YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15833
KARAR NO : 2008/17401
KARAR TARİHİ : 04.12.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; Merkez Kızılinler Köyünde yapılan 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları sırasında 33 nolu parselin bir kısmının orman sınırları içinde bırakılmasına rağmen tamamının davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu nedenle taşınmazın tapusunun iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile 33 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile işaretli 355,70 m²’lik bölümünün tapusunun iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava,tapu iptal ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu yapılmıştır. Daha sonra 1956 yılında yapılan arazi kadastrosunda taşınmaz davalı ve arkadaşları adına tespit edilmiş, 23.11.2000 tarihinde davalı …’a satışı yapılarak adına tapuya kaydedilmiştir. Bölgede 6831 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları ise 26.04.2006’da kesinleşmiştir.
Davacı … Yönetiminin çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ile açmış olduğu davada mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda yörede 1940 yılında 3116 sayılı yasa gereğince orman kadastrosunun yapıldığı ve 2005 yılında yine aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının yapıldığı açıklanarak çekişmeli taşınmazın bu uygulamalara göre (B) harfli bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, (A) harfli bölümün ise orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirtilerek taşınmazın tahdit hattına göre konumunu gösteren kroki sunmuştur. Ancak dosya içerisine mahkemece yörede 1940 yılında yapılan orman kadastro çalışmasına ilişkin orman tahdit haritası ile tutanaklarının getirtilmediği, Dairemizin 08.05.2008 tarih 2008/3576-7096 sayılı gere çevirme kararı ile istenmesine rağmen bu evrakların yine getirtilmediği ve uzman bilirkişilerin bu çalışmayı uyguladıklarını gösteren rapor ve kroki düzenlemedikleri anlaşılmaktadır. Uzman bilirkişi tarafından çizilen krokideki orman tahdit hattının ne şekilde nasıl uygulandığı belli olmadığı gibi 143 ile 144 nolu orman tahdit noktalarının nereye konulduğu da anlaşılamamaktadır. Bu hali ile rapor yetersizdir.
-2-
2008/15833-17401
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.Somut olayda 1940 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında 4785 Sayılı Yasa gözetilmeden orman kadastro çalışması yapılmış olduğundan uzman bilirkişilerce çekişmeli taşınmazın hem orman kadastro çalışmasındaki hem de eski tarihli resmi belgelerdeki konumu araştırılmalıdır.
Bu nedenle; mahkemece,öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940 yılında yapılan orman kadastro çalışmasına ilişkin orman tahdit haritasının renkli onaylı örneği, işe başlama ve çalışma tutanakları ile iş bitirme tutanakları ile ilgili yerlerden getirtilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak … kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
Yukarıda yapılacak uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı anlaşıldığında ise mahkemece , eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13
-3-
2008/15833-17401
E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetimi ile davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 04/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.