Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11713 E. 2023/1979 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11713
KARAR NO : 2023/1979
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/11 E., 2021/1672 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2013/877 Esas, 2014/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 2 yıl 6 ay 25 gün hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2013/877 Esas, 2014/64 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2019/3636 Esas, 2020/18417 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1) Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’nın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Yasa’nın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2) Sanıktan 194 paket kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesi kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili sebebiyle temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde hapis ve adli para cezasının tayininde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanık hakkında faza ceza tayini,…” nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/1672 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği hapis cezasından çevrili 4.000,00 TL ve gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezasına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın sigaraları sattığına dair bir tespitin bulunmadığına, sigaraların şahsi kullanım sınırında bulunduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın iş yerinde kaçak sigara satıldığına dair bilgiler alınması üzerine yapılan kontrolde, masa üzerinde açık vaziyette ve masanın alt kısmındaki poşetler içerisinde görünür halde 7 farklı markalarda 194 paket kaçak sigaranın satışa arz edilmiş biçimde ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, suça konu iş yerini kendisinin işlettiğini, sigaraları içmek için aldığını ve iş yerine koyduğunu, satma amacı olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

3.Ele geçirilen sigaraların 27.09.2013 tarihli suç tutanağında, açıkça bandrolsüz olduğu belirtilmiş ve kaçak olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödemesi nedeniyle cezasında 1/2 yerine 1/3 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, soruşturma aşamasında sanık hakkındaki 27.09.2013 tarihli ifade esnasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmış olduğu nazara alınarak Mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.Sanığın iş yerinde satışa arz edilmiş halde 7 farklı markalarda 194 paket kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması sebebiyle savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklindeki düzenleme ve sanığın neticeden 4.000,00 TL ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında adlî para cezalarının ertelenmesi mümkün olmadığından bu hususa yönelen temyiz talebi reddedilmiştir.

3.Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat ettiğini beyan eden ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını Devlet Hâzinesine yatırmış olmakla suçtan doğan tüm vergileri de gidermiş olan sanığın, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi gereği, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği değerlendirilerek ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kanunen uygulanmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

5.Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe kanunun denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan yürürlüğe giren kanun maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanmadan lehe kanun belirlenmek suretiyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereği sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/1672 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.