YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1054
KARAR NO : 2007/3056
KARAR TARİHİ : 12.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği…Köyü İğneli, …, …, … mevkilerinde bulunan toplam beş parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, … bilirkişi krokisinde gösterilen ve dava dilekçenin 5.sırasında yazılı 327 m2, 1. sırasında yazılı 15817.50 m2 ve 2 sırasında yazılı 7281.50 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile taşınmazların davacı adına tapuya tesciline, dava dilekçesinin 2 ve 3. sırasında yazılı Kehnyaspi mevkiindeki taşınmaz hakkındaki davadan vazgeçildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Davacı, Dairenin 2007/1053 ve 1054 Esaslarında kayıtlı dosyalarında toplam yedi parça taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yörede arazi kadastrosu ve orman kadastrosu henüz yapılmamıştır. Mahkemece uzman orman bilirkişi ve ziraat bilirkişi aracılığı ile resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede taşınmazların memleket haritasında beyaz renkli açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiştir.
Medeni Yasanın 713/3. maddesinde (Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine …. karşı açılır.) denmektedir. Davada, orman araştırması yapıldığına göre, yasal hasım durumunda bulunan Orman Yönetimine de husumetin yöneltilmesi gerekir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece yapgılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca; Orman Yönetimi davadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra iddiası sorulup göstereceği deliller toplanarak işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilip hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de; davacı iki ayrı dosyada yedi parça taşınmazın tescili için dava açtığına göre, davacı yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde belirtilen aynı çalışma alanı içerisinde … toprakta 40 ve … toprakta ise 100 dönüm sınırlamasının 3083 Sayılı Yasa hükümleri de gözönünde tutularak araştırılmamış olmasıda doğru değildir.
Ayrıca, davacı son oturumda dava dilekçesinin Kehnyaspi mevkiindeki 3 ve 4 sırasında yazılı taşınmazlar hakkındaki davasından vazgeçtiğini beyan ettiğinden bu taşınmazlar hakkında vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde dava dilekçesinin 2. sırasındaki taşınmazdan vazgeçtiği kabul edilerek karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 12/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.