YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17466
KARAR NO : 2009/19404
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2009 gün ve 2009/4027-6604 sayılı bozma kararında özetle: “Davacı … …’un 16.12.1994 tarihinde Kadastro Mahkemesine açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının devamı sırasında, … Mahallesinde 2001-2002 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz için 2730 ada 200 parsel sayısı ile 1.737 Hektar 8.522,88 m2 yüzölçümündeki taşınmazın senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilip, 16.12.2002 – 15.01.2003 tarihleri arasında askı ilanı yapıldığı, itiraz edilmediği yönündeki açıklama ile tutanağın 16.1.20003 tarihinde kesinleştirildiği, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespitinin yapıldığı tarihte Kadastro Mahkemesinde görülen temyize konu dava bulunduğundan kadastro müdürlüğünce; 2730 ada 200 parselin kadastro tespit tutanağı düzenlenirken 3402 Sayılı Kadastro Yasanının 5. maddesi uyarınca … hanesi kadastro mahkemesince doldurulmak üzere boş olarak tespit edilmesi ve tutanak aslı ile eklerinin kırmızı kalem ile davalıdır açıklaması (şerhi) yazılarak Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu kurala uyulmayarak, çekişmeli taşınmazın … hanesinin doldurulup, tutanağının kesinleştirilmesinin sonuca etkili olmadığı, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 30/2. maddesi uyarınca taşınmazın gerçek hak sahipleri, Kadastro Mahkemesince resen yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda belirlenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta dava konusu taşınmazın dört yönden, 2730 ada 200 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmayan diğer bölümleri ile çevrili olup, dayanak tapu kaydının çekişmeli yeri kapsadığından söz edilemeyeceği, bu durumda dava edilen yerin 6831 Sayılı Yasanının 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olduğu, kaldı ki; taşınmaz üzerinde Orman Yönetimince dikilen 24 yaşlarında 0,4 ve 0,5 kapalılıkta orman ağaçları bulunduğu, davacının dava konusu yer üzerinde zilyetliği bulunmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinin orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği, 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesi gereğince, Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesinin … olduğu, devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamayacağı, buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulacağı, yanan orman alanlarındaki her türlü emvalin Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirileceği, Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü
bozulacağı, ayrıca; bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmadığı, zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayıldığı, 17. maddede tanımı yapılan olgunun, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca, hangi nedenle olursa olsun orman içi açikliklarin kazanilamayacaği ilkesini içerdiği, amacının da amaci orman bütünlüğünü korumak olduğu, Yasa koyucunun ayrı bir kavram oluşturup, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapadığı, Yarıtay 20. Hukuk Dairesinin bu yoldaki kararlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsendiği ve yerleşik kararlar halini aldığı [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları], tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmasının öngörüldüğü, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği, hal böyle olunca, öncelikle davaya konu 2730 ada 200 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının aslı davalı şerhi verdirilerek tapu sicil müdürlüğünden getirtilmesi, dava kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davası olduğundan davacı tarafından açılan davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra DAVANIN REDDİNE, çekişmeli Hamidiye Mahallesi … Mevkii 2730 ada 200 sayılı parselin tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 01.09.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.