Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17501 E. 2009/1956 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17501
KARAR NO : 2009/1956
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi …,…,…, … … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul eksikliği nedeniyle reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/18 Esas sayılı dosyasında davacı ….., Şehri Haziran 326 tarih 3 numaralı tapu kaydı ile zilyetliğinde bulunan taşınmaza davalı … ….’nın elatmasının önlenmesini istemiş, davanın H.Y.U.Y.’nın 409. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu kez Sulh Hukuk Mahkemesinin 1985/240 Esas sayılı dosyasında açılan davanın yargılaması sırasında yörede genel arazi kadastrosuna başlanarak çekişmeli yerin 1126 ve 1130 parseller altında tutanağının düzenlenmesi nedeniyle dava kadastro mahkemesine aktarılarak Kadastro Mahkemesinin 1991/93 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/93 Esas sayılı dosyasında davacı …, …. …. mevkiindeki …….’dan adi senetle satın aldığı Doğusu: … su …., Batısı: …, Kuzeyi: … …. tarlası, Güneyi: … …. ile çevrili yerin kendisine ait olduğu halde, güneyde 1170 m2’lik kısmından davalı … … ….’nun başvurusu ile Kaymakamlıkça men edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini istemiş, davanın devamı sırasında genel arazi kadastrosuna başlanarak çekişmeli yerin tutanağı düzenlenen 1132 sayılı parselin bir bölümü olarak tespit edilmiş olduğu belirlenerek dava Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesinin 1991/355 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/64 Esas sayılı dosyasında davacı M…. davalı … Kum’a 2,5 dönüm tarla sattığını, ancak sattığı yerden fazla miktarda yerin 1169 parsel altında davalı adına tespit edildiğini, dolayısıyla kendisine ait bir bölüm yerin de 1169 parsel içinde kaldığını, bu yerin Haziran 1326 tarih 2 ve 3 numaralı tapu ve gittileri ile 1937 tarih 183-192 numaralı vergi kayıtları ile murisine ait iken mirasçılar arasında yapılan paylaşım sonucu kendisine kalan yer olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hüküm davacının temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince çekişmeli taşınmaza ait tutanağın kesinleşmediği, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak dava görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmış, dava dosyası Kadastro Mahkemesinin 1991/355 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/63 Esas sayılı dosyasında davacı…., davalı … ….’a tarla sattığını, ancak kendisince satılan miktardan fazla yerin 1170 parsel altında davalı adına tespit ve tescil edildiğini, dolayısıyla 1170 parselde kendisine ait bir bölüm yer olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile davalının elatmasının önlenmesini istemiş, davanın reddi yolundaki hüküm Yargıtay 8. Hukuk Dairesince taşınmaza ait tespit tutanağının kesinleşmediği, davanın Kadastro Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak dava Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesinin 1991/355 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
… Kadastro Mahkemesinin 2002/4 Esas sayılı dosyasında ise, davacı … … tarafından … … karşı açılan elatmanın önlenmesi davasında çekişmeli yerin 1196 ve 1197 parseller altında tutanağının düzenlenmesi sonucu Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararı ile gönderilen Kadastro Mahkemesinin 1993/108 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Yine, davacı … ve arkadaşlarının 1194 parsel, …ın 1196, … Tekeli’nin 1194, 1195, 1198, 1141, 1142, 1146, 1147, 1148, 1149, 1150, 1151, 1152, 1153, 1154, 1155, 1156, 1157, 1158, 1159, 1160, 1161 ve 1162 sayılı parsellerle ilgili olarak Hazineye karşı açmış oldukları kadastro tespitine itiraz davaları Kadastro Mahkemesinin 1993/108 Esas sayılı dava dosyasında birleştirilmiştir.
Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/80 Esas sayılı dosyasında ise, davacı … … … tarafından murisinden kalan ve paylaşım sonucu kendisine ait olan 2000 m2’lik taşınmazın davalı …….ın elatmasının önlenmesi istenmiş, dava görevsizlik kararı ile ….Kadastro Mahkemesine, bu mahkeme tarafından da yetkisizlik kararı ile … Kadastro Mahkemesine aktarılmış, yukarıda sözü edilen tüm dava dosyaları … Kadastro Mahkemesinin 1991/355 Esas sayılı temyize konu dava dosyasında birleştirilmiştir.
Çekişmeli … Mahallesi 1195 sayılı parsel belgesizden 4490 m2 yüzölçümü ile tarla, 1194 sayılı parsel belgesizden 2440 m2 yüzölçümü ile tarla, 1197 sayılı parsel belgesizden 23133 m2 yüzölçümü ile kagir ev ve tarla, 1198 sayılı parsel belgesizden 2440 m2 yüzölçümü ile tarla, 1196 sayılı parsel belgesizden 5435 m2 yüzölçümü ile iki kagir ev ve limon bahçesi, … Mahallesi 1163 sayılı parsel belgesizden 16223 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, Mart 1945 tarih 15 numaralı, Ekim 1963 tarih 9 numaralı, Temmuz 1976 tarih 14 numaralı, Mayıs 1963 tarih 29 numaralı, Nisan 1985 tarih 4 numaralı, Eylül 1984 tarih 23 numaralı, Temmuz 1976 tarih 8 numaralı, Eylül 1986 tarih 1 ve 3 numaralı tapu kayıtları ve 1937 tarih 141 numaralı vergi kaydı kapsamında kaldıkları, ancak kayıtların miktarları ile geçerli olup
yalnızca 1200 ve 1201 parselleri kapsadığı, diğer parseller üzerinde kayıt maliklerinin herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığı, 1200 parselin batısında kadastro paftasında görülen … Eğitim Okulu’nun doğusunda kalan kuzeyden güneye uzanan yolun zeminde sınır teşkil ettiği, kayıt maliklerinin bu yolun batısında kalan parsellerde zilyet olmadıkları, bilirkişi anlatımlarına göre; 1200 ve 1201 parseller dışındaki bu yerler önceleri orman niteliğinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden iken, 1972 yılında 1193 parsel üzerinde … Eğitim Okulu’nun inşa edilmesinden sonra üzerlerindeki … ve diğer orman ağaçlarının yokedilerek yapılaşmanın başladığı, daha sonra da ne şekilde zilyetlik ve tasarrufu olduğu bilinmeyen kişiler tarafından şu andaki zilyetlerine satıldıkları belirtilerek 1200 ve 1201 parseller kayıt miktarlarına itibar edilerek kayıt malikleri adına; 1141, 1142, 1146 ila 1163, 1194 ila 1198 parseller ise, üzerlerindeki müştemilatlar şerh verilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Çekişmeli … Mahallesi 731 m2 yüzölçümündeki 1121 parsel kagir ev ve tarla, 580 m2 yüzölçümündeki 1122 parsel tarla, 601 m2 yüzölçümündeki 1123 parsel kagir ev ve tarla, 6329 m2 yüzölçümündeki 1124 parsel tarla, 4686 m2 yüzölçümündeki 1125 parsel tarla, 2914 m2 yüzölçümündeki 1126 parsel limon bahçesi, 2584 m2 yüzölçümündeki 1127 parsel limon bahçesi, 5924 m2 yüzölçümündeki 1128 parsel tarla, 4525 m2 yüzölçümündeki 1164 parsel tarla, 9651 m2 yüzölçümündeki 1165 parsel limon bahçesi, 4525 m2 yüzölçümündeki 1166 parsel cam sera ve tarla, 7517 m2 yüzölçümündeki 1167 parsel tarla, 3097 m2 yüzölçümündeki 1169 parsel tarla, 3840 m2 yüzölçümündeki 1170 parsel cam sera ve bahçe, 2186 m2 yüzölçümündeki 1171 parsel tarla, 5903 m2 yüzölçümündeki 1172 parsel ev, sera ve tarla, 1767 m2 yüzölçümündeki 1173 parsel sera ve tarla, 4222 m2 yüzölçümündeki 1174 parsel sera ve tarla, 2016 m2 yüzölçümündeki 1175 parsel tarla, 609 m2 yüzölçümündeki 1176 parsel kagir ev ve tarla, 1297 m2 yüzölçümündeki 1177 parsel kagir ev ve tarla niteliğinde, tümünün evvelce bir bütün halinde Şehri Haziran 1326 Daimi tarih ve 3 numaralı tapu kaydı ve 183-184-191 numaralı vergi kayıtları ile Şerifzade … … adına kayıtlı iken, bu kişinin 1941 yılında ölümü üzerine mirasçılarına intikalen taksim edildiği, ancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/80 Esas, 1985/93 Esas ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 1985/240 Esas sayılı dosyalarında davalı olduklarından bahisle … haneleri boş bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Çekişmeli 2851 m2 yüzölçümündeki 1129 parsel tarla, 2631 m2 yüzölçümündeki 1130 parsel kagir ev ve tarla, 2701 m2 yüzölçümündeki 1131 parsel tarla, 5781 m2 yüzölçümündeki 1132 parsel tarla, 3674 m2 yüzölçümündeki 1143 parsel tarla, 2233 m2 yüzölçümündeki 1144 parsel tarla, 3194 m2 yüzölçümündeki 1145 parsel tarla ve 1091 m2 yüzölçümündeki 1557 parsel tarla niteliğinde evvelce bir bütün halinde Şehri Haziran 1326 Daimi tarih ve 3 numaralı tapu kaydı ile … … adına kayıtlı iken, bu kişinin 1941 yılında ölümü üzerine mirasçılarına intikal ettiği, ancak bu yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki fundalıktan açılmış olduğu gerekçesi ile Hazine adına tespit edilmişler; daha sonra Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/80 Esas, 1985/93 Esas ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 1985/240 Esas sayılı dosyalarında davalı olmaları nedeniyle … haneleri iptal edilmiştir.
… Kum; …. mevkiinde Doğusu: Yol ve DSİ kanalı, Batısı: … …., Kuzeyi: … …, Güneyi: … … tarlaları ile çevrili yaklaşık 5000 m2 yüzölçümündeki yeri 1971 yılında adi senetle …….dan … Kum ile ortak olarak satın alıp paylaştıklarını; paylaşım sonucu kuzey bölümünün kendisine, güney bölümünün … Kum’a kaldığını, kadastro çalışmaları sonucunda 2184 m2 yerin kendisi adına, 3184 m2 yerin ise 1171 parsel altında … Kum adına tespit edildiğini, kendisine ait bir kısım yerin 1171 parselde kaldığını;
… ve Süreyya Kırıtoğlu; Küçükalan mevkiindeki Doğusu: …, … ve … …’a satılan yer, Batısı: … tarlası, Kuzeyi: … tarlası, Güneyi: … Dal ve … … tarlası ile çevrili 1000 m2 yüzölçümündeki yeri anneleri olan … ‘ndan satın aldıklarını, aldıkları bu yerin 1121, 1122, 1123 parsellere dahil edildiğini,
… ; … Mahellesi, … mevkiindeki Doğusu: …. senet iken … ve … Kum, Batısı: …, Kuzeyi: … ve … iken, halen … …, Güneyi: … r iken, Bahri … tarlaları ile çevrili 3000 m2 yüzölçümündeki yeri … dan satın aldığını,
…, … ve … …, 1971 yılında katılanlar … ve ….’nın anneleri olan … ‘ndan satın aldıkları yerin 1121, 1122, 1123 parseller altında tespit edildiğini, bu yerlerin kendilerine ait olduğunu,
… … ; Doğusu: yol, Batısı: … tarlası, Güneyi: … …, Kuzeyi: … ile çevrili 1123 parseli noter senedi ile … …’dan satın aldığını,
… ; 1163 parselin 300 m2’lik bölümünü 3-4 yıl önce zilyedi … … ‘dan satın aldığını,
… … 1163 parselin tamamı kendisine ait iken, bu yerin 300 m2’lik bölümünü … ‘a sattığını, kalan bölümün kendisine ait olduğu, 1145 parselin ise murisi … … …’ye ait iken ölümü üzerine 1969 yılında yapılan paylaşımda kendisine kaldığı ve o tarihten beri zilyetlik ve tasarrufunda olduğu,
… ; 1174 ve 1176 parsellerin …’tan satın aldığını ve o tarihten beri … sıfatıyla zilyet olduğunu,
… …; 01.10.1969 tarihli adi satış sözleşmesi ile satın aldığını, Doğusu: DSİ kanalı, Batısı: …, Kuzeyi: … Gülnar, Güneyi: … , … ve yol ile çevrili yeri … … ve … ile birlikte …’tan satın aldıklarını, yaptıkları paylaşım sonucu 1173 ve 1177 parsellerin kendisi payına düştüğünü,
… …; 1172 parseli 1969 yılında adi satış sözleşmesi ile …’tan satın aldığını ve kendisi zilyetliğinde olduğunu,
… ; 1131 sayılı parselin murisi … … mirasen kalıp kendisi payına düştüğünü ve halen zilyetliğinde bulunduğunu,
… … ; 1166 ve 1557 parselleri 20-25 yıl kadar önce babasından satın alıp üzerine ev yaptığını ve kendisine ait olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.
Belediye Başkanlığının 06.05.2002 tarih, 467 günlü yazısı ile çekişmeli parsellerin 24.11.1980 tarihi onaylı imar planı kapsamında kaldıkları anlaşılmaktadır.
Mahkemece;
1) Davacılar … …,…, ile müdahil davacılar … … …,…,… İlçesi, … Mahallesi, … mevkii 1194, 1195, 1196, 1197, 1198 sayılı parsellerle ilgili olarak açtıkları davaların reddi ile bu parsellerin orman niteliğinde Hazine adına tescillerine,
2) Davacılar … …,…, ile müdahiller … ve … … ‘ın davalarının reddine,
Davacılar …, … … ve … ‘ın davalarının kısmen kabulüne,
Katılanlar … …,…, … … ve … …’ın davalarının kısmen kabulüne, … Mahallesi 1123 parselin … …, 1122 parselin … …, 1121 parselin … …, 1125 parselin …, 1127 parselin … , 1124 parselin … mirasçıları, 1173 parselin … …, 1126 parselin … , 1128 parselin ….. adlarına tapuya tesciline,
1129, 1130, 1131, 1132, 1143, 1144, 1145, 1163, 1169, 1171, 1176, 1177, 1557 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tescillerine,
1164 parselin … … mirasçıları ve arkadaşları adına, 1167 parselin bilirkişi krokisinde (E1) harfi ile işaretli 3151,34 m2’sinin …, 1165 parselin (G1) harfi ile işaretli 9077,30 m2’sinin … … , 1175 parselin (B1) harfi ile işaretli 301,75 m2’sinin … , 1172 parselin (C1) harfi ile işaretli 2250,51 m2’sinin … …, 1170 parselin (D1) harfi ile işaretli 3450,06 m2’sinin … , 1166 parselin (F1) ile işaretli 3196,49 m2’sinin … mirasçıları, 1174 parselin (A1) harfi ile işaretli 3064,63 m2’sinin … mirasçıları adlarına; bu parsellerden geri kalan (E2)=4256,01 m2, (G2)=409,94 m2, (B2)=1713,39 m2, (C2)=3593,62 m2, (D2)=305,98 m2, (F2)=1306,09 m2, (A2)=1106,91 m2’lik bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline,
1174 parsel üzerinde bulunan cam seranın ….’ya ait olduğunun tapunun beyanlar henesinde şerh verilmesine,
3) Müdahiller … …,…,… ve … ….. tarafından açılan davaların Kadastro Kanununun 25 ve 27. Maddeleri gereğince görev yönünden reddine, istem halinde dosya ve eklerinin görevli ve yetkili … Asliye Hkuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu karar …,…, … … ve Hazine tarafından edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Davanın devamı sırasında orman kadastrosuna başlanması nedeniyle dava aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davası niteliği de taşımaktadır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 22.07.1986 tarihinde işe başlanarak, 13.01.1988 tarihinde ilan edilen ve temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ile 2/B uygulaması bulunmaktadır.
… mirasçıları; 1169, 1170, 1171 parsellerin … …, , … … , … … ; 1557, 1194, 1195, 1197, 1163, 1145 parseller ile 1166 parselin (F2) bölümünün …, …, …, …, …, … ve … an; 1129 parselin … , … 1194, 1195,1198 parselin … mirasçıları, … …, … …, …. mirasçıları … …, …, … ; 1144, 1176, 1177 parseller ile 1166 parselin (F2), 1174 parselin (A2) bölümlerinin … a, 1130 parselin … , 1176 parsel ile 1175 parselin (B2) bölümünün … … ve … ; 1132, 1194, 1195, 1196, 1197 parsellerin … …, …, … … ve … Yel; 1194, 1195, 1198 parsellerin … ; 1194, 1195, 1198 parsellerin davacı … mirasçısı … …, 1125 ve 1131 parsellerin orman sayılan yerlerden olmadıkları ve bu yerlerin kendilerine ait olduğu; Hazine ise, 1121, 1122, 1123, 1125, 1127, 1124, 1173, 1126, 1128, 1164 parselleri ile 1167 parselin (E1), 1165 parselin (G1), 1175 parselin (B1), 1172 parselin (C1), 1170 parselin (D1), 1166 parselin (F1). 1174 parselin (A1) bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu; 1174 sayılı parselin orman olduğundan tapu kaydı üzerine kişi lehine şerh verilemeyeceği, Kadastro Mahkemesinin 1992/397 Esas sayılı dosyasında davaya konu olup temyize konu dosya ile birleştirilen bir kısım parsellerle ilgili olarak hüküm kurulmadığı, bu parsellerin kararda yer almadığı gerekçesi ile kararı temyiz etmişlerdir.
Ayrıca; … … varisleri … …. ve arkadaşları, tespit tarihinden önce katılanlar …, … ve … …’a 1000 m2 yer sattıkları halde, 1121, 1122 ve 1123 parsellerde toplam 1192 m2 yerin bu kişiler adına tesciline karar verildiği, kendilerine ait bir bölüm yerin bu parseller kapsamında kaldığını ileri sürmüşlerdir.
Çekişmeli parsellerin tamamı temyize konu edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli yerlerin bir bölümünün memleket haritası, amenajman plan ve … fotoğraflarında orman alanındı kaldığı, bir kısım yerlerin ise orman sayılmayan yerlerden olup dayanak tapu kaydı kapsamında bulunduğu, kaydın kapsamı dışında kalan yerlerde ise 3402 Sayılı Yasanın 13, 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen koşulların gerçek kişiler yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Taşınmazlara uyduğu kabul edilen Şehri Haziran 1326 tarih, 3 numaralı tapu kaydı 16 dönüm miktarlı ve Doğusu: …, Batısı: …, Kuzeyi: … kızı …, Güneyi: Sahibi senet hudutları itibarıyla her yere uyabilecek nitelikte bir kayıttır. Her ne kadar kuzey hududu “… kızı …” okumakta ise de, bilirkişiler tarafından bu yönün zeminde … ağaçları bulunan yer olduğu bildirilmiştir. Bu hali ile tapunun çekişmeli yerlere ait olduğu tam olarak belirlenemediği gibi bir an için uyduğu kabul edilse bile miktarı ile geçerli bir kayıttır. Tapu kayıtları dayanan kişi açısından lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil eder. Bu nedenle; 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32/3. maddeleri gereğince miktarı ile geçerli kapsamına itibar edilerek kayıt miktar fazlasının sınırında bulunan ormana el atmak suretiyle kazanıldığı ve ormanların tapu ve zilyetlik yolu ile kazanılmasına olanak bulunmadığı düşünülmelidir. Vergi kayıtları ise zilyetlikle birleştiği takdirde değer verilebilen belgelerdir. Dosya arasında bulunan … bilirkişi raporlarından taşınmazların eğimlerinin % 20 civarında olup teraslanarak yada hafriyat yapılarak eğimin düşürüldüğü, zeminde taşlık- … bölümlerin bulunduğu, bu güne kadar hiç tarımda kullanılmayan yerlerin olduğu, üzerlerindeki meyve ağaçlarının yaşlarının 20’ye ulaşmadığı; bazı yerlerin ise düze yakın eğimde ve … alanı niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Özellikle, 24/02/2002 tarihinde yapılan keşifte hazır bulunan ve bilgisine başvurulan yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanıklar taşınmazların öncesi itibarı ile Şerifzade … …’ye ait olduğunu, onun tarafından düzlük olan kısımların ekilip biçilmek yada ortakçıya verilmek suretiyle zilyet olunduğu, tepenin yükselmeye başladığı
yerden itibaren herhangi bir şekilde zilyetliğin bulunmadığı, bu kişinin 1940 yılında öldüğü, mirasının 1969 yılında paylaşıldığı, bu paylaşım sırasında … … tarafından kullanılmayan tepelik kısımların da paylaşıldığı, bu paylaşımdan sonra mirasçılarca bazı yerlerin başka şahıslara satıldığı, 1970’li yıllarda yapılan bu satışlardan sonra satın alan kişiler tarafından bu yerlerde bulunan çalılık ve fundalıkların temizlenerek sahiplenilmeye çalışıldığı, bu yerlerin tarımda kullanılmayıp arsa haline getirildiğini açıklamışlardır. 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinde “funda veya makilerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, maddenin karşı anlamından orman ve … muhafaza karakteri taşıyan çalılık, fundalıklarla örtülü yerlerin orman sayılacağı açıktır. Bilimsel yönden eğimi % 12’nin üzerinde olan taşınmazların … muhafaza karakteri taşıdığı kabul edildiği gibi 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesinde % 12’den fazla eğimli olan maki ve fundalık yerlerin … muhafaza karakteri taşıyacağı ve 26/j maddesinde bu tür yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu yerler orman rejimine girdiğinden herhangi bir nedenle orman kadastrosu sınırlarının dışında bırakılmış olmasının orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince de herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış orman olması nedeniyle her zaman orman sınırları içine alınabileceği hükme bağlanmıştır. Anayasanın 169. Maddesi gereğince ormanlar zilyetlikle kazanılamaz.
Dosya arasında bulunan orman bilirkişi raporlarında memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulandığı açıklanmışsa da yöreye ait en eski tarihli orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritasının ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmemiştir. Bu nedenle; bilirkişi raporları Yargıtay denetimine elverişli değildir.
Dayanak tapu kayıtlarının her yere uyabilecek sınırlar içermesi nedeniyle çekişmeli yerlere ait olmadığının belirlenmesi halinde de bu yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi hükmü gereğince orman içi açıklığı niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinde durulmamıştır.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Dairemizin iade kararı üzerine Kadastro Mahkemesinin 1992/397 Esas Sayılı dosyasında dava konusu edilmişken temyize konu dosya ile birleştirildiği halde hakkında hüküm kurulmayan 1141, 1142, 1146, 1147, 1148, 1149, 1150, 1151, 1152, 1153, 1154, 1155, 1156, 1157, 1158, 1159, 1160, 1161, 1162 sayılı parsellerin bir başka dava dosyasında daha davalı olmadığı mahkeme yazı işleri müdürlüğünce bildirilmiştir. Bu parseller hakkında olumlu- olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru değildir. H.Y.U.Y.’nın 388/son maddesi hükmü gereğince her bir istem hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların hüküm yerinde açıkça belirtilmesi zorunlu olduğu gibi kadastro tespitine itiraz davalarında 3402 Sayılı Yasanın 26 ve devamı maddeleri gereğince tutanağı düzenlenen taşınmazla ilgili olarak kadastro hakiminin sicil oluşturma görevi bulunmaktadır.
Bundan ayrı; çekişmeli 1174 sayılı parselin kısmen orman niteliği ile Hazine adına; kısmen (A1) harfi ile belirtilen bölümünün … mirasçıları adına tesciline karar verildikten sonra “1174 parsel üzerindeki cam seranın … oğlu Vasfi Kısa tarafından meydana getirildiği ve kendisine ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde şerh verilmesine” denmiştir. Bu şerhin (A1) bölümü üzerine konulması yolunda bir açıklama bulunmamaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde hiçbir gerçek ve tüzel kişi, kurum ve kuruluş lehine şerh verilmesinin mümkün değildir. 6831 Sayılı Yasanın 17/1 maddesi gereğince “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.” Bu cümleden, devlet ormanı olduğu belirlenen taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine, gerçek kişiler yararına zilyetliğe ve muhdesata ilişkin şerh konulamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, dayanılan tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uygunluğu saptandığı takdirde değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; uymadığı kabul edildiği takdirde çekişmeli taşınmazları çevreleyen tüm komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilip denetlenerek 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık niteliği taşıyıp taşımadıkları tartışılmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı ve tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı belirlendiği takdirde ise, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, ormanlar üzerinde hiçbir şekilde şerh verilemeyeceği düşünülmeli, hakkında olumlu- olumsuz herhangi bir karar verilmeyen taşınmazlar hakkında da sicil oluşturulmalı, dosyada taraf olarak yer alan bir kısım gerçek kişiler tarafından dayanılan Sulh Ceza Mahkemesi kararları da keşifte uygulanarak çekişmeli yerlerle ilgisi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, kişiler arasındaki ihtilaflar yönünden de taraf tanıkları dinlenmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; ….,…,…, … … ve Hazine temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 10/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.