YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5213
KARAR NO : 2023/1393
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kısıtlı … …’ın adına kayıtlı 1526 parsel sayılı taşınmazı dava dışı torunu …’nun eşinin borçları nedeniyle satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, … …’ın fiil ehliyetini haiz olmadığı için kısıtlandığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ve kısıtlı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kısıtlı … …’ın temlik işlemini kısıtlanmasından çok önce yaptığı, bu tarih itibariyle de kısıtlanmasını gerektirir bir durumunun söz konusu olmadığı, aksi durumun hukuki işlemlerde sözleşmeye sadakat ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kısıtlanmasına karar verilen davacının İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/457 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas dairesinin 30.09.2016 tarihli raporu ile dava konusu taşınmazın temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığı yönünde rapor verildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 2014/457 Esas sayılı dosyasından alınan 30.09.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporuna göre kısıtlı davacı … ‘ ın temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının kesin olarak belirlendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, Adli Tıp Kurumu raporuna göre … …’ın temlik tarihinden 5 ay önce yapılan ipotek tesisi tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu ancak temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığı yönündeki raporuna itibar edilemeyeceğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ana bilim dalının 27.02.2012 tarihli raporuna göre iki sene önceki durum için kesin tıbbi yorum yapmanın mümkün olmadığının bildirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ehliyetsizlik hukuki nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 10. maddesine göre, “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.”, TMK’nın 14. maddesine göre, “Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.”, TMK’nın 16/1. maddesine göre, “Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazandırmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu … gerekli değildir.”
2.TMK’nın 405. maddesine göre, “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.”
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.