Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24543 E. 2023/10662 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24543
KARAR NO : 2023/10662
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2016 tarihli ve 2016/4265 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında katılan …’ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2017 tarihli ve 2016/184 Esas, 2017/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine, katılan …’a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2017 tarihli ve 2016/184 Esas, 2017/10 Karar sayılı kararının sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.06.2017 tarihli ve 2017/753 Esas, 2017/872 Karar sayılı kararı ile;
”…Mahkemenin kabulüne göre hakaret, tehdit ve mala zarar verme suçları ile ilgili mahkumiyet hükümlerinde CMK 253 maddesi gereği uzlaşma hükümlerinin uygulama yeri olup olmadığının değerlendirilmeden ve karar yerinde tartışma konusu yapılmaksızın hüküm kurulması,
Kabule göre ise,
5237 sayılı TCK 62/2 maddesinin ” (2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir ” şeklindeki amir hükmünde sayılan ve kararda gösterilmesi gereken takdiri indirim nedenlerinin sanık hakkında 5237 sayılı TCK 62 maddesinin tatbik edilmemesine dair hüküm fıkrasında göz önüne alınması ve kararda belirtilmesi gerekirken ” TCK’nın 62. maddesinin her olayda uygulanmasının zorunlu bir atıfet maddesi niteliğinde olmayışı, sanığın yargılamayı aydınlatıcı ve kolaylaştırıcı bir beyanı ve hareketinin olmayışı” şeklindeki gerekçe ile sanığın cezasından takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı hapis cezasının TCK 50. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmemesi hususunda yasal ve makul gerekçe gösterilmemesi,
Suretiyle CMK. 34, 230, 231 ve 289/1-g maddelerine aykırı olarak yargılama yapılıp hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün 5271 sayılı Kanunun 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA,” karar verilmiştir.

4. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/170 Esas, 2018/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), 35 inci maddesi, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/1253 Esas, 2018/1338 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delilin olmadığına,
2. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,
3. Takdiri hafifletici indirimler ve lehe olan hükümlerin yeterince uygulanmadığına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … …’nun katılan …’den sürekli olarak hem bizzat hem de katılan …’ın yanında çalışan katılan … aracılığıyla borç para istediği, ancak katılan …’ın sanığın bu taleplerini reddetmesi nedeniyle sanığın katılanlara karşı husumet beslediği, 27.04.2016 tarihinde akşam 19.30 sularında sanığın iş yerine gelerek 8 yıl yatarının olduğunu, 30.000,00-TL’ye ihtiyacının olduğunu, kaybedecek bir şeyinin olmadığını, bu parayı uyuşturucu işinde sermaye yapacağını, niçin kendisine musallat olduğunu sorduğunda “sende para var, sana koymaz, benim başka çarem yok” dediğini, yatarı olduğu için ölmüş kalmış öneminin olmadığını, daha önce çalıştığı bir iş yerinden alacağını alamadığı için iş yerini kurşunlayıp şahsın işini bozduğunu söyleyerek kendisini tehdit ettiğini, birlikte konuştukları sırada diğer katılan …’ın da yanlarına gelerek konuşmalara şahit olduğunu, şahsın belinde silah gördüklerini, ancak olay büyümesin diye polise haber vermediklerini, sanayiye giderken “benim kafamı attırmayın, bak neler yaparım, benim bu işleri bir telefonla yaptıracağım onlarca adam var” diyerek dükkandan ayrıldığını, sanığın …’ya göndermiş olduğu mesajlarda “ben …, gülü arıyorum açmıyosun, sende de var bir ipnelik, allah büyük” , “Güllü benim …, ilk seni vurcam pazar günü pazarda için rahat olsun senin” şeklinde mesajlar gönderdiği, 14.05.2016 tarihinde de sanığın telefonla katılan …’ı arayarak … aracığıyla yine katılan …’dan 1.000,00 veya 2.000,00 TL borç para vermesini istediği, ancak katılan …’ın sanığın bu talebini de reddettiği, bunun üzerine sanığın, istediği parayı vermediği için ve katılan …’ı korkutarak istediği parayı vermesini sağlamak için 16.05.2016 tarihinde katılan …’ın iş yerinin kapısını kurşunladığı, ancak katılan …’ın sanığa herhangi bir şekilde para vermediği, böylelikle sanığın üzerine atılı yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı, gelişen olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde tek bir yağmaya teşebbüs eyleminin söz konusu olduğu, sanığın katılan …’dan sürekli borç para istediği ancak talebinin karşılanmaması nedeniyle katılan …’ın iş yerini kurşunlayarak iş yerinin camına zarar vermek suretiyle sanığı hayatına, vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek, istediği parayı teslime mecbur kılmaya çalışarak üzerine atılı yağmaya teşebbüs suçunu işlediği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2.16.05.2016 tarihli olay yeri inceleme raporunda iş yerinin kurşunlanmasına dair bulgular tespit edilerek deforme olmuş mermi çekirdeği parçaları ele geçirildiği anlaşılmıştır.

3. 03.06.2016 tarihli olay, CD izleme tutanağında sanığın, 27.04.2016 tarihinde katılanın işyerine geldiği, bir süre sonra katılanlarla birlikte dışarı çıktığı ve iş yeri önünde konuştukları sonra da işyerinden ayrıldığına dair görüntülerin olduğu tespit edilmiştir.

4. Katılan …’nın telefonuna sanık tarafından gönderilen mesaj içerikleri dosya arasında mevcuttur.

5. Sanığın kardeşi Tanık S. K nin beyanları dosya arasında mevcuttur.

6. Sanığın katılandan borç para istediğini ve katılan …’a mesajları kendisinin gönderdiğini kabul ettiği ancak yağmaya teşebbüs suçunu kabul etmediği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda;
,”…Hükümde tekerrüre esas alınan ilamın TCK’nun 141/1. maddesine ilişkin olduğu, 02/12/2016 Tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi gereği TCK’nun 141/1. maddesinin uzlaşmaya tabi hale geldiği ve uyap ortamından uyarlama yapılmadığı görülmekle,cezanın infazında TCK’nun 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
27/04/2016 tarihinde işyerinde yaşanan olay esnasında sanığın tehditte bulunup belindeki silahı gösterdiği yerin katılan …’ın iş yeri olduğu gözetilerek TCK’nun 149/1-d maddesinin de tatbiki gerektiği gözetilmemiş ise de ,hükmolunan cezada teşdiden uygulama yapılmış olması nazara alınarak belirtilen eksiklik sonuca etkili olmadığından ve aleyhe istinaf ta bulunmadığından değerlendirme dışı bırakılmıştır.” eleştirisi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delilin olmadığına ve Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkin temyiz sebebine yönelik;
Katılan … ve temyiz dışı katılan …’ın aşamalarda alınan beyanları, sanığın kardeşi olan tanık S.K’nın, sanığın katılandan borç para istediği, katılanın da vermemesi üzerine sanığın ”Serkanın kendisine para vermediğini o gününü görecek bunun diyetini ödeyecek” gibi söylemlerde bulunduğuna dair hazırlıkta alınan beyanları, olay yerini gösterir kamera görüntüleri, olaya ilişkin tutanaklar ve sanığın da tevil yollu katılandan borç para istediğini, katılanın vermemesi üzerine ısrar ettiğini, parayı almak için aracı kıldığı temyiz dışı katılan …’a gönderdiği mesajları kendisinin gönderdiğini kabul ettiği anlaşılmakla sanığın yağmaya teşebbüs suçunu işlediği sabit olmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Lehe hükümleri uygulanmasına yönelik temyiz sebebi;
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 7 yıl 6 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/1253 Esas, 2018/1338 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.