran 1945 tarih 36 nolu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştiği ve 5658 Sayılı Yasada yazılı koşullar oluşmadığından iadeye tabi olmaması nedeniyle, orman kadastrosu sırasında önce … DEVLET ORMANI olarak sınırlandırılıp 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve işlemin 08/03/1982, itirazlı yerlerin 11/11/1985 tarihinde ilan edilerek orman kadastro işlemi ile orman rejimi dışına çıkartma işlemlerinin kesinleştiği, orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihe göre hak düşürücü sürenin çoktan geçtiği, davacı gerçek kişinin orman kadastrosunu iptal ettirecek hiçbir yasal dayanakları olmadığından yerel mahkemece bu ilkeler gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Yapılan incelemede, … Köyü 3517,3471 ve 3534 parsel sayılı taşınmazların, davacı tarafından dava dilekçesinde dava konusu olarak gösterildiği halde, yerel mahkemece anılan parseller hakkındaki dava yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gözlenmiştir. Yerel mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen istem sonucunun tamamı hakkında inceleme yapılarak bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, 3517, 3471 ve 3534 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle; çekişmeli … Köyü 3528, 3538, 3526, 3465, 3470, 3437, 3438, 3482 ve 4819 parseller hakkındaki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davaya konu … Köyü 3517, 3471 ve 3534 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.