YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4840
KARAR NO : 2006/5712
KARAR TARİHİ : 25.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyü 298 ve 311 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğunu ileri sürerek Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece taşınmazların makiye ayrıldığı ve … yasalar uyarınca tapuya bağlandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 05.06.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dava konusu 311 sayılı parsel 1968 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 4753 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmalarda haritaya bağlanarak Hazine üzerinde bırakıldığı belirtilerek 25800 m2 yüzölçümünde ve fundalık niteliğinde Hazine adına tesbit edilerek tapuya tescil edilmiş, 298 sayılı parsel ise Aralık 1955 tarih ve 102 numaralı tevzi tapusuna göre 11074 m2 ve tarla niteliğinde … Dalan adına tesbit görüp tapuya tescil edildiği, Hazinenin açtığı tapu iptali ve tescil davası sonucu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.06.1981 … ve 1981/303-326 sayılı kesinleşen kararı ile maki bitkisiyle kaplı olduğu gerekçesiyle … Dalan adına olan tapu kaydı iptal edilerek Hazine adına tescil edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile uzman bilirkişi raporlarına göre çekişmeli 298 ve 311 sayılı parsellerin 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alınarak Temmuz 1945 tarih 39 numarada tapuya kayıt edilen Pirinççi Devlet Ormanı sınırları içinde bulundukları, 05.06.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında orman niteliğinde bulundukları için orman sınırları dışına çıkarılmayıp, 1939 tahdidindeki gibi orman sınırları içinde bırakıldıkları anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazlar 1951 yılında maki tefrik komisyonu tarafından makiye ayrılmışlarsa da 311 sayılı parselin 4753 Sayılı Yasaya göre dağıtımı yapılmadığı, 298 sayılı parselin ise 4753 Sayılı Yasaya göre dağıtımı yapılarak tevzi tapusu oluşmuş ise de Hazinenin açtığı dava sonunda Hazine adın tescile karar verilmekle sözü edilen tevzi tapusunun da hukuki geçerliliği kalmamıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 … ve 1993/5-1 sayılı kararı ile (3116 Sayılı Orman Yasasının 5653 Sayılı Yasa ile değişik 1/e maddesine göre çıkarılan “makilik ve orman sahalarının birleştiği yerlerde orman sınırlarının tesbitine ait yönetmelik” ile bu yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlarının ve yaptıkları işlemlerin geçerli olduğuna, orman sınırlandırılması kapsamında iken söz konusu komisyonlar tarafından makilik … olarak belirlenen taşınmazlar hakkında … YASALAR gereğince oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği) kabul edilmiştir. Sonucu ile geçerli ve bağlayıcı olan bu
İçtihadı Birleştirme Kararında sadece “maki komisyanlarının yaptıkları işlemlerin geçerli olduğu ve maki komisyonlarınca makilik … olarak ayrılan yerlerde … yasalar uyarınca oluşturalan tupalara değer verilmesi gerektiği” hükme bağlandığından … Yasalar uyarınca (sözü edilen Yasa 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasasıdır) oluşturulan tapular dışındaki taşınmazlara ve imar ihyaya değer verilemeyceği gibi, Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazlara ilişkin bir tevzi tapusundan söz edilemez. Dava konusu taşınmazlar 1939 yılında yapılan orman kadastrosu sonucu Temmuz 1945 tarih 39 numarada orman niteliği ile tapuda kayıtlı bulunan Pirinççi Devlet Ormanı içinde bulunmaktadır ve halen eylemli ormandır. 4753 Sayılı Yasada ormanlar hakkında tevzi tapusu oluşturulacağına dair bir hükümde bulunmamaktadır. Maki komisyonlarının yaptığı işlem orman sınırı dışına çıkarma işlemi değil “makilik yer olduğunu belirleme” işlemidir. Ne 5653 Sayılı Yasada ve ne de bu yasa uyarınca çıkartılan yönetmelikte maki komisyonlarına “orman sınırı dışına çıkartma” yetkisi verilmemiştir. Diğer taraftan yörede orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının yapıldığı 1988 yılında yürürlükte bulunan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 28. maddesine göre evvelce makiye tefrik edilen fakat tevzisi yapılmayan sahaların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağı hükümleri bulunmaktadır. Uzman bilirkişiler tarafından yapılan incelemede 311 ve 298 sayılı parsellerinin muhafaza makisi niteliğinde bulundukları açıklanmıştır. Açıklanan nedenlerle; 5653 Sayılı Yasanın 1/son ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi karşıt anlamından orman rejimine tabi olacağının kabulü gerekeceği gibi, taşınmazların 1939 yılında yapılan orman kadastrosu sonucu Pirinççi Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt edilen Temmuz 1945 tarih 39 numaralı tapu kaydı kapsamında bulundukları, Devlet Ormanı olan taşınmazların dağıtımının söz konusu olamayacağı, makiye ayrıldığı halde tevzi tapusu bulunmayan taşınmazlar yönünden 22.03.1996 tarih ve 5/1 Sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanma yeri bulunmadığı gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/04/2006 günü oybirliği ile karar verildi.