Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2792 E. 2007/4338 K. 02.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2792
KARAR NO : 2007/4338
KARAR TARİHİ : 02.04.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 113 ada 1 parsel sayılı 1623.31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde ayrı ayrı kendilerine ait … barakaları olduğu, önceki malikten satın aldıklarını ve 150 yılı aşkın zilyetliklerinde olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, … …’ın davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine ve dava konusu 113 ada 1 parselin … bilirkişi krokisinde 90 metrelik kısmının davacı … adına tapuya tesciline, taşınmazdan kalan bölümünün tesbit gibi tesciline, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen 111 ada 2 parselin davacılar adına tesbit edilip dava konusu olmadığı anlaşıldığından, bu parsele yönelik davanın reddine, 111 ada 2 parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Her üç davacı da dava dilekçelerinde … Köyü 111 ada 2 numaralı orman parseli içinde kalan taşınmazlarının kısmen iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Keşif ve uygulamada dava edilen taşınmazların aynı köy 113 ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığı anlaşılmış, mahkemece, davacıların davaları ve dava dilekçeleri hiç bir ıslah ve tavzihe gerek görülmeden dava konusu taşınmazın 113 ada 1 sayılı parsel olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava dilekçesinde ada ve parsel numarası yanlış yazılan ve husumet de yanlış yöneltilerek açılan davada ıslah ile bile olsa taraf değiştirilemez. Davanın bu nedenle esasa girmeden usulden reddi gerekir. Somut olayda husumet doğru yöneltilmiş ve dava konusunun 113 ada 1 sayılı parsel olduğu kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazların 113 ada 1 numaralı orman parseli içinde kaldıkları, resmi belgelere dayalı usulüne uygun olarak yapılan incelemede, … … ve … …, taşınmazının eski tarihli memleket haritasında
yeşile … orman sayılan alanda kaldığı, diğer davacı … taşınmazının ise, orman sayılan açık alanda kaldığı bildirilmiş olmasına göre, tescile karar verilen 90 m2 yüzölçümündeki taşınmazın dört yönde 113 ada 1 numaralı orman parseli ile çevrili olduğu, tescile karar verilen taşınmaz bu haliyle orman bütünlüğünü bozduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklığı konumuna düştüğü, esasen orman içi açıklıklarının hiç bir suret ve şekilde zilyetlikle kazanılamayacağı, süresi neye ulaşırsa ulaşsın orman içi açıklıklarında sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği açıktır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 … ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 … ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 … ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 … ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi
orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 … ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Değinilen yönler dikkate alınarak davanın esastan reddi gerekirken, … …’ın talebi yönünden yazılı şekilde kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, dava konusu olmadığı kabul edilen 111 ada 2 sayılı parselin “kesinleşen tesbit gibi tescil edilmesi için tutanak aslı ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine” karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde “tapuya tesciline” biçiminde karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde Orman Yönetimine iadesine 02/04/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.