Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17332 E. 2009/19587 K. 28.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17332
KARAR NO : 2009/19587
KARAR TARİHİ : 28.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz ve tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 283 ada 1 parsel sayılı 1169978,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğinde Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacılar, bu taşınmaz içinde Nisan 1971 tarih 12 ve 13 noda tapuya kayıtlı iki adet 7000’… m2’lik tarlalarının kaldığını, bu kısımların tapusunun iptali ile adlarına tescili iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin krokide (C)=67000,18 m2’lik kısmının ifrazı ile davacılar … ve … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına dayalı orman kadastrosuna itirazla birlikte tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve 27.04.2007 – 27.10.2007 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Gayrimenkul mülkiyetine ilişkin davalarda davalı sıfatı dava tarihinde taşınmaz maliki olanlara (tapu sicilinde … olarak gösterilenlere) aittir. Husumet konusu, Usulün 187. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her safhasında ortaya atılabilir ve mahkemece de doğrudan doğruya (resen) karşı tarafın, bu yollu bur savunmasının yapılmasına, rızası olup olmadığına bakılmaksızın, incelenerek gözönünde tutulur. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanım … ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğundan aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurularak öncelikle Hazine de davaya dahil ettirilerek taraf teşkili sağlanmalı ondan sonra işin esasına girilmelidir.
Dava konusu … Köyü 283 ada 1 parsel hakkında açılan ve aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılarak bozulmasına karar verilen, mahkemenin 2009/22 Esas ve 2009/5 Esas sayılı dava dosyaları arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan, doğru bir karar verilebilmesi için aynı parsel hakkında açılan tüm davalar H.Y.U.Y.’nın 45. Maddesi gereğince birleştirilerek görülmelidir.
Diğer taraftan; mahkemece yapılan araştırma ve incelemede hüküm kurmaya yeterli değildir. O halde; yukarıda açıklandığı gibi, davada taraf oluşturulan ve aynı parsel hakkında açılan tüm davalar birleştirildikten sonra eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleştiğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Taşınmazların öncesinin orman olmadığının saptanması halinde; davacılar, tapu kaydına dayalı olarak 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince orman sınırlamasının iptalini istediklerine göre, öncelikle davacıların dayandığı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmeli, başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmemiş ise; miktarı ile geçerli kapsamı tayin olunmalıdır. Mahkemece yapılacak keşifte, tapu kaydı uygulaması sağlıklı bir şekilde yapılarak, sınırları zeminde kesin ve net bir şekilde saptanarak, … bilirkişi krokisine kırmızı kalemle işaretlenerek keşfi izleme olanağı saptanmalı, miktar fazlasının sınırdaki orman açıldığı kabul edilmelidir. Davacıların zilyetliğe dayalı olarak 6 aylık askı ilan süresi içinde orman kadastrosunun iptali için dava açma süresi geçmiş bulunduğundan, tapu kaydı miktar fazlası yönünden davanın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 28/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.