YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15222
KARAR NO : 2007/13731
KARAR TARİHİ : 05.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Köyünde ilk kez yapılan ve 04.12.2003 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda zilyetliğinde bulunan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman alanı içinde bırakılma işleminin yanlış olduğunu bildirerek işlemin iptalini ve taşınmazın orman alanı dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, … bilirkişi krokisinde A=62321.45 m2’lik bölümle ilgili orman tahdidin iptaline, bu bölümün orman sayılmayan yerler olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan uzman orman bilirkişi raporunda çekmişmeli taşınmazın (A) işaretli bölümünün % 10 eğimli olduğu, 1958 yılında bütünlemesi, 1960 yılında baskısı yapılan en eski tarihli memleket haritasında beyaz renkli açık alanda ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmişse de, kadastro paftası ile memleket haritasının ve orman kadastro haritasının ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların orjinal renkli memleket haritasındaki konumu saptanmamış, sadece memleket haritasındaki yeri lokal olarak işaretlenmekle yetinilmiş, … ve orman bilirkişiden müşterek imzalı rapor ve kroki de alınmamıştır. Bu haliyle hükme dayanak alınan bilirkişi raporu taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli değildir. Diğer taraftan; taşınmazın bulunduğu bölgede genel arazi kadastro çalışmalarının yargılama sırasında yapıldığı, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlarla ilgili tesbit tutanaklarının düzenlendiği, (1831, 1837, 1838, 1839, 1840, 1841, 1842 ve 1843 parsellerin) ve Dairece iade kararı üzerine getirtilen ve fotogonometri yöntemiyle düzenlenen haritada bu parsellerin tasarruf (kullanım) sınırlarının gösterildiği halde, çekişmeli taşınmazla ilgili tasarruf ve kullanım sınırlarının bulunmadığı gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu taşınmazın fotogometri haritasının düzenlendiği tarihlerde kullanılmadığı anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hak sahibi kişilere orman kadastrosuna itiraz davası açma olanağı sağlamıştır. Başka bir anlatımla, davacı gerçek ve tüzel kişilerin 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre zilyetliğe dayanarak bu davayı açabilmesi için; orman kadastro tutanaklarının düzenlendiği tarihten geriyi doğru 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen çekişmesiz, aralıksız en az 20 yıllık zilyetliğinin bulunması gerekir. Böyle bir zilyetlik yoksa taşınmazın memleket haritasında beyaz renkli açık alanda orman sayılmayan yer olarak gösterilmesi davacı gerçek kişiye dava açma … vermez.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının zilyetliğinin süresi, sürdürülüş biçimi, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ekonomik amaca uygun biçimde sürdürülüp sürdürülmediği ayrıntılı bir şekilde maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, ayrıca; 1980-1990’lı yıllara ait memleket haritası ve … fotoğrafları ve kadastro çalışmalarına esas olmak üzere fotogonometri yöntemiyle düzenlenen haritalar bulunduğu yerden getirtilerek, bilirkişiler tarafından özel aletlerle incelenip taşınmazın o tarihlerde kullanılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, komşu parsellerden davalı olanlar varsa birlikte inceleme ve değerlendirilmesi yapılmalı, davacı yararına orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluşmamış ise, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı düşünülmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 05/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.