YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18127
KARAR NO : 2009/19423
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.06.2008 gün ve 2008/6640-9276 sayılı bozma kararında özetle: “Dava konusu parselin bulunduğu … Köyünde, 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, çekişmeli taşınmazın o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümleri uyarınca 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılıp, kesinleşerek tapuya tescil edilen MAVROMOLOZ DEVLET ORMANI sınırları içinde olması nedeniyle kadastro harici bırakıldığı, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan Rumi K.EVvel 1328 tarih ve 28, Hicri 21 … 1331 tarih ve 51 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesisinin, K.Evvel 1310 Y.tarih 3 ve 4 numaralı kayıtlar olup, K.Evvel 1310 Y.tarih ve 3 numaralı sicilde, Fener Nahyesi … köyü Sipahi Deresi mevkiinde, … … tarlası ve Fener Yolu ve … … tarlası ve … ve … tarlası sınırlı, … Beyazıt Mazbut 40 atik dönüm tarla nitelikli kayıt olduğu ve … binti … fevtinden mutasarrıfı … bini … … kayıtlı olduğu, bu tapunun … kaydının bulunmadığı, Nisan 1328 tarih 15 ve 16 sıra numaralı sicillere gittiği, diğer K.Evvel 1310 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydının intikal ve edinme sebeplerinin 3 numaralı kayıt gibi, sınırlarının Kendi Tarlası, … … ve … ve … ve … tarlaları ile Fener yolu ve malikinin … binti … fevtinden mutasarrıfı … bini … … olduğu, bu kayıtların tevhit ve ifrazıyla oluşan Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının, D: … … tarlası, B: Karye çalılığı, K: Laz … bin … ve Müyesser binti Hasana ferağ edilmiş, G: sahibi senet … Beyin diğer tarlası okuduğu, iktisabında iki parça senetle 210 dönüm olan tarlanın 10 dönümünün ifrazen … oğlu … Bey’e devir edildiği, bu tapu kaydının, çekişmeli parselin yakınındaki … Köyü 105 sayılı parsele revizyon gördüğü, ifrazen oluşan Nisan 1328 tarih 16 sıra numaralı tapu kaydının … köyü Sipahi Deresi mevkiinde, D: … bin … … tarlası, B: Karye çalılığı, K: Fener yolu, G: Anbiyaya ferağ olunan tarla sınırlı olup, 80 dönüm atik 29 dönüm cedit 10 evlek cedit 44 arşın cedit yüzölçümünde … oğlu … … bin … ve zevcesi Müyesser’eait olduğu, bu tapu kaydı K.Evvel 1328 tarih 51 numaraya intikal ettirilerek … oğlu Laz … … bin … zevcesi Miyase … binti mütevefa …’ın satışı ile … 1331 tarih 51 numarada … bin … ve zevcesi Miyase … adlarına tescil edildiği, işte bu tapu kaydı dava konusu … Köyü 268 sayılı parsele revizyon gördüğü, bu kayıttan Müfrez Nisan 1328 tarih 17 numaralı kaydın iktisap ve maliki diğer aynı tarih 16 sıra numaralı kayıt gibi, 120 dönüm Atik, 44 dönüm 3 evlek, 16 arşın cedit yüzölçümündedir ve maliki … Bin … … adına olup, gittisinin bulunmadığı, yörede 1959 yılında yapılan genel kadastroda ilgili sütuna “ormanda kaldığının” yazıldığı, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan 85 yazım numaralı vergi kaydının 10 hektar 10 Aralık miktarındaki tarla kaydı olduğu, D: …, … ve Fener Yolu, B: Köy çalılığı, K: Kıra, … ve … tarlaları, G: … … köy yeri malikinin … … olduğu, Çekişmeli 268 sayılı parselin çap krokisine göre Kuzeyinde; yol ve ötesinde Mavromoloz Devlet Ormanı, Doğusunda; Mavromoloz Devlet Ormanı, Batısında; kısmen Mavromoloz Devlet Ormanı, kısmen kadastroda, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla P.XXII poligon olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve Hazine adına tesbit edilen 269 sayılı parsel ve P.XXI numaralı 2/B madde poligonu olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve Hazine adına tesbit edilen 267 sayılı kadastro parselleri, Güneyde; 1959 yılında yapılan genel kadastroda … oğlu … adına kayıtlı Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak … … ve … … ve arkadaşları adına tesbiti itirazsız kesinleşen 9200 m2 yüzölçümündeki 105 sayılı parsel ile yine … oğlu … adına kayıtlı Eylül 1322 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak … Kenarcı ve arkadaşları adına tesbiti itirazsız kesinleşen 9300 m2 yüzölçümündeki 104 sayılı parsel, bu parsellerin ötesinde de, yine genel ve kadastrosunda orman olarak tesbit harici bırakılan Mart 1947 tarih 118 numaralı tapuda kayıtlı Mavromoloz Devlet Ormanı bulunduğu, 104 sayılı parselin kadastro tesbitine esas alınan Bakırköy tapu sicilinde 20/129 sayfada kayıtlı Eylül 1322 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydının, … …’nın bila senet 10 dönüm olarak tasarrufundayken vefatı ile mirasçılarının … Kenarcı … … bini … adına kayıtlı ve sınırlarının da, D: … … çalılığı, B: Karye fundalığı, K: Kavaklığa giden yol, G: … … tarlası ve fundalığı olan tapu kaydının geldisinin bulunmadığı, sadece 104 sayılı parsele revizyon gördüğü, dosyaya getirtilen orman kadastro haritasına göre çekişmeli 268 sayılı parsel ile dava dışı 104 ve 105 sayılı parseller P.1 numaralı orman içi … poligonunda yer almaktaysa da; 1 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 2 numaralı ekip tarafından düzenlenen 26.10.1976 gün ve 8 numaralı tutanak ile tesis edilen 2001 ila 2020 ve 2001 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı içinde kalan (bu yer orman rejimi dışına çıkarılmamış, orman içinde bırakılmıştır.) … … … ve arkadaşlarının dilekçesine göre incelemesinin yapıldığı, işgalcilerden … …, … …., … …’ın mülkiyet belgesinin bulunmadığı, …, … …’un sadece vezne makbuzlarının bulunduğu, … … …, ve M…. Serdaroğlu nun Eylül 1955 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kayıtları bulunsa da bunların tahdite itiraz etmeleri nedeniyle Tüzüğün 2/a ve 10. Maddeleri gereğince çıkarılmasına karar verildiği, Aynı Orman Kadastro Ekibi tarafından düzenlenen 28.10.1976 gün ve 21 sıra numaralı ve 9 numaralı tutanak ta “28.10.1976 günü Ekip başkanı … …, Ormancı üye …, Ziraatçi üye … … … Köy üyesi … …, Bilirkişi … … olduğu halde Ekip başkanlığımıza 8.10.1976 tarihinde … …’un … olduğu dilekçesinden orman sınırları içinde arazisinin kaldığını orman sınırları dışına çıkarılmasını istediğinin anlaşıldığı, Bilirkişi … … ilgili yere ekibi getirdi. Yapılan incelemede … …’un tasarrufunda bulunan yerin ölçüleri takeometrik ölçüm karnesinde bulunan 2022, 2023, 2024, 2025, 2026, 2028, 2029, 2030, 2031, 2032, 2022 Nolu noktalar ile çevrili (bu noktalarla çevrili yer 268 nolu parselin çap sınırları olduğu anlaşılmaktadır) 2 numaralı parselin 15.10.1961 yılından önce orman vasfını kayıp etmiş olması, … ve su rejimine zarar vermemesi, orman bütünlüğünü bozmaması nedeniyle tüzüğün 2/a ve 10. maddelerine göre orman sınırları dışına çıkarılmasına, diğer kısımların halen bozuk … baltalığı niteliğinde olması … ve su rejimine zarar vermesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmamasına oybirliği ile karar verildi.” denerek 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle dosyaya getirtilen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 22 numaralı İTİRAZLARI İNCELEME VE KARAR TUTANAĞI başlıklı tutanağın 7. sayfa üçüncü paragrafında; “komisyon itiraz kayıt defterinin 1. sırasında kayıtlı … …, …, …, … ve … …’un 17 sıra numarasında kayıtlı … …’un … … mevkiindeki eski tarlalarının (104 ve 105 sayılı parsellerin bulunduğu yer kastedilmektedir.) orman sınırları dışına çıkarılmasını istedikleri, aynı yer için Orman Yönetiminin 31.03.1981 gün ve 2416 Sayılı Yazısı ile bu yerin orman olarak sınırlandırılması istemiyle itiraz edildiği, söz konusu yerin kuzey bölümünün 2022 ila 2032 nolu orman sınır noktaları verilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının (bu OSN’ları davaya konu 268 sayılı parseli içine almaktadır.) tutanak defterinin tetkikinden anlaşıldığı, aynı yerin Güney kesimi için karar olmadığı ve burasının da tapulamaca 104 ve 105 parsel sayısı ile … …, … …, … …, …, ve … … … adına tesbit edildiğinin görüldüğü, 2 numaralı ekipçe orman sınırları dışına çıkarılan yer ile tapulamada tesbiti yapılan 104 ve 105 sayılı parsellerin geldisi incelendiğinde köy bilirkişisinin bu yerin kadimden beri kültür alanı olduğunu ve bu günkü şeklini koruduğunu, eskiden bu güne göre daha iyi ziraat yapıldığını, ifade ettikleri, komisyonun eski tahdit defteri (Sarıyer İlçesi 8 numaralı tutanak defterinin 150. sayfasındaki ifadenin okunduğu, bu mevkideki çalışmalar sırasında tahdit komisyonuna ibraz edilip tahdit komisyonun da orman saymadığı T. Sani 1322 tarih ve 6 sıra ve Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tarla cinsli tapu kayıtlarının kapladığı yerlerin bu araziye ait olduğu tartışmasız kabul edildiği. Orman Tahdit Komisyonunca 29.09.1938 günlü tutanak ifadesiyle orman sayılmayan bu arazinin o günün şartlarında ölçüye konu edilmediği, harita üzerinde basit çizgi ile belli edildiğinin görüldüğü, açıklanan nedenlerle 2 numaralı ekipçe değişik 2. maddeye konu edilen 2022 ila 2032 nolu OS noktaları ile çevrili arazi ile tapulamanın tesbitine konu olan 104 ve 105 nolu parsellerin kapladığı sahanın tahdit komisyonunca orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği ve bu durumun kesinleştiğinin anlaşıldığı, buna göre 2022 ila 2032 nolu değişik 2. madde numaralarının çevirdiği sınır ile buna bitişik tapulamanın 104 ve 105 sayılı parsel sınırlarının kapladığı arazinin orman sayılmayan yerlerden olması nedeni ile bu sınırların orman tahdit komisyonu ifadesine giren orman sayılmayan arazi sınırı olarak kabulüne, oybirliği ile karar verildi ve bu parsele 1 numara verildi alınan karar gereğince İstanbul Orman İşletme Müdürlüğünün itirazı oybirliği ile red edildi (II numaralı parsel)” denmek suretiyle, 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca itirazların incelenmesi sırasında 2022 ila 2032 numaralı orman sınır noktaları arasında kalan bölüm ile 104 ve 105 sayılı parsellerin 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, Orman Yönetiminin itirazının 2022 ila 2032 OSN’larının çevirdiği dava konusu 268 sayılı parsele ilişkin olduğu ve Orman Yönetimi bu yerin 28.10.1976 gün 21 numaralı tutanakla orman rejimi dışına çıkartılmışsa da 15.10.1961 tarihinden önce orman niteliğini kayıp etmemesi nedeniyle yeniden orman sınırı içine alınmasını istediği, … … ve arkadaşlarının ise 1 ve 17 sırada kayıtlı itiraz dilekçelere ile 104 ve 105 sayılı tapulama parsellerinin bulunduğu yerin orman rejimi dışına çıkarılmasını istedikleri ve Orman Yönetiminin 2022 ila 2032 OSN’nın 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi hükmünce orman rejimi dışına çıkarmama itirazlarının ret edildiği ve … … ve arkadaşlarının 2022 ile 2032 OSN’ları ile nitelik kaybı nedeniyle orman dışına çıkartılan yere itirazları olmayıp 104 ve 105 sayılı kadastro parsellerinin bulunduğu yere itirazları olduğu halde, itirazları inceleme komisyonu 22 numaralı tutanakla bir taraftan Orman Yönetimin itirazını ret ettiği, diğer taraftan kişilerin 2022 ila 2032 OSN’larına itirazları olmadığı halde, itiraz konusunun dışına çıkarak 2022 ila 2032 OSN’larının çevirdiği 268 sayılı parsel ile 104 ve 1105 sayılı kadastro parsellerini bir bütün halinde (7) poligon numarasıyla 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkartıldığı, Orman Yönetimince bu işleme karşı dava açılıp açılmadığının, dava dosyası kapsamından anlaşılamadığı,Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2. ve 2/B madde tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli 268 sayılı parselin 1938 yılında yapılan orman kadastrosunda devlet ormanı olarak sınırlandırıldığı, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/1 maddesi gereğince tapu sahipleri adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın kadastro tesbitinde esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, 24.05.2002 günlü keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi 1952 doğumlu … …, bu yerin … denilen … …’a ait olduğunu, bu parselin orman olmadığını, … tarafından … ve … …’a satıldığını, şu anda sürülüp ekilmediğini, üzerindeki barakanın …’e ait olduğunu, … …’ın ise taşınmaza arılarını bıraktığını, şu anda ikisinin kullandığını, davalı durumunda olan diğer tesbit malikleri … ve … … ve … …’u tanımadığını, parseli onların kullandığını hiç görmediğini, tesbitte esas alınan 51 sıra numaralı tapu kaydında okunan … mevkiinin burası olduğunu, Fener yolunun taşınmazın hemen Kuzeyinden geçen yol olduğunu, … … tarlasının ise taşınmazın kuzeyinden geçen yol ile … arasında olduğunu, diğer yönlerin çalılık ve orman olduğunu, … Beye ferağ olunan yeri bilmediğini, 85 yazım numaralı vergi kaydında ismi geçen … tarlasının, … … olarak bilinen kişiye ait taşınmazın doğusundaki ormanlık alanda kalan tarla olduğunu, … tarlasını bilmediğini, 1948 doğumlu tanık … … ise … … ve … Bilginin bu yeri …’tan satın aldığını ve onların kullandığını söylemişse de, Yerel bilirkişi ve tanıkların kadastro tesbitinde esas alınan tapu kaydının ilk tesisteki sınırlarını ve ifrazdan sonraki sınırlarını bilemedikleri, keşif günü itibariyle komşu parsel kayıtları getirtilmediğinden, yerel bilirkişi sözlerinin denetlenmediği,. Keşfe katılan Orman Yüksek Mühendisi bilirkişiler … … ve … ile Ziraat Teknisyeni … ve Kadastro Teknisyeni … … 08.08.2002 tarihli raporlarında çekişmeli parselin 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığını, 1945 yılında devletleştirilen yerlerden olmadığını, 1976 yılında ve 1989 yıllarında yapılan işlemlerde de orman sınırları dışında bırakıldığını, çekişmeli parselin açık alan olduğunu, paletli bir makine ile tefsiye edildiğini, üzerinde orman ağaca bulunmadığını, orman ölü örtüsü içermediğini, bu bakımdan orman toprağı özelliği göstermediğini taşınmazın K.Evvel 1328 tarih ve 51 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını bildirmişlerse de, çekişmeli parselin 1938 yılında yapılan ve kesinleşerek tapuya tescil edilen orman kadastro sanırları içinde kaldığı, 1976 yılında orman rejimi dışına çıkartıldığı kesindir. Bilirkişiler yukarıda açıklanan tutanakları göz ardı etmişler, raporlarına anlaşılması mümkün olmayan basit bir kroki ile 1942 orman kadastrosuna ilişkin 200 ila 203 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattının yer aldığı orman kadastro krokisini eklemişlerdir. Eklenen bu krokiye göre 104 ve 105 sayılı parsellerin bulunduğu yere denk gelecek biçimde basitçe taranarak iki parça yerin gösterildiği ancak orman sınır noktası yazılmadığı, 1940 tarihli orman tahdit talimatnamesine göre bu yerlerin dahi orman sınırı içinde bırakıldığı anlaşıldığı, dosyaya getirtilen çekişmeli parselin tesbitine esas alınan tapu kayıtları, komşu parsel tutanakları ve bu parsellerin tesbitine esas alınan tapu kayıtları getirtilen haritalar ile birlikte incelendiğinde, çekişmeli parsele toplam 210 atik dönüm yüzölçümündeki K.Evvel 1310 tarih 3 ve 4 numaralı sicillerden tevhit ve ifraz yoluyla gelen Nisan 1328 tarih ve 16 sıra numaralı kaydın tedavülü olan K.Evvel 1328 tarih ve 25 sıra numaralı tapu kaydının, dava dışı 105 sayılı parsele ise aynı kökten gelen Nisan 1328 tarih 15 sıra numaralı tapu kayıtlarının uygulandığı, dava dışı 104 sayılı parsele ise 1322 yılında senetsizden oluşan Eylül 1322 tarih ve 6 numaralı tapu kaydının uygulandığı, bu taşınmazlar yine aynı yerde bulunan ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tesbitleri kesinleşen 267 ve 269 sayılı parseller ile birlikte düşünüldüğünde çevrelerinin kuzeyden yol, diğer yönlerden ise sınırlaması itirazsız kesinleşip tapuya tescil edilen MAVROMOLOZ DEVLET ormanı ile çevrili olduğu, 105 sayılı parsele uygulanan kaydının çekişmeli parsel yönünü Laz … Bin … okusa da çekişmeli parsele uygulanan tapu kaydının Doğusu … … tarlası, Batıyı Karye çalılığı, Kuzeyi Fener yolu ve güneyi ise Anbiyaya ferağ olunan tarla okuduğu, dava dışı 104 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının ne dava dışı 105 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı maliklerini, ne de çekişmeli parsele uygulanan tapu kaydı maliklerini okumadığı gibi, dava dışı 105 parsel ile çekişmeli 268 sayılı parsellerin kadastro tesbitlerine esas alınan tapu kayıtları da dava dışı 104 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı maliklerini göstermediği Yerel bilirkişi sözleri ve temyiz incelemesi sırasında getirtilen tapu kayıtları birlikte incelendiğinde, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının çekişmeli parseli kapsadığının kabul edilemeyeceği, Bu tapu kaydının sınırındaki Fener Yolu’nun sınırı çekişmeli parselin Kuzeyinde yer alan yol olduğu kabul edilse bile, kilometrelerce uzunluğunda olan kuzeyde orman sayılmayan alanlarda devam etmesi ve tapu kaydındaki diğer sınırlar taşınmaza uymadığından kaydın çekişmeli parseli kapsadığının kabul edilemeyeceği, Fener Yolu dışındaki sabit kabul edilebilecek tek sınır olan … … Tarlası sınırının Kuzeydeki yol ile … arasında tarif edildiğine göre, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının kapsamının … … tarlası tesbit edilerek, o tarlanın sınırında aranması gerekeceği, kısmi kadastro sırasında bu tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı, yine 1959 yılında yapılan genel kadastroda da, aynı kökten gelen Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının dava dışı 105 sayılı parseli kapsadığı yönündeki kadastro ekibinin belirlemelerinin davacı Hazineyi bağlamayacağı, diğer taraftan; 1976 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 2 Numaralı Ekip tarafından 26.10.1976 gün 8 numaralı tutanakla tesis edilen 2022 ila 2032 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile tüzüğün 2/a ve 10 maddesi gereğince 15.11.1961 tarihinden önce orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan (P.II) numaralı poligonuna, … … ve arkadaşlarının itirazları olmadığı halde, 7 Numaralı Komisyonca 22 numaralı tutanakla incelenerek, belirtilen sınır noktaları arasında kalan taşınmazın itirazcıların dayandığı Eylül 1322 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ile Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı gerekçesiyle, (P.1) numarası verilerek 104 ve 105 sayılı parsellerle birlikte orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, sözü edilen Eylül 1322 tarih 6 numaralı tapu kaydının dava dışı 104 sayılı parsele, Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının ise dava dışı 105 sayılı parsele uygulandığı, 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonun 22 numaralı itirazları inceleme tutanağında çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan Nisan 1328 tarih ve 16 sıra numaralı tapu kaydından hiç söz edilmediği gözetildiğinde, bir an için çekişmeli 268 sayılı parselin Nisan 1328 tarih ve 16 numaralı sicilden gelen tapu kayıtları kapsamında olduğu kabul edilse dahi, bu tapu kaydı kapsamındaki yerin 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca itirazların incelenmesi sırasında 2001 ila 2021 OSN (P.1) numaralı poligonunun orman sanırları dışına çıkarılmadığı, komisyon kararına konu P.1 olarak orman dışına çıkarılan yerin dava dışı 104 ve 105 sayılı parseller olduğu, (Çünkü 2022 ila 2032 OSN ile çevrili 268 sayılı parsel yerine kişilerin bir itirazının bulunmadığı, önce 22 nolu itirazları inceleme tutanağında 104 ve 105 sayılı parseller ile 268 sayılı parselin bulunduğu yer bir bütün halinde (I) poligon numarası verildiği, bu durumda 2022 ila 2032 OSN’larının çevirdiği 268 sayılı parsel hakkında itirazları inceleme komisyonunun kişiler yararına bir karar vermediği, bu yerle ilgili sadece Orman Yönetiminin itirazını ret ettiği, 26.10.1976 gün ve 8 numaralı ilk tutanakta belirlenen durumda (1744 Sayılı Yasanın 2/1. fıkrası gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkarma işleminde) bir değişiklik yapmadığı sonucuna ulaşıldığı, ayrıca, Tapuda Mavromoloz Devlet ormanı olarak kayıtlı taşınmazın bir bölümünün orman kadastro komisyonunca 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılması halinde bu yer tapuluysa, yasa ve tüzüğün öngördüğü diğer koşullar oluşursa tapunun sahibine geri döneceği, Hazine adına olan orman nitelikli tapu kaydından bu miktarın azaltılacağı, ancak taşınmaz kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/1 Maddesi gereğince tapulu olduğu kanaati ile orman dışına çıkarılmış ancak tapulu değil yada Orman Kadastro Komisyonunun uyduğunu kabul ettiği tapu kapsamında değilse, ya da tapu kapsamında olsa bile orman sınırı içire alınma işlemi kesinleşmekle tapu yasal değerini yitireceğinden ve taşınmazın öncesi orman olması ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkarılsa bile o yerin tapu sahibine dönmeyeceği, Hazinenin tapulu yeri olmaya devam edeceği, Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin 1938 yılında yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırmasının kesinleşmesiyle Mavromoloz Devlet Ormanı olarak tapuya kayıt edildiğine ve bu nedenle 1959 yılında yapılan genel kadastroda devlet ormanı olarak tapulama dışı bırakıldığına göre zilyetlikle kazanılması da mümkün olmadığı, açıklanan hususlar ve çekişmeli taşınmazın Mart 1947 tarih 118 numarada Mavromoloz Devlet Ormanı niteliğiyle Hazine kayıtlı olduğu düşünülerek Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra DAVANIN KABULÜNE, çekişmeli tesitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükum davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Rumeli Kavağı, Rumelifeneri, … ve yine … ve Garipçe Köylerinde bulunan Devlet Ormanlarının kadastrosu 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılıp, 09.12.1938 tarihinde ilan edilerek 1939 yılında kesinleşmesinden sonra birbirine bitişik ve biribirinin devamı olan bu ormanlara MAVRAMOLOZ DEVLET ORMANI ismi verilerek Mart 1947 tarih 118 numarada 2585 Hektar yüzölçümüyle 3116 Sayılı Yasanın 13. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 01.02.1990 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 24/12/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.