Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26067 E. 2022/14064 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26067
KARAR NO : 2022/14064
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacı ve davalı vekilinin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, müvekkilinin davalı genel müdürlüğe bağlı Uşak İl Müdürlüğünde teknisyen kadrosunda çalıştığını, 07/03/2013 tarihinde Kabaklar Köyünde telekom direğindeki arızayı gidermeye çalışırken direğin kök kısmının çürümesi nedeniyle dipten kopup devrilmesiyle davacının sırt üstü yere düşerek iş kazası geçirdiğini, kaza nedeniyle felç kalma tehlikesi geçirip ameliyat neticesinde beline 8 adet platin takıldığını, sağlık kurulu raporuna göre %45 oranında meslekte kazanma gücünü kaybederek malul kaldığını, davalı iş yerinin gerekli bakım ve kontrolleri yapmaması nedeniyle %100 kusurlu bulunduğunu, maluliyeti nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybından dolayı efor kaybı için maddi, çektiği ve çekeceği elem ile ızdırap için manevi tazminat talep etme zorunluluğu doğduğunu, kaza sonucu aylarca yürüyemeyip yatağa bağlı kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ile ıslah vd. hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 07/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 09/08/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 5.000,00 TL maddi tazminat talebini 307.806,54 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; iş kazasına neden olan direğin kırılmasında müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun iddia edildiğini, mevzubahis iş kazasında 16 yıllık bir çalışma hayatı bulunan haliyle deneyimli olduğu varsayılabilecek olan teknisyen davacının ekip sorumlusu olarak dış saha operasyonlarında görev yaptığını, her ekip ve sorumlusunun çalışma sahasındaki direklerden, hasarlardan, doğabilecek her türlü eksiklik, arıza ve sorunları amirlerine bildirmekle yükümlü olduğunu, çalışanlara verilen Emniyet Tedbirleri El Kitabında yapılacak çalışmalara ilişkin usul ve esasların yer aldığını, direklere çıkmadan önce kontrol yapılması gerektiğini, davacının bu kontrolleri yapmadan direğe çıktığını, ses gelmeye başlayınca henüz kırılmamış iken direkten atlamak suretiyle sırt üstü düştüğünü, davacıya şahsi dosyasından anlaşılacağı üzere kazanın akabinden işe başladığı ana kadar maaş, ikramiye vs. olmak üzere tüm hakların eksiksiz olarak yatırıldığını, işe başladıktan sonraki tutum ve davranışların iyi niyetten uzak olduğunu, Sağlık Bakanlığı TKHK’nun 677 Sayılı Raporu ve İl Müdürlüğünün 28/06/2013 tarih 1100 sayılı Çalışma Şartları konulu 21/08/2013 tarih ve 111 sayılı işe giriş periyodik muayene formunda kurum doktorunun uygun görüşü alınarak davacının hafif işten sayılan repertitör yardımcı personel olarak görevlendirildiğini, ağır işlerde çalıştırılmaya zorlanmadığını, çalışma gücünün %45 oranında kaybedildiğine ilişkin raporu kabul etmediklerini, bu oranın tamamının iş kazasına dayanmadığını, sigorta şirketine ihbar yapılmasının uygun olacağı kanaatinde olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 178.833,66 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 07.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf isteminin HMK’ nun 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 9.930,58 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan ve 59,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.11.2022 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.