YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14939
KARAR NO : 2023/3055
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2013/46831 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26/01/2016 tarihli, 2013/622 E. 2016/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü
maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, sanık hakkında önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması ve tekrar suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmaması nedeni ile hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
Mağdurun zararını karşılamış olmasına rağmen hakkında fazla ceza tayin edilmesinin ve lehe olan hükümlerin uygulanmamış olmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, kargo çalışanı olan sanığın, mağdurun Yapı Kredi Bankasından aldığı kredi kartı bilgilerini ele geçirerek internet üzerinden farklı tarihlerde ve tutarlarda alışveriş yaparak mağdurun kredi kartını bilgi ve rızası dışında kullandığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdura ait Yapı kredi Bankası 4921 **** **** 8142 numaralı kredi kartından, 11-16 Mayıs 2012 tarihleri arasında değişik zamanlarda … Mağazacılık isimli internet mağazasından 390,00 TL, 81,00 TL, 472,00 TL, 479,00 TL ve 921,00 TL, 41,00 TL’lik alışverişler yapıldığına dair hesap özeti dökümü dosyada mevcuttur.
3. Suça konu alışverişlere ilişkin işlem yapan IP numaralarının 10.100.32.14 ve 78.179.115.13 olduğu, numaralardan birinin sanık adına kayıtlı 0216 *** ** 339 numaralı hatta ait olduğu ve ürünlerin … adresinde sanık adına teslim edildiği … Mağazacılık A.Ş ile yapılan yazışmalar neticesinde belirlenmiştir.
4. Sanığın zararı karşıladığına dair ibraz ettiği dekontlar dosyada mevcuttur.
5. Mağdur bayanında “Kartından bilgisi olmadan harcama yapıldığını ancak zararının olmadığını” beyan etmiştir.
6. Sanık savunmasında “Mağdurun, çalıştığı kargo şirketinde unuttuğu kredi kartı bilgilerini kullanarak internette alışverişler yaptığını, çok pişman olduğunu ” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyadaki olgular itibari ile kargo şirketinde çalışan sanığın, mağdur tarafından kargoda unutulan kredi kartına ait bilgileri kullanarak 11-16 Mayıs 2012 tarihleri arasında değişik zamanlarda … Mağazacılık isimli internet mağazasından farklı tutarlarda alışverişler yaptığı ve daha sonra harcamalara ait zararı giderdiği, sanığın bu şekilde mağdura ait kartı rıza dışında kullandığının sabit olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince, sanıkların üzerine atılı suçlar için kanunda ön görülen alt ve süt sınırlar arasında, suçların işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın ağırlığı, failin kastı göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan tayin edildiği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde, verilen ceza miktarında ve suçun işlenmesindeki özellikler itibari ile hakkında daha önceden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan sanığın tekrar suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının
ertelenmesi hükümlerinden yararlandırılmamasına yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli, 2013/622 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.