YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7550
KARAR NO : 2023/1346
KARAR TARİHİ : 19.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2014 tarihli 2012/125 Esas 2014/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2014 tarihli 2012/125 Esas 2014/8 Karar sayılı kararının 05.02.2014 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 24.11.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan kasten yaralama suçunu işlediği ve … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine kesin olarak karar verdiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2016/39 Esas 2016/132 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2016/39 Esas 2016/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2016/39 Esas 2016/132 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02.12.2020 tarihli 2019/8031 Esas 2020/6707 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında uzlaştırma işlemleri tamamlandıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5…. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli 2021/42 Esas 2021/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2021 tarihli ve 2021/109243 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Tarafına atfedilecek kusur olmadığından beraatına karar verilmesi gerekirken alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna,
2.5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin uygulanmamasına,
3.Re’sen gözetilecek hususlara
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü:
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracı ile sanığın Kangal ilçesinden katılanları da alarak … ilçesine doğru geldiği, olay anında sanığın alkollü olmadığı, sanığın … ilçesine 23 km kala direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan savrularak aracın takla attığı, aracın kazasında katılanların bulunduğu, tek taraflı kaza sonrasında her iki katılanın da yaralandığı, sanığın 2918 sayılı Kanunun 52 nci maddesinde belirtilen “hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak” kuralını açıkça ihlal ettiği ve sanığın üzerine atılı katılanlara yönelik taksirle yaralama suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2.Olay nedeniyle …’ nın hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, …’ in ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığına dair doktor raporları dosya içerisindedir.
3.Kaza tespit tutanağında, meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız, iki yönlü hafif virajlı karayolunda, sürücü …’in sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde virajı alamayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sol tarafındaki toprak alana girmesi akabinde aracın tekrar yola girip spin atarak takla attıktan sonra yolun sağ tarafındaki yeşil alana yola çapraz şekilde durması şeklinde kazanın meydana geldiği, sürücü …’in … hızını dönemeçlere girerken, … üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken azaltmamak kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir. 06.01.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda da bir tek sanık sürücüye kusur atfedilmiştir.
4.Sanık savunmasında, yolu bilmediği için keskin viraja geldiğinde hakimiyetini kaybettiğini, aydınlatma olmadığını, suçsuz olduğunu beyan etmiş olup hapis yerine adli para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
5.Olay nedeniyle yaralanan … ve … sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
6.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
7. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkeme kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Kusuru Olmadığı Ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden
Sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, iki yönlü hafif virajlı karayolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde virajı alamayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sol tarafındaki toprak alana girmesi akabinde aracın tekrar yola girip spin atarak takla attıktan sonra yolun sağ tarafında çapraz şekilde durması sonucu gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sonucunda sanığın asli kusurlu olarak katılan …’nın hayat fonksiyonlarına orta derecede etkili kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan …’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, kusur durumuna ilişkin olarak alınan raporların dosya kapsamı ile uyumlu ve kusur tayini bakımından yerinde olduğu, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Ceza Miktarı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması oluş ve dosya kapsamına uygun görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5237 Sayılı Kanunun 50 nci Maddesinin Uygulanmaması Yönünden
5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin 11 inci fıkrası uyarınca ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek, kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde 5237 sayılı Kanunun 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği, bu nedenle hakkında yükümlülük kararı belirlenmeyen ve yeniden suç işleyen sanık hakkında, daha önce verilen hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Re’sen Gözetilecek Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli 2021/42 Esas 2021/120 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.04.2023 tarihinde karar verildi.