YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15335
KARAR NO : 2009/19847
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı Ktk. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … … Köyü 111 ada 1 ,2, 116 ada 1, 181 ada 6, 151 ada 6, 154 ada 2, 152 ada 2, 150 ada 2 ve 136 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 3.522,04 m2 – 12.218,05 m2 – 2.341,92 m2 – 14.135,03 m2 – 7.683 m2 – 2.164,53 m2 – 5.159,76 m2 – 6.610,20 m2 ve 20.986,17 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile 181 ada 7 parsel sayılı 3.396,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kargir bina ve tarla niteliği ile 137 ada 3 parsel sayılı 570,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kargir tuvalet ve arsa niteliği ile 149 ada 4 , 150 ada 7, 126 ada 10 parsel sayılı sırasıyla 203,99 m2 – 344,26 m2 – 196,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, arsa niteliği ile 147 ada 1 parsel sayılı 11.595,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağıl Köyü Tüzel Kişiliği adına, 159 ada 1 parsel sayılı 154.133,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Hazine, zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı, çekişmeli taşınmazların Hazine adına tapuya tescili istemiyle her bir parsel hakkında ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra, çekişmeli 149 ada 4 parselin üzerinde 11,12 m2 yüzölçümlü köy okulunun tuvaleti, 137 ada 3 parselin üzerinde ise 7,51 m2 yüzölçümlü köylüye ait umumi tuvalet bulunduğundan ve tuvaletler 30 – 40 yıl süreyle kullanıldığından, zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, 149 ada 4 ve 137 ada 3 parselin geriye kalan kesimlerinin taşlık … niteliğinde oldukları, 147 ada 1 parselin 30 – 40 yılı aşkın süreyle köy okulu olarak kullanıldığı, diğer çekişmeli taşınmazlarda zilyetlik emaresi bulunmadığı, davalı köy tüzel kişiliğinin kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetliğinin dolmadığı gerekçesi ile 147 ada 1 parselin tamamının, 137 ada 3 ve 149 ada 4 parsellerin … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda tuvalet olarak belirtilen sırasıyla 7,51 m2 -11,12 m2 yüzölçümlü bölümlerinin tespit gibi davalı köy tüzel kişiliği adına, 137 ada 3 ve 4 parsellerin sırasıyla 563,47 m2 – 192,87 m2 yüzölçümlü kesimlerinin hali arazi niteliği ile diğer çekişmeli taşınmazların tamamının orman niteliği ile Hazine adına, 159 ada 1 parsel hakkında yanlışlıkla dava açıldığından başka dosyalarda dava bulunmaması halinde tutanak aslının tescil işlemleri yapılmak üzere tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş hüküm davacı Hazine ve davalı köy tüzel kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasayla değişik 4. maddesine göre yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
1) Davalı köy tüzel kişiliğinin 137 ada 3 ve 149 ada 4 parsellerin üzerinde bulunan ve tuvalet olarak kullanılan bölümleri dışında kalan sırasıyla 563,47 m2 – 192,87 m2 yüzölçümlü kesimlerine, 116 ada 1 ve 152 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tamamına yönelik temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 116 ada 1 ve 152 ada 2 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan olduğu, 137 ada 3 ve 149 ada 4 parsellerin üzerinde bulunan ve tuvalet olarak kullanılan bölümleri dışında kalan sırasıyla 563,47 m2 – 192,87 m2 yüzölçümlü kesimlerinin taşlık … niteliğinde olduğu, imar ihya edilmediği anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde
görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Hazinenin 147 ada 1 parselin tamamına, 137 ada 3 ve 149 ada 4 parsellerin … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda tuvalet olarak belirtilen sırasıyla 7,51 m2 – 11,12 m2 yüzölçümlü bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden;İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye, bilirkişi raporlarına göre adına tescil kararı verilen köy tüzel kişiliği yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
3) Davalı köy tüzel kişiliğinin 111 ada 1 ,2, 181 ada 6 ve 7, 151 ada 6, 154 ada 2, 150 ada 2 ve 7, 136 ada 1 ve 216 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden; mahkemece yapılan inceleme , araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece temyize konu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde orman bilirkişiden rapor alınmadan dosya kapsamına uygun düşmeyen soyut ve yetersiz gerekçe ile taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi doğru değildir. Diğer taraftan 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ile kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten kadastro tespit tarihine kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazın, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip kesin olarak belirlenmesi gerekir.Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bu sebeplerle; mahkemece, en eski tarihli memleket haritası ile … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde iki orman mühendisi bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapıları, bitki örtüleri ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmazlar hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu, (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, orman ağaçlarının toplumu dağınık mı bulundukları vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti halinde Hazinenin davasının kabulüne karar verilmelidir.
Çekişmeli taşınmazların, orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, davalı köy tüzel kişiliği yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, bu kez dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin olarak 1980-1985 yıllarına ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik … fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte … fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, …, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile kadastro tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı ile eklemeli zilyet yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1)Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı köy tüzel kişiliğinin 137 ada 3 ve 149 ada 4 parsellerin üzerinde bulunan ve tuvalet olarak kullanılan bölümleri dışında kalan sırasıyla 563,47 m2 – 192,87 m2 yüzölçümlü kesimlerine, 116 ada 1 ve 152 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tamamına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin 147 ada 1 parselin tamamına, 137 ada 3 ve 149 ada 4 parsellerin … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda tuvalet olarak belirtilen sırasıyla 7,51 m2 – 11,12 m2 yüzölçümlü bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA,
3) Yukarıda 3. bentte açıklanan nedenlerle davalı köy tüzel kişiliğinin 111 ada 1 ve 2, 181 ada 6 ve 7, 151 ada 6, 154 ada 2, 150 ada 2 ve 7, 136 ada 1 ve 216 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.