Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/3067 E. 2006/6462 K. 09.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3067
KARAR NO : 2006/6462
KARAR TARİHİ : 09.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı köy tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 70 parsel sayılı taşınmazın yörede 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, (A1) = 118 m2 ve (A2)= 56 m2’lik kısımlara ait tapunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, bu kesime davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı köy tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen orman tahdit sınırları içinde kalan yerlerden olduğu; ilk orman tahdidinin pusulalı kem ölçeme aleti ile yapıldığı, ölçü değerlerinin sabit noktalara bağlanamadığı; harita çözümlerinin ise ölçü tarzına benzer şekilde grafik olarak elle çizilerek yapıldığı, bu nedenle hata payının yüksek olduğu, bu tahdidin ancak tutanaklar ile zeminde mevcut bulunan sabit noktalardan yararlanmak suretiyle uygulanabileceği; nitekim 96 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 1976 yılındaki aplikasyon ve 2. madde uygulamasının bu yönteme uygun yapıldığı; uyuşmazlığın çözümünde bunun esas alınması gerektiği gözetilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.