YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15273
KARAR NO : 2023/2665
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/296 E., 2021/216 K.
ŞİKAYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Gümrük İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
1.Şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de … olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanık …’ın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin
hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Besni Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2011/327 Esas, 2014/473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 8.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2017/3491 Esas, 2020/7643 Karar sayılı ilâmıyla 15.04.2020’de yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tebdirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sanık lehine getirilen düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Besni Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 8.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca suça konu kaçak sigaraların müsaderesine, suçta kullanılan … plakalı nakil aracının sahibine iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hakkında verilen kararın bozulması isteminden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; kolluk görevlilerinin dur ihtarına uymayarak kaçan sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı araçta Besni Sulh Ceza Mahkemesinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada 12.938 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık …’ın bozma öncesi alınan savunmasında atılı suçu ikrar ettiği, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Suçta kullanılan … plakalı nakil aracına ilişkin ruhsat sureti, kira sözleşmesi ve malen sorumlu …’ın beyanı dava dosyası içerisinde bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de … olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla,
şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ”İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.” şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, nakil aracının malen sorumlu tarafından kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık …’ın Temyiz İsteği Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının aynı maddenin birinci fıkrası ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içermesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği gözetilerek, sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince cezalandırılması gerekirken, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla normal değerde kabul edilmesi ve ayrıca sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmaması sebebiyle lehe hükümler içermeyen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaleti ile 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanıkta ele geçen kaçak sigara miktarına göre 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince hapis cezası yönünden teşdit hükümlerinin uygulanmaması,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.09.2011, iddianame düzenleme tarihinin 11.11.2011 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan kontrolde itiraz edilmeden kesinleşen Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/374 Esas, 2012/196 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.08.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.11.2011 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen karar
yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 8.320,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 8.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
5.Ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün nakil aracının iadesine ilişkin kısmının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık …’ın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.