YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1118
KARAR NO : 2023/1465
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; …Mahallesinde bulunan 165 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 15.07.1974 yılında kesinleşen kadastro tespitinin ölü olduğu kütüğün beyanlar hanesine kaydedilen (… oğlu) Hasan adına yapıldığını, müvekkillerinin murisi …’in taşınmazı (… oğlu) …’ın mirasçısı …’tan haricen satın aldığını ve 1948 yılından ölümüne kadar … tarafından, ölümünden sonra ise mirasçıları tarafından malik sıfatıyla zilyet olmak suretiyle kullanıldığını, taşınmazdaki 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin dolduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…davaya konu taşınmazın 16.07.1974 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti ile, beyanlar hanesine ölü olduğu şerh düşülerek, … oğlu Hasan adına tapuya kayıt ve tescil edildiği, anılan taşınmazın tespit tarihinden 30 yıl önce davacıların murisi … oğlu … tarafından, kayıt malikinin mirasçısı olup taşınmazın vergi borçlarının da tahsil edildiği …’tan satın alındığının kadastro tutanağı iktisap sebebi kısmına yazıldığı, kaldı ki kadastro komisyonunca alınan ek talep başlıklı 21.01.1974 tarihli dört ayrı şahit tarafından da bu hususun beyan edildiği, davacıların murisi tarafından bu husus süresi içerisinde dava konusu edilmediği, ancak anılan taşınmazın tespit tarihinden sonra da malik gibi zilyet ve tasarrufunda bulundurulduğu, ölüm tarihi olan 20.03.1992 tarihine kadar davacıların murisinin zilyetliğinde kaldığı ölüm tarihinden sonra ise davacıların miras haklarına istinaden zilyetliklerini sürdürdüğü hususunda tam bir kanaate varıldığından, yasanın aradığı 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin 20.01.1994 tarihi itibariyle tamamlandığı, dava tarihinden sonra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Yasa’nın 713/5 inci maddesi uyarınca, mülkiyet 1 inci fıkrada yazılı koşulların gerçekleştiği tarihte kazanılmış olacağından, davaya konu taşınmazın mülkiyet hakkının 20.01.1994 tarihi itibariyle davacılar tarafından kazanıldığı” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili, tanık beyanları ile yetinilerek karar verildiğini, ölen kişinin ve mirasçılarının zilyetliğinden bahsedilemeyeceğini, açıklanan ve re’sen saptanacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen ölüm ve kayıt malikinin tapu kütüğünden anlaşılamaması ile kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi şöyledir:
“Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyeti de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.
Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur.
Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.
Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.
Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.
Özel kanun hükümleri saklıdır.”
3. Değerlendirme
1. Somut uyuşmazlıkta dava konusu 165 ada 17 parsel sayılı taşınmaz, 1974 yılında tapulama çalışmalarında, T. Evvel 1318 tarih 127 sıra No.lu tapu kaydı da uygulanmak suretiyle (… oğlu) Hasan adına tespit ve tescil edilmiş, kayıt malikinin ölü olduğu da belirtilmek suretiyle tutulan tutanak 16.07.1974 tarihinde kesinleşmiştir. Kayıt maliki (… oğlu) Hasan mirasçıları, Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.06.2005 tarihli ve 2003/307 Esas, 2005/621 Karar sayılı kararıyla mirasçılık belgesi ile tespit edilmiştir. Hâl böyle olunca, 4721 sayılı Kanunu’nun 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kayıt malikinin tapu kütüğünden anlaşılamaması hukuksal nedeni, somut olay bakımından gerçekleşmemiştir.
2. Öte yandan her ne kadar kesinleşen tapulama tutanağında, o tarihte ölü olan (… oğlu) Hasan adına sicil oluşturulmuş ve tapulama tespiti (… oğlu) Hasan adına yapılmış ise de, o tarihten önceki bir tarihte ölü olduğundan tespitin (… oğlu) … mirasçıları adına olduğunun kabulü gerekir. (… oğlu) Hasan’ın mirasçılarının ölü olanlarından dava açma tarihine kadar 20 yıl süre ile olağanüstü zamanaşımı süresi geçmediğinden Yasanın aradığı süre koşulu gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davanın reddi gerekmektedir. Resmi nüfus kayıtları ve tapulama tutanakları dikkate alınmadan tapunun iptali ile tescil hükmü kurulması doğru görülmemiş, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.