Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/14546 E. 2006/2446 K. 27.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14546
KARAR NO : 2006/2446
KARAR TARİHİ : 27.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve dahili davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 168 ada 42 parsel sayılı 109000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliği ile 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tespit edilmiş; davacı … taşınmazın 30.01.1975 tarih 6 sıra no’lu tapu kaydı ile adına kayıtlı olduğunu ve ayrıca, taşınmaz üzerinde zilyet bulunduğunu ileri sürerek, kadastroca yapılan tespitin iptali ile adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tespitinin iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve dahili davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Dahili davalı … Yönetiminin temyizi yönünden;
H.Y.U.Y. göre hükmü temyiz etme yetkisi davanın taraflarına aittir. Mahkemenin ara kararı ile Orman Yönetiminin davaya dahil edilmesi Orman Yönetimine taraf sıfatı vermeyeceği gibi, Yönetimin açılmış bir davası bulunmadığı ve açılan bir davaya da yöntemine uygun katılımı bulunmadığına göre temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Mahkemece taşınmaz başında farklı tarihlerde iki ayrı keşif yapıldığı, 30.04.2004 tarihli keşifte dinlenilen mahalli ve … bilirkişi davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli 168 ada 42 no’lu parseli kapsadığını, 29.04.2005 tarihinde yapılan ikinci keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ise, dayanılan tapu kaydının davalı 42 parseli değil, … bilirkişisi … …’ın 15.06.2005 tarihli raporuna ekli krokide gösterilen dava dışı aynı ada 3, 4 ve 7 nolu parselleri kısmen kapsadığını bildirmiş olmalarına rağmen mahkemece birbiriyle uyumsuz beyanlar ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, davacı dava dilekçesinde tapu kaydı ile birlikte zilyetlik olgusuna da dayanmış olmasına karşın, yeterince zilyetlik araştırması yapılmadığı gibi, dayanılan tapu kaydının uygulanmasında … taşınmazlara ait tutanak örnekleri ve varsa tespitlerine esas alınan kayıtlar getirilerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş, kaydın başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış, bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içeriğine aykırı düşmesine rağmen Kadastro Yasasının 30/1. maddesi uyarınca tespit bilirkişilerinin de tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine de çalışılmamıştır.
Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, mahkemece dayanılan tapu kaydının revizyon görüp görmediği sorulmalı, görmüşse bu parsellere ve komşu parsellere ait tutanak örnekleri ve varsa tespitlerine esas alınan kayıtlar getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bir … ve bir ziraat bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı uygulanarak kapsamı belirlenmeli, uyması halinde tapunun değişir sınırlar içerdiği tapu kaydına görede taşınmazın tamamının da davacıya ait olmadığı gözönünde tutularak 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, tapu sınırları … bilirkişi krokisinde gösterilerek, keşfi izleme olanağı sağlanmalı taşınmazın tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının ya da miktar fazlası olduğunun belirlenmesi halinde, bu kez zilyetlikle kazanma koşullarının varlığı araştırılması gerekeceğinden ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenilmeli, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı sorulup kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki koşulların tespit tarihine kadar davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 30/1. maddesi gereğince tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentte belirtilen nedenlerle dahili davalı … Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 27/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.