Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8632 E. 2023/1681 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8632
KARAR NO : 2023/1681
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki bağışta şekil eksikliğine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ikinci kademedeki tenkis davasının kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ikinci kademedeki tenkis davasının kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; okur-yazar olmayan muris …’nun yaşlı ve tapuda yapılan işlemi kavrayacak durumda olmadığı halde 27/05/1991 tarih 801 yevmiye No.lu resmi senedin, şahit bulundurmadan ve TMK’da öngörülen tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulmasını sağlamak amacıyla vazedilen tapu sicil tüzüğünün 11.maddesinin son fıkrasında uygulanması emredilen 16 ve 17. maddelerine aykırı olarak tanzim edildiğini, bu senet ile murisin Bigadiç’te bulunan 7 adet arsa niteliğindeki taşınmazını davalı … ile torunu diğer davalı …’ya hibe ettiğini, 15/11/1991 tarihinde 1536 yevmiye No.lu resmi senetle davalı …’ya 170 ada 21 parselin iki şahit huzurunda bağışlandığını, 27/05/1991 tarih ve 801 yevmiye ile tanzim edilen resmi senette yazılı bulunan ve üçüncü kişilere satılmayan 325 ada 61 parsel ve 278 ada 29 parselin müvekkilinin miras payı oranında iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini, 479 ada 6 parsel, 170 ada 23 pasel, 170 ada 21 parsel, 479 ada 7 parsel, 170 ada 26 parsel yönünden tenkis taleplerinin kabulüne, 325 ada 61 parsel ve 278 ada 29 parsele ilişkin tapu iptali ve tescil istemleri kabul görmezse diğer dava konusu taşınmazlar gibi bu parseller için de tenkis taleplerinin kabulü ile 65.000,00 TL’nin mirasın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekilinin cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve yersiz olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 01/04/1920 doğumlu …’nun sağlığında okur-yazarlığının olduğunu, resmi senetlerin yapıldığı 1991 yılında 71 yaşında olup akli dengesinin yerinde olduğunu, … tarafından 27/05/1991 tarihinde 801 yevmiye numaralı resmi senet ile yapılan akdin geçerli olduğunu, ancak 15/11/1991 tarih 1536 yevmiye numaralı resmi senetle yapılan işlemde …’nun ellerinin terleyip heyecanlandığını ve imza atmakta zorlandığını, bu durum karşısında tapu görevlilerinin işlemin iki tanık huzurunda yapılmasının uygun olacağının söylenmesi üzerine iki tanık bulunarak …’nun okuma yazmasının olmadığı düşüncesiyle resmi senetin düzenlendiğini, miras bırakan …’nun işlem yaptığı 1991 yılında yürürlükte olan TMK’ya göre bağışın tenkise tabi olmadığını, murisin minnet duygusuyla taşınmazlarını davalılara bağışladığını, tenkis davasının haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle açılan tapu iptali ve tescil ile olmadığı takdirde tenkis davasının reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı …’ya dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeşitli tarihlerdeki resmi evraklardan murisin okur yazar olduğu anlaşıldığından davacının 801 yevmiye numaralı bağış işlemindeki şekil eksikliğine dayalı tapu iptal ve tescile ilişkin taleplerinin reddine, her ne kadar muris rücu şartlı bağışlamalar yapmışsa da bu işlemlerin davacının saklı payına tecavüz kastıyla yapıldığı ve davacının saklı payının ihlal edildiği anlaşıldığından tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tenkis istemlerinin olduğunu, tapu iptali ve tescil istemleri reddedilince aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak bu taşınmazların da tenkis hesabına dahil edildiğinden aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebinin reddedilmesinin yerinde olduğunu, murisin minnet duygusuyla taşınmazlarını davalılara bağışladığını, tenkis davasının haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu 479 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından murise geri devredildiğini ve muris tarafından satıldığını, bu nedenle tenkis hesabı dışında tutulması gerektiğini, 170 ada 23 parsel ve 479 ada 7 parsel sayılı taşınmazların üzerindeki rücu şartının terkininden sonra murisin istemi doğrultusunda kendileri tarafından başka kişiye satıldığını, bu nedenle tenkis hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, 170 ada 26 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki rücu şartının terkininden sonra murisin istemi doğrultusunda sağlık ocağı yapılmak üzere bağışlandığını, hatta bu taşınmazda murisin tam malik olmadığını, diğer paydaşın da payını sağlık ocağı yapılmak üzere bağışladığını, bu nedenle tenkis hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, taşınmaz değerlerinin de fahiş olarak belirlendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
1. Davalılar vekilinin istinaf başvurusu açısından; dava konusu taşınmazların açık bir şekilde bağış işlemine tutulduğu, işleme ilişkin ivaz bedelinin bu şekilde karşılandığı iddiasının ancak ivazlı işlemlerde sözkonusu olacağından bu hususun incelenemeyeceği, 479 ada 6 parsel, 170 ada 23 parsel, 479 ada 7 parsel sayılı taşınmazların murisin istemi ile satılıp parasının da murise aktırıldığı ve 170 ada 26 parsel sayılı taşınmazın murisin istemi ile sağlık ocağı yapılmak üzere bağışlandığı ispatlanamadığından, bu taşınmazın da tenkise tabi olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine,

2. Davacı vekilinin istinaf başvurusu açısından; davacının terditli taleplerinden ilki olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilip ikinci kademedeki talep olan tenkis davasının kabulüne karar verildiği, reddedilen ilk talep için vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ikinci kademedeki tenkis davasının kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ile bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) tenkise ilişkin 560 ıncı ve devamı maddeleri

3 Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.