YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25294
KARAR NO : 2023/10335
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2017 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/236 Esas, 2018/38 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/991 Esas 2018/1618 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün tekerrüre ilişkin paragrafına “TCK’nun 58/7. Maddesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ibaresinin eklenmesi biçiminde düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın eylemini tehdit ve baskı altında gerçekleştirdiğine, etkin pişmanlık gösteren sanığa, katılanın zararını karşılamak için imkan verilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … …da’nın babasına ait 41… plaka sayılı Mercedes C180 Cupe marka aracı satmak amacıyla Sahibinden.com adlı internet sitesine ilan vermesi üzerine sanığın katılanı aradığı ve aracı görmek istediğini söylediği, katılanın kabul etmesi üzerine sanık ve katılanın bu amaçla olay tarihinde buluştukları, sanığın aracı hareket halinde kontrol etmek istediğini söylemesi üzerine katılanın kullanımında olan araçla hareket ettikleri, ardından sanığın katılana “dur konuşalım” diyerek araçtan indiği, katılanı lafa tutmak suretiyle araçtan dışarı çıkardığı, şoför koltuğuna kendisi oturarak çalışır durumdaki aracı hareket ettirip kaçmak isterken katılanın engel olmak için aracın arka kısmından tutunduğu, bu halde 50 metre kadar sürüklenen katılanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek derecede yaralandığı, 14.06.2017 günü suça konu araçla silahlı saldırıda bulunulması üzerine yürütülen başka soruşturmada sanık ve araca ulaşıldığı, katılanın sanığı kesin olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda alınan tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık … kollukta müdafii huzurundaki savunmasında suçu uyuşturucu madde etkisinde işlediğini, pişman olduğunu belirtmiş, mahkemedeki savunmasında ise üzerine atılı suçu temyiz dışı sanık … …’in baskı ve tehdidiyle işlediğini beyan etmiştir.
4. Temyiz dışı sanıklar …, … ve … …’in yağma suçuna iştirak etmedikleri, ancak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılmalarına ilişkin evrakın tefrikini içeren … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.10.2017 tarihli ayırma kararı dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Temyiz dışı sanıklar …, … ve … …’in beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Kolluk tarafından düzenlenen 17.06.2017 tarihli teşhis tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı, 21.06.2017 tarihli teşhis, takdir-i kıymet ve teslim tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Katılanın yaralanmasına ilişkin Darıca Farabi Devlet Hastanesi’nin 12.06.2017 tarihli kesin muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu, katılanın aşamalarda alınan tutarlı beyanları, temyiz dışı sanıklar …, … ve … …’in beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, katılanın yaralanmasına ilişkin Darıca Farabi Devlet Hastanesi’nin 12.06.2017 tarihli kesin muayene raporu ve sanığın kollukta müdafii huzurundaki savunması ile anlaşılmakla; yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın eylemini tehdit ve baskı altında gerçekleştirdiğine ilişkin temyiz sebepleri isabetli görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılana ait aracın kolluk tarafından yakalanarak katılana teslim edilmesi karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/991 Esas 2018/1618 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.