Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/1449 E. 2006/5061 K. 14.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1449
KARAR NO : 2006/5061
KARAR TARİHİ : 14.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … vekili, 200 yazım numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Menteş ve Kocavilayet Köyü, Dutlukoyak Mevkiinde bulunan toplam 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir. Davacı … vekili; … …’in dava ettiği çekişmeli taşınmazları müvekkilinin, … … satın aldığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde 2002/62 esas sayılı davayı açmıştır. Dava dosyaları hukuki bağlantı sebebiyle H.Y.U.Y’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir. Mahkemece, … … tarafından açılan davanın kısmen kabulüne … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 25.06.2002 tarihli raporda (A), (B) ve (C) ile işaretlenen sırasıyla 1.623,55 m2, 3.512,72 m2, 2.729,82 m2 yüzölçümündeki taşınmazların … … adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı … tarafından açılan davanın ispatlamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Menteş Köyünde 16.06.1989 tarihinde, Kocavilayet Köyünde 22.11.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazların bulunduğu Menteş Köyünde genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında, Kocavilayet Köyünde 1968 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

sayılı dosyasında eldeki dosyada da tutunduğu 1937 tarih 200 yazım numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak vergi kaydının sınırları içinde kalan yaklaşık 80-100 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, mahkemece Kocavilayet Köyü sınırları içinde bulunun 27.800 m2 yüzölçümlü taşınmazın … … adına tapuya tesciline, ziyade (fazlaya ilişkin) talebin reddine karar verilmiş, Hazinenin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesince onanarak 04.03.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki tescil dosyasında da davacı 1937 tarih 200 yazım numaralı vergi kaydına tutunarak Dutlu Koyak Mevkiinde bulunan 40 dönüm ve 15 dönüm miktarlarındaki 2 parça taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.1998 … 1994/800-1998/384 sayılı dosyasında hükme dayanak yapılmayan 1. … bilirkişi Mithat … tarafından düzenlenen 01.04.1996 tarihli raporda tarla vasfındaki yerlerin ölçüldüğü ve miktarının 30.834m2 olduğu, taşlık ve hali yerlerin ölçülmediği açıklanmıştır. Bu durumda kesinleşen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/800-1998/384 sayılı kararındaki fazlaya ilişkin talebin reddi yönündeki hüküm fıkrası, eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturur. Kesin hüküm H.Y.U.Y.nın 237. maddesinde düzenlenmiştir. Kesin hükmün varlığından söz edilmesi için davanın taraflarının, konusunun (müddeabihinin) ve dava sebeplerinin yani davada dayanılan vakıaların aynı olması gerekir. Kesin hüküm, mahkemeleri davanın taraflarını, cüzi (akdi) ve külli (ırsi) haleflerini (ardıllarını) bağlar. Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki tescil davası ile eldeki … … tarafından açılan tescil davasının tarafları, konusu ve hukuki sebepleri aynıdır. Dolayısıyla somut olayda; H.Y.U.Y.nın 237. maddesinde düzenlenen kesin hükmün koşulları gerçekleşmiştir. Hal böyle iken davacı … tarafından açılan tescil davasının da kesin hüküm yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14.04.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.