Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5032 E. 2023/2862 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5032
KARAR NO : 2023/2862
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
KARAR : Direnme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.01.2022 tarihli bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;

Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi , 53 üncü ve 58 inci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanığın istinaf isteminde bulunduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 12.09.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 12.09.2018 tarihli kararının katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.01.2022 tarihli kararı ile ”Oluşa ve dosya kapsamına göre, mağdur … ile temyiz dışı sanık … arasında bir süre gönül ilişkisi olduğu ancak daha sonra ayrıldıkları, temyiz dışı sanık …’ın olay günü mağduru arayarak “senden helallik almak istiyorum, son bir defa görüşelim” diyerek görüşmek istemesi üzerine mağdurun kabul ettiği, daha sonra temyiz dışı sanıklar … ve … ile sanık …’in fikir ve eylem birliği içerisinde mağduru zorla kaçırarak sanık …’e ait eve götürdükleri, burada temyiz dışı sanık …’ın mağdurla yeniden beraber olmak için ikna etmeye çalışmasına karşın mağdurun kabul etmediği, geceyi aynı evde geçirmelerine rağmen mağdura yönelik cinsel hiçbir davranışta bulunulmadığı ve temyiz dışı sanık …’ın da savunmasında mağduru alıkoyma amacını açıkladığı olayda, mağdura yönelik cinsel bir amacın bulunmadığı halde sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası,62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının unsurlarının oluşmadığına, sanığın müşterek fail olmadığına, suçun oluştuğunun kabulü halinde ise sanığın yardım eden sıfatının bulunduğuna, suçun cinsel amaç ile işlenmediğine, direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, şartları oluştuğu halde etkin pişmanlık hükmünün uygulanmadığına, ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulandığına, karar duruşmasında sanığa söz hakkı verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, mağdure ile temyize gelmeyen sanık P.Y.’nin suç tarihinden önce aralarında gönül ilişkisi olduğu, sanık P.Y’nin olay günü mağdureden helallik alma bahanesiyle buluşmak istediği, mağdureyi zorla arabaya bindirdiği, daha sonra sanık …’in arabasına bindirip sanık …’in köyündeki evine götürdükleri, mağdurenin gönülsüz olduğunu anlamaları üzerine serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
2. 22.06.2016 tarihli adli muayane raporunda, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un “Davaya Yeniden Bakacak Mahkemenin İşlemleri” başlıklı 307 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci ve ikinci fıkrası;
”(1)Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.
(2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir.”
Dairemiz bozma ilamı sonrasında Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazılarak sanığa Yargıtay bozma ilamı ekli çağrı kağıdı çıkarılması, SEGBİS bağlantısı ile duruşmaya katılabileceğinin bildirilmesinin istenildiği, sanığa çağrı kağıdının talimat mahkemesince tebliğ edildiği ve SEGBİS bağlantısına katılan olmadığı gerekçesiyle sanığın yokluğunda karar verildiği anlaşılmıştır.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtları incelendiğinde, sanığın karar tarihinde Kırşehir 1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu, kendiliğinden duruşmaya gelebilecek imkanı olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla kendi olanağı ile duruşmaya gelme imkanı olmayan sanığın SEGBİS bağlantısı ile hazır edilerek bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasından sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.