YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6938
KARAR NO : 2023/2861
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç işlemeye alenen tahrik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.12.2015 tarihli iddianamesi ile suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 214 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 214 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesi gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın twitter hesabından ”işgalcinin varlığı silahı, askeri, polisi, şiddeti ise elbet o işgalciye atılan her taş helaltir, haktır” şeklinde yaptığı paylaşım ile suç işlemeye alenen tahrik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan suça konu paylaşımın yer aldığı sayfada, sanığın www.twitter.com isimli sitede kendi şahsi hesabından ” ”işgalcinin varlığı silahı, askeri, polisi, şiddeti ise elbet o işgalciye atılan her taş helaltir, haktır’ şeklinde paylaşım yaptığı anlaşılmıştır.
3. Dava dosyası içerisinde bulunan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün 11.10.2013 tarihli yazısında, PKK elebaşısının Suriye’den çıkarılmasının 15. yıldönümü nedeniyle yürüyüş etkinliği yapılacak yönünde bilgiler alındığı ve gerekli tedbirlerin alındığı, aynı gün … isimli şahsın kendi şahsi twitter hesabından suça konu tweeti attığının tespit edildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı suçu basın ve yayın yoluyla işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereğince cezasından artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Tüm dava dosyası içeriği ve sanığın ikrarı dikkate alındığında, sanığın twitter hesabından herkese aleni bir şekilde yaptığı paylaşım nedeniyle suç işlemeye alenen tahrik suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sanığın ifadelerinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde asker ve polisi işgalci olarak nitelendirdiği ve bunlara karşı taş atılmasını hak ve helal olarak ifade etmek suretiyle suç işlemeye alenen tahrikte bulunduğu belirlenmekle, açıklanan şekilde sanığın şiddeti ön plana çıkaran söz edilen tweet içeriğini yayımlama fiilinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanık müdafinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemekle, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.