Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14063 E. 2023/418 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14063
KARAR NO : 2023/418
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/798 E., 2022/1997 K.
DAVA TARİHİ : 26.08.2020
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/236 E., 2021/88 K.

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (ı) bendi ile 4447 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinde yer alan teşvikten faydalandırılmaya yönelik olarak kuruma verilen 25.03.2020 tarihli başvuru ve belgelerin süresinde verildiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Covid-19 virüsünden kaynaklı pandemi sürecinin sebep olduğu olumsuz şartlar nedeniyle 25.03.2020 tarihinde başvuru dilekçesiyle ek süre talebinde bulunduğunu, talebin kurum tarafından reddedildiğini, red üzerine … 2. İdare Mahkemesinde dava ikame ettiklerini fakat davanın görev yönünden reddedilmesi üzerine işbu davayı açtıklarını beyanla, davalı SGK’nın 06.04.2020 tarihli 74325218-202.01.01-E.5216188 sayılı gerçekleştirmiş olduğu red işleminin hukuka aykırılığı sebebiyle iptaline, müvekkil şirketin işveren teşvik priminden usulüne uygun olarak yararlandırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız, yersiz ve mesnetsiz olup süresinde açılmadığını, davacının yasal süresi içerisinde sunması gereken evrakları kuruma sunmadığını, borçları ertelenecek dönemler arasında 2020/02 döneminin belirtilmediğini ve müvekkil kurumca ilgili döneme ait ek süre de tanınmadığını, kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla haksız davanın reddine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
7226 sayılı kanun Geçici 1 inci maddesi;

“(1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;

a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,

b) 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.

(2) Aşağıdaki süreler bu maddenin kapsamı dışındadır:

a) Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri.

b) 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler.

c) 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.

(3) 2004 sayılı Kanun ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında;

a) İcra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılır ve ilan için ücret alınmaz,

b) Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilir,

c) Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam eder,

ç) İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınır.

(4) Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dâhil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları;

a) Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu,

b) İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu,

c) Adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı, belirler.” hükmünü içermektedir.

Kanun maddesi oldukça açık olup tüm sürelerin duracağından bahsediliği, bir başka deyişle maddeden tüm sürelerin 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinde durduğu tartışmasızdır. Davacının Kuruma vermesi gereken belgelerin ibraz süresi dolmadan sürelerin duracağı yönünde kanuni düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Anılan nedenle kurum işleminin yasal düzenlemeye aykırı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin geçerli ve yerinde olduğunu hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 25.03.2020 tarihli dilekçesiyle, Covid 19 tedbirleri kapsamında 20.03.2020 tarihinden itibaren genel müdürlük ve mağazalardaki faaliyetlerin ve çalışmaların sonlandırılmasına karar verildiğini,uzaktan erişimde yaşanan problemlerden dolayı … sicil numaralı işyerine ait 2020 Şubat dönemi aylık prim hizmet belgelerinden vermeleri gereken 6 ayrı belge türünden SGDP, 14857, 5746 ve 6111 nolu kanunlara ait belge türleri 23.03.2020 23:59’dan önce onaylandığı, ancak 5510 ve 27103 sayılı Kanunlara ait belge türlerinin onaylanmadığını, yasal süresi içinde verilemediği, ek 5 günlük süre verilmesinin talep edildiği, Kurumun 06.04.2020 tarihli yazısında Genel Müdürlüğün 02.04.2020 tarih 5157380 sayılı Koronavirüs salgını nedeniyle prim ödemelerinin ertelenmesi konulu genel yazısında borçları ertelenecek dönemler arasında 2020/2 dönemi belirtilmediğinden, ilgili döneme ait işlemlerle ilgili herhangi bir ek süre tanınmadığından ek süre verilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

Sosyal Sigortalar Yönetmeliğinin 102.maddesinde işverenlerin sigortalı sayılanlara ilişkin bilgileri en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’ünde saat 23:59’a kadar e-sigorta kanalıyla Kuruma göndermekle yükümlü olduğunun bildirildiği, 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi uyarınca idari başvuru sürelerinin 13.03.2020 tarihinden itibaren durdurulacağı belirlenmesi nedeniyle Kurum işleminin yerinde olmadığı, Mahkeme kararının usul ve Yasa’ya uygun olduğu kanaatine varılarak; davalı Kurumun istinaf isteminin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde davacı şirket hakkında yaptığı işlemin hukuka ve kanuna uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin 25.03.2020 tarihinde verdiği belgelerin davalı Kurumca belirlenen 23.03.2020 tarihinden sonra olması nedeniyle işleme alınıp alınmayacağı hususuna ve Kurumca yapılan işlemin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … Kurumu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.