YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6702
KARAR NO : 2007/9667
KARAR TARİHİ : 05.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 02.04.2002 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 556 parsel sayılı taşınmazın …, meşe ve … ormanı niteliğiyle Hazine adına kayıtlı olduğu, bu taşınmaz içinde bir bölümün, 71 parsel sayısı ile davalılar murisleri adına tapulanmış olduğu, yolsuz tescil niteliğindeki davalılar murisleri adlarına olan bu tapu kaydının iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcuttur.
… Köyünde 1953 yılında yapılan genel kadastroda, Alacain mevkii 71 parsel sayılı 10040 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbit edilmiş, … …, … …, … …, … …, … taşınmazın T.evvel 1295 tarih ve 28 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla tesbitin iptalini ve taşınmazın adlarına tescilini istemişler, yapılan keşif sonucu, … Bilirkişi … tarafından düzenlenen raporla, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında olduğunun ve her ne kadar davacılar tarafından sunulan Haziran 1337 tarih ve 42 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalıyorsa da, T.Evvel 1295 tarih ve 28 numaralı tapu kaydının daha sonraki tarihli olduğu ve bu tapunun tedavülü olduğu, tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği, taşınmazın (A) ile gösterilen bölümü için tapu kaydının hukuki değerini kayıp ettiği, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, (B) ile gösterilen 5589 m2 yüzölçümündeki bölümün 71 parsel sayısıyla … … vereseleri adına payları oranında tesciline, (A) ile gösterilen 4451 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tesbit gibi tesciline ilişkin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 30.12.1958 gün ve 1954/3917-395 sayılı kararı, davalı ve davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02.10.1962 gün ve 1962/8184-8910 sayılı kararıyla “taşınmazın 180 dönümlük T.Evvel 1295 tarih ve 28 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlendiğinden, zilyetlikle edinilemeyeceği” gereğine değinilerek bozulmuş, Tapulama Mahkemesinin 08.04.1969 gün ve 1968/178-34 sayılı direnme kararı da, HGK 26.05.1973 gün ve 1969/7-1180 sayılı kararıyla, sonradan yürürlüğe giren 766 sayılı yasanın 44. maddesi gereğince, direnmeye yöneltilen temyiz itirazlarının reddedilip, sair temyiz incelemesi için dosyasının dairesine gönderilmesine karar …, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06.07.1973 gün ve 1973/5798-5482 sayılı kararıyla, taşınmazın … Valide … Vakfından geldiği belirlendiğine göre, vakıfname getirtilerek taşınmazın icareteyinli vakıflardan olup olmadığının saptanması, öyle ise zilyetlikle edinilemeyeceğinin gözetilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, … Genel Müdürlüğü vakıf kaydının icareteyinli ve aya mukataya raptedildiğine ilişkin bir kayda rastlanmadığını bildirmiş, … Bölge Müdürlüğü de Muğla … İdaresinin lağv edilmesi üzerine, bölgelerine getirtilen 8-14 numaralı müeccele defterinin incelenmesinde, …adına 15.08.1947 tarih ve 985987/118 sayılı makbuz ile 425.12 lira ve … oğlu … vereseleri adına 01.04.1940 tarihinde 550.60 Lira taviz bedeli alındığı, fakat bu taviz bedelinin hangi parsele ve
mevkilere tekabül ettiği anlaşılamadığı, bunun haricinde defterin 14. müeccele defterinin 10. sayfasında 96 pay itibariyle taksimatının yapıldığı, … kızı …(16/96), … (16/96)… … karısı …(16/96), … kızı … (16/96) … kızı … 6/96, … 6/96, … 4/96, isimli tasarruf sahiplerinin taviz bedellerini idarelerine ödemiş olduklarının, durumun bir kez de bağlı bulunduğu tapu idaresinden sorulması gerektiği bildirilmiş, Tapulama Mahkemesinin 23.8.1976 gün ve 1974/7-30 sayılı kararıyla, Tapulama Komisyonunca itiraz hakkında bir karar verilmediğinden davaya Tapulama Mahkemesinde bakılamayacağına değinilerek, tutanak ve ekleri Tapulama Komisyonuna gönderilmiş, Tapulama Komisyonu 12.02.1979 tarihinde 5 sayılı karar ile itirazı kabul etmiş, taşınmazın payları oranında … … vereseleri adına tesciline karar …, Tapulama komisyonu kararı 28.9.1002 ila 27.9.2001 tarihleri arasında yerel bir gazetede ilan edilmiş, ilgililerine de 14.02.1979 ila 19.07.2000 tarihleri arasında tebliğ edilmiş, komisyon kararına karşı dava açılmadığından komisyon kararının kesinleştiği, Kadastro Müdürlüğünün 26.02.2004 tarih ve B021TKG4480020-243/213 sayılı yazısı ile bildirilmiş, Taşınmaz payları oranında … … ve arkadaşları adına, 06.11.2001 gün ve 260 yevmiye ile tescil edilmiştir.
… Köyü Köy içi mevkii 556 parsel sayılı 13423500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise …, meşe ve … ormanı niteliğiyle, tescil nedeni olarak yeniden tescil gösterilmek suretiyle 26.01.1971 tarihinde 141 yevmiye ile tescil edilmiştir. Dosyasına getirtilen tescil krokisinde bu parselin sınırlarının belirgin olmadığı ancak bu haritanın orman kadastro haritası olduğu görülmüştür.
Davalı tarafın dayanağı olan … Çiftliği karyesi alaca İn Önünde mevkiinde 180 dönümlük Evkaftan mazbut … Valide … Vakfından eşçarı müsmireli ve gayri eşçarı müsmireli sınırları; Valokan, Balıkhane Burnu ve … ve kalın … ve … … kayıt olup, revizyonları tam olarak tesbit edilmemiştir.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritası ile tutunulan tapu kayıtlarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, devletleşen orman alanlarından olmadığı, davalı tarafın tutunduğu eski tarihli tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir.
Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazın orman sınır hattını irtibatlı krokisi düzenlenmediği, taşınmazın eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planında ne şekilde nitelendirildiğini saptanmadığından yeterli olmadığı gibi, dayanılan tapu kaydının sınırlarının yerel bilirkişi tarafından, çekişmeli taşınmaza 3-5 km mesafede şurada yada burada şeklinde tarif edilip, bu ifadeler komşu parsel kayıtları ile denetlenmediğinden, tapu uygulaması yetersizdir.
Dosya içeriğinden, tahdidin 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmaya göre kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde; mahkemece, öncelikle çekişmeli parsele uyduğu, Hazinenin taraf olmadığı bu nedenle Hazine yönünden kesin hüküm oluşturmayacak Tapulama Mahkemesi kararıyla çekişmeli taşınmaza uyduğu belirlenen T:Evvel 1295 tarih ve 28 numaralı tapu kaydı, ilk tesisinden itibaren miktar ve sınır değişikliklerini gösteren tedavülleri evrakı müsbitesi ve varsa haritası ile birlikte Genel Müdürlükten getirtilmeli, bu tapu kaydının hangi parsellere revizyon
gördüğü Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmalı, tüm revizyonlarına ilişkin kadastro tesbit tutanakları ve bu yolla oluşan tapu kayıtları ile revizyon parsellerini dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tesbit tutakları ve varsa dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları getirtilmeli, bu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilip devletleştirilmediği, karşılığında bedel ödenip ödenmediği tapu idaresi, Orman Yönetimi ve Maliye Hazinesinden sorulmalı, devletleştirilmiş ve bedeli ödenmişse buna ilişkin karar ve belgeler ile haritaları, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılından sonra yapılmışsa, orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanak ve haritaları getirtilmeli ve dosya bu şekilde keşfe hazırlandıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, T.Evvel 1295 tarih ve 28 sıra numaralı tapu kaydı, yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanarak kapsamı ve çekişmeli parselin bu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı yöntemince belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflarına tanık dinletme olanağı verilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıtları ve memleket haritasındaki mevkii ve yer isimleri ile denetlenmeli, getirtilen en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ve tapu uygulamasını … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; dayanılan T.Evvel 1295 tarih ve 28 sıra numaralı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli); asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi.