Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12112 E. 2023/3070 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12112
KARAR NO : 2023/3070
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2015 tarihli iddianamesi ile hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli, 2015/663 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılan … ile sanık … arasında … mahallesinde bulunan 38 parsel numaralı arazinin mülkiyeti hususunda geçmişten gelen bir anlaşmazlık bulunduğu, ihtilafa konu taşınmazın tapusunun katılana ait olduğu, suç tarihinde katılanın bahse konu tarlayı traktör ile ekip biçtiği sırada sanığın tarlaya gelerek ”Bu tarlayı süremezsin, sürdürmem tarladan çık” diyerek katılanın traktörün önünde yaklaşık bir saat kadar kalıp katılanın zirai faaliyetini engellemesi ve devamında katılanın jandarmaya durumu ihbar etmesi üzerine fiilinin son bulması suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk tarafından tutulan tutanakta; katılanın kolluk kuvvetlerine ihbar etmesi üzerine sanığın kolluk marifetiyle araziden çıkarıldığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın kolluk marifetiyle araziden çıkarıldığına ilişkin tutanak, katılanın iddiası, bu iddiayı doğrular tanık G.K’nın, sanığın sopayı göstererek tarlanın kendisine ait olduğunu söyleyip katılanın tarladan çıkmasını istediğini beyan etmesi, tapu kaydı ve sanık ikrarı ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu bu şekilde işlediği anlaşılmakla; sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli, 2015/663 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.