YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16543
KARAR NO : 2023/3053
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/821 E., 2016/249 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 28.10.2014-22.07.2015
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/821 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; cezasını haklı bulmadığı, psikolojik tedavi görmekte olduğu ve şuan vatani görevini yapmakta olduğu gerekçeleriyle kararın temyiz edilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 05.05.2014 tarihli ve 30 sayılı kararı ile hakkında kesinleşmiş idarî para cezası bulunan sanığın yoklama kaçağı olarak aranmakta iken 22.07.2015 tarihinde Samsun İl Emniyet Müdürlüğünce yakalandığı ve 15 gün süre içerisinde en yakın Askerlik Şubesi Başkanlığına başvurması hususunun kendisine tebliğ edildiği, ancak sanığın askerlik şubesine başvurmadığı ve halen yoklama kaçağı olarak arandığı, Bafra Askerlik Şubesi Başkanlığının 07.12.2015 tarihli ihbarı uyarınca 08.03.2014 tarihinden 22.07.2015 tarihine kadar bakaya kalma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında; olay tarihinde psikolojik tedavi gördüğünü, ilaçlar kullandığını, ayrıca epilepsi rahatsızlığının bulunduğunu, bu sebeplerden dolayı askerlik şubesine gidemediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 05.05.2014 tarihli ve 4907 Esas, 30 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdari yaptırım kararının 28.10.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 22.07.2015 tarihinde yakalandığına dair yakalama tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
6.Sanığın ayrıntılı askerlik sahafatını içerir belge dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1.1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı, bakaya ve saklı suçlarının işlenebilmesi için, failin suçu işlediği tarihlerde beden ve ruh sağlığı itibarı ile askerliğe elverişli olması gerektiği, somut olayda sanığın talimat mahkemesindeki savunmasında “suç tarihlerinde psikolojik tedavi gördüğünü, ilaçlar kullandığını, ayrıca epilepsi rahatsızlığının bulunduğunu” belirterek Hastane kayıtları ve reçete örneği ibraz etmesi, sanığın İlkadım Askerlik Şubesi Başkanlığınca sevk edildiği Aile Hekimliğinde 23.02.2016 tarihinde yapılan muayenesinde Asker Hastanesi Psikiyatri ve Nöroloji polikliniklerine sevkinin uygun görülmesi ancak muayene sonucuna dair bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmaması karşısında; sanığın, daha önce görmüş olduğu psikiyatrik tedavilerine ve epilepsi
rahatsızlığına ait hastane kayıtları ile varsa sağlık kurulu raporu ve benzeri belgelerin ilgili hastanelerden getirtilerek dava dosyası ile birlikte sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilmesi, psikiyatrik ve nörolojik yönden suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının sağlık kurulu raporu ile tespit ettirilmesi, akabinde elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Hükümden sonra 03.08.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu’na (1111 sayılı Kanun) eklenen geçici 55 inci maddenin birinci fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.” hükmünün; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise “Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idarî ve adlî soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idarî para cezaları tahsil edilmez” hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında;
Bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından, sanığın, 7146 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik için müracaatta bulunup bulunmadığı, müracaata bulunmuş ise 15.000 Türk Lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödeyip ödemediği, ayrıca üç ay içinde başvurması ve bedelini yatırmış olması halinde 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılması ve elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun’la 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4.Sanığa yüklenen fiilin 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunu oluşturmasına rağmen, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığın 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan
bakaya kalma suçundan cezalandırılması,
5.İdari yaptırım kararının sanığa 28.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, karara karşı yaptığı itiraz başvurusunun Bafra Sulh Ceza Hakimliğinin 28.10.2014 tarihli ve 2014/317 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verilmesi üzerine idari yaptırım kararının 28.10.2014 tarihinde kesinleştiği dolayısıyla suç tarihlerinin 28.10.2014-22.07.2015 olduğu dikkate alındığında sanığın 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesinde yer alan “dört aydan sonra bir yıl içinde yakalananlar, dört aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır” hükmü uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, aynı maddenin “bir yıldan sonra yakalananlar” cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini,
6.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın yoklama kaçağı kaldığı tarihleri kapsayacak şekilde 28.10.2014-22.07.2015 biçiminde gösterilmesi yerine 22.07.2015 olarak gösterilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/821 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.