Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/4302 E. 2006/7666 K. 01.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4302
KARAR NO : 2006/7666
KARAR TARİHİ : 01.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, 15.10.2004 tarihli dilekçesiyle … Köyü 9282 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisindeyken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığından söz ederek, tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazın tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleşen parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir
… Köyünde yer alan ve arsa niteliğinde 310 m2 yüzölçümündeki 9282 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, imar uygulaması ile … Belediyesi adına oluşmuş, tashihen davalı gerçek kişi adına kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan maki tefrik komisyonunca muhafaza makisi olarak belirlendiği, maki komisyonun yasanın öngördüğü şekilde kurulmadığından, yaptığı işlemler yasal olmadığı gibi, makiye ayrılan yerlerin tevziiye tabi tutulmadığı, özel yasaları gereği oluşturulmuş tapu kayıtlarının bulunmadığı, ilkin 1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, ancak, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararı ile orman niteliğini kaybetmediği ve Devlet Ormanları ile çevrili olduğundan bu işlemin iptaline karar verildiği, daha sonra 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, Belediye encümenin 03.09.1992 tarihli kararı ile kabul edilen … planda çekişmeli parselin … Belediyesi adına payları oranında tescil edildiği, daha sonra tahsisen davalı adına tescil edildiği, ne var ki;
Anayasa Mahkemesinin, 28.11.2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanan, 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı kararı ile, 24.02.1984 günlü, 2981 sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Yasanın Geçici 2. maddesinin 22.05.1986 günlü, 3290 Sayılı Yasa’nın 14. maddesiyle değiştirilen (e) bendinde, özcümle “2981 Sayılı Yasa’nın 1. maddesinde, imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşaa edilmiş ya da inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemler ve buna ilişkin tesbit, değerlendirme ve uygulamanın bu Yasa’ya göre yapılacağının, 10. maddesinde de Hazine, Belediye, İl Özel İdarelerine ait veya … Genel Müdürlüğü’nün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların kayıt sahibi kamu kuruluşunca hak sahiplerine tahsis edilerek tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilip “Tapu Tahsis Belgesi” verileceği, bu belgenin ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceğinin belirtildiği, İtiraz konusu kuralı da içeren Geçici 2. maddenin ise, imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapı olarak kabul edilen durumların sayıldığı, (e) bendinde de 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetmiş yerlerin, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları orman sınırları dışına çıkarılarak bu kanun hükümlerine göre işlem yapılacağının öngörüldüğü, Buna göre, (e) bendinde belirtilen yerler hakkında 2981 Sayılı Yasa hükümleri uygulanacağı, bunların ilgililer adına tapuya tescil edilip satışa konu olacağı, İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45. maddesinin 20 yıllık zaman aşımı süresi geçmesi nedeniyle ormanların özel mülkiyete konu olabileceğine ilişkin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesi’nin E.1987/31, K.1988/13 sayılı kararıyla iptal edildiği, buna karşın, geçici 2. maddenin itiraz konusu (e) bendiyle orman alanlarının özel mülkiyete geçmesine olanak tanındığı belirterek, kuralın Anayasa’nın 169. ve 170. maddelerine aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, Anayasa’nın 169. maddesinde, Devlet Ormanlarının mülkiyetinin devir olunamayacağı, ormanların korunması ve alanlarının genişletilmesi için Devletçe gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağı ve önlemlerin alınacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme izin verilemeyeceği, orman olarak muhafazasında bilim ve … bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine … alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli … alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen arazilerin, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamayacağının öngörüldüğü, 170. maddesinde de, ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve orman bütünlüğünün korunması bakımından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerin alınacağı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilim ve … bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tesbiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek, ancak bu halkın yararlanmasına tahsis edileceğinin hükme bağlandığı, Buna göre, ormanların tahribinin önlenerek ulusal ekonomiye katkısının sağlanması ve orman köylüsünün üretici haline getirilip kalkındırılması için orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin yalnızca orman köyleri halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilmesinin öngörüldüğü, Anayasa’nın 169. maddesindeki orman sınırlarının daraltılmasına olanak tanınan iki halde de, orman sınırları dışına çıkarma sonucu elde edilen alanların değerlendirilmesi
açısından herhangi bir ayrım yapılamayacağı, bu yerlerden yararlanmaya ilişkin düzenlemelerin Anayasa’nın 170. maddesinde öngörülen amaca uygun yapılması gerekeceğinin kuşkusuz olduğu, Bu durumda, yasa koyucunun belirtilen alanların kullanıcılarına veya başkalarına, hatta orman içi köyler halkına satılmasını veya bu amaçla devredilmesini sağlayacak bir düzenleme yapmasının mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetmiş yerlerin, orman sınırları dışına çıkarılarak 2981 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması suretiyle satışı ve devri olanağını getiren itiraz konusu kuralın, Anayasa’nın 169. ve 170. maddelerine aykırı olduğu karar gerekçesinde açıklanarak İPTAL edilmesi nedeniyle, tek taraflı işlem ile ihdasen, makilik nitelikli orman alanı için, arsa niteliğiyle Belediye adına oluşturulan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı, bu yerlerin özel mülkiyete konu edilecek şekilde tapuya tescil edilemeyeceği belirlenerek, Hazinenin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.