Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/4433 E. 2007/8173 K. 14.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4433
KARAR NO : 2007/8173
KARAR TARİHİ : 14.06.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … ilçesi … Köyü 122 ada 2 parsel sayılı 31.157,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarih 526 ila 528 yazım numaralı vergi kayıtları uygulanarak tarla niteliği ile dahili davalının miras bırakanı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın Hazine tarafından temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.11.2003 gün 2003/2953 – 3383 sayılı bozma ilamında; “Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı ve … toprağı olduğunun saptandığı ancak Hazine, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığı halde çekişmeli taşınmazın kadastro tespitine esas alınan vergi kayıtlarının usulüne uygun olarak uygulanmadığı, bu sebeple vergi kayıtlarının taşınmaz başında yapılacak keşifte yöntemince uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine, dava konusu taşınmazın … adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1977 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın batısında ve kuzeyinde … bulunduğu ve dosya içinde bulunan renksiz tahdit haritası sureti üzerinde çekişmeli taşınmazın işaretlendiği yerde üç tane derenin taşınmazın içinden geçtiği anlaşıldığı halde mahkemece jeolog bilirkişiden rapor alınmamış, taşınmazın … yatağı olup olmadığı belirlenmemiştir. Bundan ayrı 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları (katılan davalı yönünden senetsiz belgesiz araştırması, 40/100 dönüm limitin aşılıp aşılmadığı, … … arazi olup olmadığı vb) yeterince araştırılmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece; dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak 1980’li yıllara ait … fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, jeoloğ, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte yeniden yapılacak keşifte, … fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri bu belgelerle denetlenerek …, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, taşınmazın … yatağı olup olmadığı , dereden kazanılıp kazanılmadığı yönünde jeoloğ bilirkişiden rapor alınmalı , kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, … ile eklemeli zilyetler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14/06/2007 günü oybirliği ile karar verildi.