Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9579 E. 2023/411 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9579
KARAR NO : 2023/411
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1563 E., 2018/1786 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2017/113 Esas, 2018/151 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/1563 Esas, 2018/1786 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanık hakkında “şüpheden sanık yararlanır ilkesi” ihlal edilerek hüküm kurulduğuna, eğitim kurumunda görev almasının örgüt üyeliği bakımından “hata” durumunu ortaya çıkardığına, suç işleme kastının bulunmadığına, sanığın kendisine sorulan şahısları yalnızca dini konuda bilgi sahibi olduğunu düşündüğü için ve bu konuda bilgi almak adına bir defa telefonla aradığına, bu durumun da örgütsel iletişim olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığına, Bosna Hersek ve Kuzey Irak gezilerinin örgütsel amaçla yapılmadığına, sanığın örgütle herhangi bir organik bağının olmadığına, yapıyla ilişkili bir kurumda sigortalı olarak çalışmasının örgütsel bir eylem olmadığına, Bank …’daki hesabını maaşının bu banka üzerinden ödenmesi sebebiyle açtığına, kimsenin talimatıyla para yatırmadığına, sanığın … Eğitim Sendikası ve … Dershaneleri Mensupları Derneğine üyelik kaydının bulunduğunu yargılama aşamasında öğrendiğine, iradesi dışında zorunlu üyelik kaydının yapıldığına, Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi aboneliğinin olmadığına, ByLock kullanmadığını beyan ettiğine, bununla birlikte söz konusu diğer programları da Almanya’da bulunan abisiyle haberleşebilmek için kısa süreliğine kullandığına, sanık lehine olan hususların araştırılmadığına, toplanan delillerin aleyhe yorumlanarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, terör örgütü ile hiyerarşik ve organik bağ içine girdiğine dair dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, asgari hadden uzaklaşmayı gerektirir gerekçeler bulunmadığı halde fazla ceza tayin edildiğine, eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda: sanığın 2015 yılında İstanbul/Kartal Fem Dershanesinde öğretmenlik yaptığı, daha sonra …’e gelerek Anafen Dershanesinde 2016 yılına kadar çalıştığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait Bank …’da hesabının bulunduğu, hesabında terör örgütü liderinin talimatları doğrultusunda bakiye arttırımına gittiği, sanığın çocuklarını örgütün okullarına gönderdiği, sanığın … ve … Şubelerinde müdürlük yaptığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı olan … Sendikasına ve … dershaneleri mensupları derneğine üye olduğu, sanığın örgütün yurt dışı gezileri kapsamında Bosna Hersek ve Kuzey Irak’a gitttiği, ağabeyi … adına kayıtlı ancak sanığın kendisinin kullandığı (05..) (…) (..) (..) nolu telefon hattı ile ByLock sistemine ilk giriş tarihi 10.01.2016 ve en son giriş tarihi olan 18/02/2016 tarihleri arasında farklı günlerde 669 kez yukarıda numaraları belirtilen ByLock uygulamasının 9 adet (…, …, …, …, …, …, …, …, …) IP adreslerinden … ve … IP numarasına sahip sunucu üzerinden giriş yaptığı BTK’dan gelen yazı cevabıyla anlaşılmıştır.
Sanığın mahkememizde alınan savunmasında; … Fem Dershanesi ile … Anafen Dershanesinde çalıştığı, Bank …’da maaşı nedeniyle hesap açtığı, … Merit Anafen ve … Anafen Şubelerinde müdürlük yaptığı, … Sendikasına üye olması hususunda haberinin olmadığı, ByLock programını indirmediğini kullanmadığını belirterek suçlamaları kabul etmemiştir.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olan …/… Fem Dershanesinde ve … Anafen Dershanesinde öğretmenlik yapması, Mersin Merit Anafen ve … Anafen Şubelerinde müdürlük yapması, terör örgütüyle iltisaklı … Sendikasına ve Fem Dershaneleri mensupları derneğine üye olması, örgüte ait Bank …’da hesabının olması ve bu hesabında terör örgütü liderinin talimatları kapsamında bakiye arttırımına gitmesi, terör örgütünün üyelerinin motivasyonunu arttırmak için düzenlediği yurt dışı gezileri kapsamında Bosna Hersek ile Kuzey Irak’a gitmesi, çocuklarını Fetö terör örgütüne ait okullarda okutmuş olması, terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı telefona kurarak 10.01.2016 – 18.02.2016 tarihleri arasında 669 kez bağlantı kurarak kullanması hususları birlikte değerlendirilerek; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı, özellikle de teferruatı Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı Kararında belirtilen, teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sisteminine bu özelliğini bilerek dahil olan ve bu sistemi kullanan sanığın FETÖ/PDY yapılanmasının simgelerinden sayılan birçok kriterinin üzerinde toplandığının görüldüğü, sanığın ise bu eylemlere ilişkin olarak herhangi bir haklı ve makul bir açıklamada bulunmadığı, bu eylemlerde Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2015/3 esas 2017/3 sayılı Kararı ve diğer kararlarında da yapmış olduğu değerlendirmeleri ile örgüt suçları açısından aradığı süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik kriterine uyduğunun anlaşıldığı, zira tüm delillerin aynı sanık üzerinde toplanmasının tesadüf olmasının beklenemeyeceğinden ve sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de; Bank …’dan gelen cevabi yazılar ve BTK’dan gelen ByLock’a ilişkin cevabi yazılar ile sanığın terör örgütünün okullarında öğretmenlik yapması ve müdürlük yapması hususları gözönünde bulundurularak sanığın savunmaları suçtan kurtulmaya yönelik savunma olarak değerlendirilip itibar edilmemiştir.
Sanığın tüm bu eylemleri nazara alınarak sanığın FETÖ/PDY terör örgütüyle organik bağ kurduğu, eylemlerinde yüksek mahkemenin belirlediği süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurları taşıdığı kanaati hasıl olduğundan sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığa ceza tayin edilirken eylemlerindeki çeşitlilik, eylem sayısındaki yoğunluk nazara alınarak TCK’nın 61. maddesindeki kriterler gözönünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden ceza tayini yoluna gidilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, hükümden sonra dava dosyasına gönderilen …’nun beyan ve teşhisi, dosyada mevcut diğer deliller nazara alındığında, suçun sübutunun kabulünde ve ceza miktarının belirlenmesinde sonuca etkili görülmemiştir.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması, suç tarihinin yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “28.03.2017” yerine “2016” olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında TCK’nın 63. maddesi gereği gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna karar verilmemesi infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden düzeltme nedeni yapılmamıştır.
Niğde Adli Emanetin 2017/524 sırasında kayıtlı eşya hakkında mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle ret edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriklerine göre yapılan incelemede;
1-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen (Kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, ayrıca istinaf aşamasında dosyaya gelen … U. isimli şahıs ile temyiz aşamasında dosyaya girdiği anlaşılan … A., … D., … Ö. isimli şahısların beyanlarının 5271 sayılı Kanunun 217 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse beyan yahut ifade sahipleri tanık olarak dinlenildikten sonra deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulama göre de;
2-) Çocuğunu örgüte müzahir okula göndermenin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/1563 Esas, 2018/1786 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.