Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/2657 E. 2006/5614 K. 24.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2657
KARAR NO : 2006/5614
KARAR TARİHİ : 24.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.02.2003 tarih 2002/10279-2003/604 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi, raporunda: çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün çoğunluğu 15 yaşında olan yer yer 80 -100 yaşındaki Karaçam ağaçları ve 120 – 150 yaşlarındaki meşe ağaçları ile kaplı olduğu, (C) harfi ile gösterilen bölümde 15 – 25 yaşlarında Karaçam ağaçlarının bulunduğu, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise sürülü tarla halinde olduğu ve kesinleşen orman tahdidine göre tamamen tahdit dışında kaldığını; uzman … bilirkişisi ise, düzenlediği raporda: (A) harfli kısım üzerinde 10-30 yaşında ve 60-80 yaşlarında çam, 80-100 yaşlarında yaşlı meşe ağaçlarının bulunduğunu, (C) harfli kısım üzerinde 15-25 yaşlarında çam ağaçları bulunduğunu, her iki kısımda da 30 yıldan beri tarım yapılmadığını ve bitki örtüsü itibarı ile orman vasfını taşıdıklarını belirtmiştir. Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, tutanaklarda bahsi geçen … mevki yer adları ve şahıs arazileri konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak, 1944 orman tahdit ve 1977 aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin tutanaklar ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle, çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanması, zeminde bulunamayan orman sınır noktaları, bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup, zeminde işaretlenmesi, uygulamada haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarından yararlanılması, çekişmeli taşınmazın 1944 tahdit hattına ve 1977 yılında kesinleşen 2/B uygulaması ile belirlenen hatta göre değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasındaki yerine itibar edilemeyeceği, tutanaklardaki yön ve mesafe olarak tarif edilen ve haritaların yapımında kullanılan … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiğinin bilinmesi; bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı belirlendiği takdirde, bu kez, çekişmeli taşınmazın (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının üzerinde halen 80-100 yaşlarında karaçam ağaçları ile 120-150 yaşlarında meşe ağaçları bulunduğu, orman ağaçlarından oluşan bu kısımların … mülkiyete konu olamayacağı, bu nitelikteki taşınmazda zilyetliğe itibar edilemeyeceği (ki zilyetlikte mevcut değildir) ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu göz önüne alınarak bu kısımlara yönelik olarak Hazinenin açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan
sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A ve A1) ile gösterilen toplam 6732.93 m2’lik bölümünün tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescline, (B ve C) ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1977 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre,davalı … kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince:
Mahkemece davanın reddine dair verilen 07.11.2001 tarihli karar davacı hazine vekilinin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2003 tarihli ilamı ile yöntemine uygun olarak yapılacak inceleme ve araştırma sonunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının üzerinde halen 80-100 yaşlarında karaçam ağaçları ile 120-150 yaşlarında meşe ağaçları bulunduğu, orman ağaçlarından oluşan bu kısımların … mülkiyete konu olamayacağı, bu nitelikteki taşınmazda zilyetliğe itibar edilemeyeceği (ki zilyetlikte mevcut değildir) ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu göz önüne alınarak bu kısımlara yönelik olarak Hazinenin açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği bildirilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiş, (A1 ve A2) ile gösterilen toplam 6732.93 m2’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline (B ve C) kısımlarına yönelik davanın reddine karar verilmiştir
Ayrıca bozma kararı öncesi mahallinde yapılan keşif sonuçu fenni bilirkişi … … tarafından düzenlenen 23.10.2001 tarihli kroki ve raporda (A) kısmının yüzölçümü 7363.16 m2, (B) kısmının yüzölçümü 4057.24 m2 ve (C) kısmının yüzölçümü 1394.27 m2 olarak hesaplandığı halde bozma sonrası yapılan keşif sonuçu düzenlenen fenni bilirkişi raporlarında (A) kısmının yüzölçümü 6732.93 m2, (B) kısmının yüzölçümü 4135.67 m2 ve (C) kısmının yüzölçümü 1967.10 m2 olarak hesaplanmış ve taşınmazın … yüzölçümünün 12835.70 m2 olduğu ve farkın kadastro sırasında … hesaplamasının yanlış yapılmasından kaynaklandığı, taşınmazın yüzölçümünün 12835.70 m2 olarak düzeltilmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış, bilirkişi raporları arasındaki mübayenet giderilmemiş ve farkın neden kaynaklandığı açıklattırılmamıştır.
Mahkemece mahallinde önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir harita mühendisi olmadığı taktirde bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın … yüzölçümü belirlenerek, bilirkişi raporları arasındaki mübayenet giderilmeli, farkın neden kaynaklandığı açıklattırılmalı ve taşınmazın (A)-(B) ve (C) kısımlarının … miktarları tespit edildikten sonra (A) ve (C) ile gösterilen kısımlara yönelik olarak Hazinenin açtığı davanın kabulü ile bu kısımların orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … kişinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/04/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.