YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18927
KARAR NO : 2023/3007
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2015 tarihli iddianamesi ile tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli kararı ile, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma Üzerine; Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2021 tarihli kararına sanığın itiraz etmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yargılama yapılarak 22.10.2021 tarihli karar ile sanığın 5237 sayılı Kanun’nun 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Edirne Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, koşullu salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek tahliye edildikten sonra hakkında uygulanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle, Edirne İnfaz Hakimliğinin 25.03.2015 tarihli kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmiş, bu karar 08.05.2015 tarihinde sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde 2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerekirken teslim olmayarak firar ettiği, daha sonra görevlilerce yakalandığı iddiasına ilişkindir.
2. Sanık ikrar içeren savunmada bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmamasında, kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre aynı Kanunun 50 nci maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.