Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4542 E. 2023/2065 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4542
KARAR NO : 2023/2065
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın esastan reddine, kısmen kabul, kısmen reddine

Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosyalarda davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl dosyada davacı … ve … dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve tahrir krokisine dayanarak, Kars ili … / İstasyon Mahallesi 813 ada 8, 23, 24 ve 140 ada 36 parsel sayılı taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir.
2. Birleşen 1988/52 Esas sayılı dosyada davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … / … Mahallesi 813 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün olmayacağını ileri sürerek, komisyon kararının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Birleşen 1988/54 Esas sayılı dosyada davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … / … Mahallesi 813 ada 8 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı 813 ada 9 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün olmayacağını ileri sürerek, komisyon kararının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

4. Yargılama sırasında Kars Kadastro Mahkemesince, çekişmeli 813 ada 8, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki dava tefrik edilerek mahkemenin 1988/79 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmiştir.

II. CEVAP
Davalılar …, … ve … cevap dilekçelerinde; 813 ada 23 parsel sayılı taşınmazın Kenan Mutluer’den satın alındığını, taşınmazın 50 yılı aşkın süredir eklemeli zilyetlikle kullanıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.12.1997 tarih ve 1996/29 Esas, 1997/46 Karar sayılı önceki kararı ile, “davacı Hazinenin davasının reddine, davacılar … ve …’ın davasının kabulüne, çekişmeli 813 ada 8, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazların … ve … adına eşit hisselerle tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … vekili ve davalılar Mehmet Sadık Oğlu ile … tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (7.) Hukuk Dairesinin 22/06/1998 tarih ve 1998/1560 Esas, 1998/2868 Karar sayılı ilamıyla; “eksik inceleme ile karar verildiği, tarafların tutundukları tapu kayıtlarının kapsamında kalan taşınmazların 1929 yılında haritaya bağlandığı , taşınmazlar arasında Subatan yolu olarak isimlendirilen kadim yolun bulunduğu ve yolun yerinin değişmediği, bu durum karşısında kayıt kapsamının söz konusu harita ve değişmeyen yol yeri esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği açıklanarak, öncelikle yolun güneyindeki komşu parsellerin tutanak ve dayanak belgelerinin getirtilmesi, 9 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydında güney sınır haritasında da gösterilen yol olarak belirtilmiş olduğundan kadastro haritaları ile 1/4000 ölçekli ve 1929 tarihli tahrir krokilerinin ölçekleri denkleştirilerek ve belirtilen yol esas alınmak suretiyle her iki haritanın çakıştırılması, kayıt kapsamlarının buna göre belirlenmesi, çekişmeli taşınmazların kayıt kapsamında kalması halinde kayıtlara değer verilmesi, kayıt kapsamı dışında kalan kesimler olduğu takdirde zilyetlik delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Temyiz incelemesi neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “asıl dosyada davanın reddine, birleşen 1988/52 Esas ve 1988/54 Esas sayılı dosyalarda davanın kısmen kabulü ile;
1. 813 ada 8 parsel içerisinde C harfi ile gösterilen 2151,40 metrekare , 813 ada 23 parsel içerisinde J harfi ile gösterilen 3255,75 metrekare ve 813 ada 24 parsel içerisinde D harfi ile gösterilen 690,31 m2 kısımların ifrazı ile toplamda 6097,46 metrekare olarak aynı adanın son parsel numarası ile mera vasfı ile ile sınırlandırılarak, mera özel siciline kaydına,

2. 813 ada 23 parsel içerisinde K harfi ile gösterilen 285,77 metrekare kısmın yine aynı adanın son parsel numarası ile mera vasfı ile ile sınırlandırılarak , mera özel siciline kaydına,

3. 813 ada 8 parsel içerisinde E harfi ile gösterilen 187,92 metrekare kısmın (taşınmaz ile fiili bağı kalmadığı gözetilerek) ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası ile, 813 ada 8 parsel sayılı taşınmazın içerisinden C ve E harfli kısımların ifrazından sonra bakiye kalan ve raporda B harfi ile gösterilen kısım 6018,06 metrekare yüzölçümü ile ,813 ada 23 parsel sayılı taşınmaz içerisinde G harfi ile gösterilen 3553,95 metrekare kısmın ifrazı ile tarla vasfında aynı adanın son parsel numarası ile, 813 ada 24 parsel sayılı taşınmazın içerisinden D harfi ile gösterilen kısmın ifrazından sonra bakiye kalan ve raporda A harfi ile gösterilen kısmın 14970,69 metrekare yüzölçümü ile aynı ada ve parsel numarası ile, … ve müşterekleri adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline ,

4. 813 ada 23 parsel sayılı taşınmazın içerisinden G-H-K harfleri ile gösterilen kısımların ifrazından sonra bakiye kalan ve raporda H harfi ile gösterilen kısmın tarla vasfında ve 3848,43 metrekare yüzölçümünde aynı ada ve parsel numarası ile … ve müşterekleri adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, birleşen dosyada davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Birleşen dosyada davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların tamamının mera olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, İlk Derece Mahkemesince çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak ve yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarının da keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla çelişki gösterdiğini, yine taşınmaza ait geriye dönük olarak geçmiş dönemlerdeki durumunu gösterir hava fotoğraflarının istenerek bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğini,, dava konusu taşınmazın çevresinde Hazineye ait başka taşınmazların mevcut olup olmadığı gibi konularda inceleme yapılmadığını, taşınmazların eğimi niteliği toprak yapısı bitki örtüsü ve özellikle çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerle arasında doğal ya da yapay sınır olup olmadığı komşu parsellerden nasıl ayrıldığı hususlarını içeren çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendirilen bilimsel verilere dayalı rapor alınmadığını, raporda belirtilen hususların somutlaştırılması için taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek şekilde çekilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazların sınırlarının kabaca işaretlenmesi, fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor alınmalısı gerektiğini açıklayarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 701 inci ve 702 nci maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.