Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/681 E. 2023/1289 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/681
KARAR NO : 2023/1289
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin malik olduğu 324 ve 325 parsel (ifraz ile 534 parsel) sayılı taşınmazlara komşu davalıların paydaş olarak malik oldukları 326 sayılı parselin bir kısmının davacıların zilyetlik ve mülkiyetlerinde bulunduğunu, kadastro tespitine dayanak yoklama, tapu ve vergi kayıtları ile bu durumun sabit olduğunu, bu kısmı yıllardır kendilerinin kullandığını, artezyen kuyusu ve ağaç diktiklerini, davalıların 07.11.2015 ve 08.11.2015 tarihinde zor kullanarak bu kullanıma engel olduklarını ileri sürerek davalıların elatmasının önlenmesi ile eski hale getirme talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen 326 No.lu parselin davalıların mülkiyetinde olup, mülkiyet hakkına dayalı olarak tasarrufta bulunduklarını, davacıların malik oldukları 324 ve 325 (534) sayılı parsellere yönelik bir tecavüzlerinin bulunmadığını, davacılar hakkında 326 No.lu parsele yönelik eylemleri sebebi ile 3091 sayılı Yasa kapsamında Kaymakamlığa, 167 sayılı Yasaya aykırı olarak 326 parselde su kuyusu vurmasından kaynaklı DSİ’ye ve hakkı olmayan yere tecavüz suçundan Cumhuriyet Savcılığına suç duyurunda bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 28.04.2016 tarihli ve 2015/488 Esas, 2016/281 Karar sayılı kararı ile davacıların dava konusu edilen taşınmazlarda malik olmadıkları için elatmanın önlenmesi davası açamayacakları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 28.04.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (8). Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2018/10042 Esas, 2021/1871 Karar sayılı ilamıyla, “dosya kapsamındaki tapu kayıtlarına göre 324 ve 325 parsel (ifraz ile 534 parsel) sayılı taşınmazların davacı şirket adına, 326 parsel sayılı taşınmazın ise paylı olarak davalılar adına kayıtlı olduğu, mahkememece iddia edildiği üzere davalıların elatma olgusuna yönelik mahallinde keşif yapılmadan, davacı iddiaları üzerinde durulmadan, taraf delilleri toplanmadan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacı şirketin malik olduğu 324 ve 325 parsel (ifraz ile 534 parsel) sayılı taşınmazlar ile davalıların paydaş olarak malik oldukları 326 parselin tapu kaydı ile çap kayıtları dosya içerisine alınarak çekişme konusu alanın hangi tapu kaydının alanında kaldığı ve iddia edildiği üzere davalılar tarafından haksız elatma olup olmadığı hususlarında teknik bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınarak, tarafların delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermek gerektiği” belirtilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin …. Köyü 103 ada, 128 ve 129 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğu, davalılar … ve …’in ise …. Köyü 103 ada, 132 parsel sayılı taşınmazın maliki oldukları, davalılar tarafından davacı şirkete ait ….Köyü 103 ada, 128 parsel sayılı taşınmaza duvar inşa etmek suretiyle 01.11.2021 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide B harfi ile gösterilen alan kadar müdahalede bulunulduğu, davacı tarafından müdahale olduğu ileri sürülen ev, depo ve sondaj kuyusunun davalıların kendi taşınmazında kaldığı, davacı …’in müdahale edildiği ileri sürülen taşınmazların maliki olmaması nedeniyle aktif husumetinin bulunmadığı, davalı …’ın …. Köyü 103 ada, 132 parsel sayılı taşınmazın maliki olmadığı, taşınmaza bir müdahalesinin ve pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne davacı şirket adına kayıtlı bulunan …köyü 103 ada, 128 parsel sayılı taşınmaza duvar inşa etmek suretiyle fiilen kullanan davalılar … ve …’in haksız elatmalarının önlenmesi ve duvarın sökülmesine, davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle; davacı … yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde;
1. Müdahaleye konu duvar içinde davalılarca inşa edilen foseptik, ev, meyve fidanları ve diğer fidanlar varken sadece duvarın sökülmesine ilişkin karar verilmesinin hatalı olduğunu,

2. Müvekkili… şirketin tek sahibi ve yönetim kurulu başkanı iken aktif husumetinin bulunmadığına ilişkin karar verilmesinin hatalı olduğunu,

3. …. Asliye Hukuk Mahkemesi 1985/3554 Esas, 1985/1915 Karar sayılı ilamı ile davalılar adına yapılan yolsuz tescil niteliğindeki tapu iktisabı ile kazanılan kısma ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve dava konusu taşınmazların yenileme ile oluşan tapu kayıtları dikkate alınarak hüküm kurulmasının yerinde olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.