Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/11505 E. 2023/1326 K. 19.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11505
KARAR NO : 2023/1326
KARAR TARİHİ : 19.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/152 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.11.2020 tarihli ve 2016/211274 sayılı “Oluşa ve dosya içeriğine göre, … görevlilerinin 10.12.2014 tarihinde Müze Müdürlüğüne yazmış oldukları ‘kilisenin hemen güneyinde kilise duvarı ile bitişik bulunan alanda yer alan taşların bir … makinesi marifetiyle alındığı ve alanın düzleştirildiği, söz konusu alanda yer alan yapı kalıntılarına ait temellerin sökülerek götürüldüğü, kilise yapısının güney duvarının tahkimatsız durumda olup, en küçük bir sarsıntıda yıkılabilecek vaziyette olduğu, yapılan araştırmalarda bu taşların kilisenin yaklaşık 60 metre güneybatısında yer alan bir su dolum tesisinin dış surunun inşaasında kullanıldığı’ yazıdaki tespitler, olay yeri fotoğrafları ve arkeolog bilirkişi raporunun sonundaki ‘Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun tescillemiş olduğu kilisenin yetkili ve yetkin olmayan şahıslar tarafından yapılacak en ufak bir tahribatın 2863 sayılı Yasaya muhalefet olacağı’ tespiti ve şüphelinin tevilli ikrar içeren beyanları dikkate alındığında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırı bulunduğundan” şeklindeki bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“Her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemli kamu davası açılmışsa da; sanığa atılı suçun … merkeze bağlı Depin Mevkii’nde bulunan Helin Kilisesi’nin koruma altında bulunan duvar taşlarını yıktığı ve bir kısmını da yakınlarında toplayarak kendi su dolum tesisi inşaatında kullandığı iddiasında olduğu, sanığın aşamalarda alınan savunmasında söz konusu yerin tapusunun….. Gazi İsmailoğlu isimli şahsa ait olduğunu, bu yerin …’na ait olduğunu bilmediğini, yine kilisenin koruma altında olduğunu bilmediğini, kilisedeki taşları yer sahibinin rızası ile aldığını belirterek atılı suçlamayı inkar ettiği, kilisenin bulunduğu yere ilişkin olarak getirilen tapu kaydında kilisenin … ili, Merkez ilçesi,…..Mahallesi, Depin Mevkii, 210 ada, 4 parsel nolu taşınmazda bulunduğu, bu taşınmazın tapu kaydından taşınmazın yarı hissesinin …. isimli şahıs adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında dinlenen tanık İsmail …..nun alınan beyanında ….’nun kendi babası olduğunu, taşınmazı kendisinin kullandığını, taşınmazda bulunan kilise taşlarını babasının ölmeden önce kullandığını ve kilisenin etrafına dizdiğini, sanığın kullanmışsa babasının dizmiş olduğu taşları kullandığını, taşların kullanılmasına kendisinin rızası olduğunu belirttiği, mahalinde yapılan keşifte söz konusu yerin bakımsız, atıl bir vaziyette bulunduğu, koruma altında bulunduğuna ilişkin herhangi bir uyarının bulunmadığı, sanığın kilisenin taşlarını bizzat kendisinin sökerek taşınmazında kullandığına ilişkin mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı gibi sanığın kilisenin koruma altında olduğunu bilerek kilisenin taşlarını bilerek ve isteyerek aldığı yönünde de mahkumiyete yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmiş.”

2. … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü’nün 11.11.1999 tarih ve 2274 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen Helil Kilisesi’nde müze müdürlüğü görevlilerince yapılan denetimler sonunda hazırlanan 10.12.2014 tarihli raporda, kilisenin hemen güneyinde, kilise duvarı ile bitişik bulunan alanda yer alan taşların … makinesi marifetiyle alındığı ve alanın düzleştirildiği tespit edilmiştir.

3. … Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 21.01.2015 tarihli ve 732 sayılı kararı ile Helil Kilisesi’de gerçekleştirilen müdahalelere ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulması üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.03.2015 tarihli ve 2015/193 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, koruma altında bulunan kilise duvar taşlarını yıktığı, bir kısmını da yakınlarında toplayarak kendi su dolum tesisi inşaatında kullandığı iddia edilerek cezalandırılması istemiyle hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı anlaşılmıştır.

4. Sanık … aşamalardaki savunmalarında, kilisenin bulunduğu yerin tapusunun, amcasının oğlu olan İsmail Zafer Gazioğlu isimli şahsa ait olduğunu, adı geçen şahıs tarafından kendisine bu yerde bulunan taşları alabileceği hususunda izin verildiğini, bu izin doğrultusunda taşları aldığını, kilisenin koruma altında olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

5. Tanık ….. Mevkii, 210 ada 4 parsel numaralı taşınmazın kendisine ait olduğunu, taşınmazda ayrıca eski bir kilisenin bulunduğunu, kilisenin koruma altında olmadığını, bakımının da yapılmadığını, …’ndan kendilerine buranın koruma altında olduğu, kilisede herhangi bir tahribat veya taşların yerinden kaldırılmaması gerektiği yönünde bir uyarıda da bulunulmadığını, kilisenin bir kısım taşlarının ölmeden önce babası tarafından kilisenin etrafına dizildiğini, sanığa, kiliseden ayrılmış ve toprağa gömülü vaziyette bulunan taşları kullanabileceği yönünde izin verdiğini, sanığın, babası tarafından dizilen bu taşları kullandığını, kilisede meydana gelen tahribatları sanığın gerçekleştirmediğini, kilisenin atıl ve sahipsiz olması nedeniyle tanımadıkları bir çok şahsın da kiliseye girerek tahrip ettiklerini ifade etmiştir.

6. Dosya kapsamında mevcut taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde, beyanlar hanesinde 27.08.2015 tarihli korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna dair şerh bulunduğu anlaşılmıştır.

7. 27.01.2016 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda, dava konusu tescilli kilisenin duvarlarında, giriş kapısının üstünde ve çatısındaki taşların sökülmüş olduğu, bazı duvarlarda delik oluştuğu, taşınmazın giriş kapısına göre sağ tarafında kalan duvarın dış kısmında kazı yapılması sebebiyle çukur oluştuğu ve taşınmazın içinde kazı yapıldığının görüldüğü, taşınmazın duvarlarından sökülmüş taşların nerede kullanıldığının ya da nereye götürüldüğünün tespit edilemediği, 12.02.2016 havale tarihli arkeolog bilirkişi raporunda, tescilli kilisede farklı zamanlarda define bulma amaçlı çok sayıda kazı yapılmış olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “2014” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.

2. Dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler, sanık savunması, tanık beyanı ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu Helil Kilisesi’nin tesciline ilişkin tapudaki şerhin suç tarihinden sonra olduğu, bu itibarla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/152 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.04.2023 tarihinde karar verildi.