YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7335
KARAR NO : 2023/1343
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili, davalılardan Yurdanur vekili, davalılardan … ve müşterekleri vekili ve davalılardan … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.01.1987 tarihli miras taksim sözleşmesi ile vekil edenine bırakılan 505, 1862 ve 1061 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak murisi adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 1862 parseli 1062 parsel olarak ıslah ettiğini bildirmiş, bilahare de 1862 numaralı parselin sehven yazıldığını bunun 862 parsel olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, dava konusu edilen taşınmazların miras taksim sözleşmesi kapsamı dışında bırakıldığını ileri sürmüş ve taksimden beri davacı tarafın kullandığı iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2013 tarihli ve 2008/490 Esas, 2013/2 Karar sayılı kararıyla; 1062 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, 505 ve 1061 parsele yönelik davanın ise ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 22.01.2015 tarihli ve 2014/18165 Esas, 2015/1333 Karar sayılı ilamında (özetle); talep konusu taşınmaz mahkemenin ara kararı doğrultusunda 1062 parsel olarak düzeltildikten sonra keşif sırasında dava konusu taşınmazın 862 parsel olduğunun anlaşılması üzerine maddi hatayı düzeltmiş olmasına rağmen bu husus ıslah olarak yorumlanarak yerel mahkemece HMK’nın 176/2 nci maddesi gereğince bir davada birden fazla ıslah yapılamayacağından ve 1062 parsel sayılı taşınmaz üçüncü şahıs adına kayıtlı olup taraflarla ilgisi bulunmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, “…Davacı tarafın dayandığı 20.01.1987 tarihli miras taksim sözleşmesinin incelenmesinde, 12.12.1976 tarihinde vefat eden … mirasçıları arasında birden fazla taşınmazın paylaşımı hakkında düzenlendiği, taşınmazlardan bir bölümünün parsel numaralarının sözleşmede yazılı olduğu, bir kısım taşınmazların ise mevki ve yüzölçümü belirtilerek paylaşıma konu edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 31 inci maddesi ”Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Mahkemece, davacı tarafa süre ve imkan verilerek dava konusu yerlerin sözleşmede yazılı olan hangi taşınmazlar olduğunun açıklattırılması, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak yeniden yapılacak keşif ile dava konusu edilen taşınmazların sözleşmede yazılı taşınmazlar olup olmadığının belirlenmesi ve dosya içerisinde mevcut olan 24.06.1996 tarihli miras taksim sözleşmesinin, davacı tarafça dosyaya sunulan ve davaya dayanak olan 20.01.1987 tarihli miras taksim sözleşmesini hükümsüz hale getirip getirmediği hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması nedeni ile de bozulmalıdır…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ve 2016/220 Esas, 2018/53 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 505, 1061 ve 862 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras bırakanı … adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili tarafından katılma yoluyla, davalılar …. vekili, davalılar… vekili ile Davalı … vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.02.2020 tarihli ve 2018/11801 Esas, 2020/1726 Karar sayılı ilamıyla “…1.Bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; öncelikle belirtilmelidir ki; mahkemece dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesi yerinde ise de; davacı …’in yargılama sırasında öldüğü ve mirasçıları tarafından davaya devam edildiği gözetilerek …’in mirasçılık belgesindeki miras payları oranında mirasçılar adına tescile karar verilmesi gerekirken, ölü … adına tescile karar verilmesi doğru olmamıştır.
2. Davalı …’a yapılan harç tamamlamaya ilişkin muhtıra usul ve yasaya uygun bulunmadığından 08.05.2018 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Asıl karara yöneltilen temyiz itirazları diğer davalıların temyiz itirazları ile birlikte aşağıda değerlendirilmiştir.
3. Davalılar … vekili, davalılar … vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tüm tarafların katıldığı ve geçerli olduğu anlaşılan davacı tarafça dayanılan miras taksim sözleşmesinde yer alan taşınmazların bozma doğrultusunda yapılan keşifte alınan beyanlar ve teknik bilirkişi raporu karşısında dava konusu 505, 862 ve 1061 parseller olduğu belirlendiğine göre, davalılar… vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ve diğer davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
4. Dava 20.000,00 TL değer gösterilerek açılmıştır. Yargılama sırasında yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuyla taşınmazların dava tarihi itibarıyla değeri 349,790,00 TL olarak belirlenmiş ise de; raporda dava tarihi 2008 olmasına rağmen 2016 yılı itibarıyla değerin belirlenmesi ve bu değer üzerinden harç ve vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; 2008 dava tarihi itibarıyla taşınmazların değerlerinin belirlenmesi, davacı tarafça peşin yatırılan ve tamamlanan harçlar da dikkate alınarak belirlenecek bu değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmetmek olmalıdır…” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların davacı ve davalı tarafların ortak miras bırakanı… oğlu … adına kayıtlı olan 505, 1061 ve 862 parsel No.lu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras bırakanı … oğlu …’in mirasçılarından Halil… ve Makbule kızı … adına 7/20 oranında, Halil… ve Makbule kızı … adına 7/20 oranında, Halil… ve Makbule kızı … adına 7/20 oranında, Halil… ve Makbule kızı … adına 7/20 oranında, Halil… ve Makbule kızı … adına 7/20 oranında kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili, davalılardan Yurdanur vekili, davalılardan Emir ve müşterekleri vekili ile davalılardan … ve müşterekleri vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Bir Kısım Davacılar vekili özetle;
a. Vekil edenlerinin murisi Halil… tarafından açılan davanın yargılama aşamasında hem Halil… hem de eşi (ve diğer mirasçıların annesi) Makbule’nin vefat etmiştir.
b. Yerel mahkemece Makbule’nin mirasçılık belgesinde belirlenen hisseler oranında karar verilmesi gerekirken hatalı pay üzerinden kayıt ve tescil edildiğini,
c. Müvekkillerin murisi …’in miras payının 5 hisse olarak kabul edilmesi, eşi …’in de vefat ettiği dikkate alınarak ve tüm çocuklarına 1’er pay üzerinden kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, sehven yapılan bir hata ile payların 7/20 olarak belirlendiğini,
d. Hükmün bu şekli ile infaza elverişli olmadığını ileri sürmüştür.
2.Bir Kısım Davalılarından … ve müşterekleri vekili özetle;
a. Yargıtay 8.Hukuk Dairesi’nin 24.02.2020 tarihli ve 2018/1180 E., 2020/1726 Karar sayılı bozma ilamında maddi hata yapıldığını,
b. Hatalı pay üzerinden karar verildiğini,
c. Zamanaşımı süresi dikkate alınmadığı gibi zamanaşımı savunması hakkında bir kararda verilmediğini,
d. Dava konusu taşınmazlardan 1061 parsel sayılı taşınmazın muris …’in vefatından sonra hiçbir mirasçı tarafından kullanılmadığını,
e. Diğer iki taşınmazın ise tarafların murisleri tarafından birlikte tasarruf edildiğini,
f. Dava konusu 862 parsel sayılı taşınmazın taksim sözleşmesinin 7 nci maddesinde belirtilen gayrimenkul olmadığını ileri sürmüştür.
3.Bir Kısım Davalılarından Emir ve müşterekleri vekili özetle;
1. Hisselendirme de açık hata yapıldığını,
2. Süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
3. Miras taksim şartlarının oluşmadığını,
4. Dava konusu taşınmazlardan 1061 parsel sayılı taşınmazın dava açılış tarihine kadar hak iddia eden mirasçılar tarafından kullanılmadığını,
5. Dava konusu 505 parsel sayılı taşınmazın ise tarafların murisleri tarafından dönüşümlü olarak kullanıldığını ileri sürmüştür.
4. Davalılarından Yurdanur vekili özetle;
1. Yargıtay 8.Hukuk Dairesi’nin 24.02.2020 tarih ve 2018/1180 E. 2020/1726 Karar sayılı bozma ilamında maddi hata yapıldığını,
2. Hatalı pay üzerinden karar verildiğini,
3.Zamanaşımı süresi dikkate alınmadığı gibi zamanaşımı savunması hakkında bir kararda verilmediğini,
4. Dava konusu taşınmazlardan 1061 parsel sayılı taşınmazın muris …’in vefatından sonra hiçbir mirasçı tarafından kullanılmadığını,
5. Diğer iki taşınmazın ise tarafların murisleri tarafından birlikte tasarruf edildiğini,
6. Dava konusu 862 parsel sayılı taşınmazın taksim sözleşmesinin 7 nci maddesinde belirtilen gayrimenkul olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, miras taksim sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine isteğine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi gereğince; Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılardan Yurdanur vekili, davalılardan Emir ve müşterekleri vekili ile davalılardan … ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bir Kısım Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
a. Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacı …’in yargılama aşamasında vefat ettiği, 2021 yılında eşi Makbule’nin de vefat ile (karar tarihi itibariyle) geriye mirasçı olarak …, …, …, … ve …’ün kaldığı, her bir mirasçının da 1/5 oranında miras payına sahip olduğu anlaşılmaktadır.
b. Somut olayda, lehlerine hüküm tesis edilen …, …, …, … ve …’ün 1/5’er oranında miras hissesine sahip olmasına rağmen infaza elverişli olmayacak şekilde her birine ayrı ayrı “7/20” oranında pay verilerek sonuca gidildiği görülmektedir.
c. Hal böyle olunca, (müteveffa davacı) Halil… mirasçıları …, …, …, … ve …’e “1/5” yerine “7/20” oranı üzerinden hisse verilerek iptal edilen ve tesciline karar verilen payın hüküm sonucunda açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde infaza elverişli olarak gösterilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
d. Bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (3.1.) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılardan Yurdanur vekili, davalılardan … ve müşterekleri vekili ile davalılardan … ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. (3.2.a, 3.2.b, 3.2.c,) No.lu bentlerde açıklanan nedenlerle, bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının “1-” numaralı bendinin çıkarılarak yerine “1-Davaya konu taşınmazların davacı ve davalı tarafların ortak miras bırakanı Mudanya Dedeköyünde kütük 26, cilt 19, sahife 30 da nüfusa kayıtlı… oğlu, … adına kayıtlı olan …Mahallesi, 505 parsel, 1061 parsel ve 862 parsel nolu taşınmaz kayıtlarının tapu kayıtlarının iptali ile, davacıların miras bırakanı … oğlu,… TC kimlik No.lu …’in mirasçılarından… kızı … T.C. Kimlik Nolu, … adına 1/5 oranında, … kızı … d.lu … T.C. Kimlik Nolu, … adına 1/5 oranında, …. kızı … T.C. Kimlik Nolu, … adına 1/5 oranında,… kızı … T.C. Kimlik No.lu, … adına 1/5 oranında, … kızı … T.C. Kimlik No.lu, … adına 1/5 oranında kayıt ve tesciline,” cümlesinin yazılmasına hükmün 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 nci maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.