Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14950 E. 2023/1894 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14950
KARAR NO : 2023/1894
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/526 E., 2022/145 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/293 Esas, 2015/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği beraat, suçta kullanılan nakil aracının iadesi ve eşya müsaderesi kararı verilmiştir.

2.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/293 Esas, 2015/535 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcıları ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/452 Esas, 2021/3218 Karar sayılı ilâmıyla;
“…a) Nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Nakilde kullanılan aracın iadesine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmakla, katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcılarının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİYLE İADE KARARININ ONANMASINA,
b) Beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Olay, oluş ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki kamyon cinsindeki araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, ticari nitelikteki aracın orijinal olmayan yakıt deposundan ve araçtaki bidonlar içerisinden 810 litre gümrük kaçağı akaryakıtın rızaen muhafaza altına alınması şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanığın suça konu akaryakıtı tarımda kullanmak maksadıyla aldığını savunmuş ise de kaçak akaryakıtın miktarı ve ticari araçta ele geçirilmesi dolayısıyla ticari nitelikte olması karşısında sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,…” nedeniyle suçta kullanılan nakil aracının iadesi yönünden onanmasına ve sanık hakkındaki beraat hükmü yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2022 tarihli ve 2021/526 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezasına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanmamasına, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesinin gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlilerince yapılan rutin yol kontrolü sırasında sanığın sevk ve idaresindeki araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın yakıt depoları ile araçta bulunan bidonlardan toplamdan 810 litre kaçak mazot ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, ele geçirilen mazotu kullanmak için aldığını, ticari amacı olmadığını, kaçak olduğunu ve suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

3.TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü tarafından düzenlenen 28.03.2014 tarihli analiz raporunda, suça konu mazotun ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu belirtilmiştir.

4.Sanığın aleyhine olan Yargıtay ilâmına karşı savunması 08.12.2021 tarihli duruşmada alınmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında dosyanın bozulması üzerine, Mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın Devlet Hazinesine ödendiği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken 1/3 indirim oranı uygulanacağı şeklinde ihtar yapılarak yazılı şekilde anılan düzenlemenin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı kadar tutarın açıkça bildirildiği, ihtarat metni incelendiğinde, herhangi bir indirim oranı belirtilmediğinden sanığın yanıltılmış olmadığı gibi soruşturma aşamasında da usulüne uygun biçimde ihtarat yapıldığı, etkin pişmanlık bedelinin sanık tarafından maddi durumunun iyi olmadığı sebebiyle ödenmediği nazara alınarak 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamış olmasında, herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B.Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması” ve (b) bendinde; “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması” koşulları getirilmiş olmakla, adli sicil kaydı bulunmayan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi müessesesine objektif koşullar yönünden engel halinin bulunmaması ve dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliğinin tespit edilememesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/452 Esas, 2021/3218 Karar sayılı ilâmıyla Mahkemece iadesine karar verilen suçta kullanılan nakil aracı hakkındaki kararın onanması üzerine iadeye ilişkin hükmün kesinleştiği anlaşıldığından katılan … İdaresi vekilinin nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemekle hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde Yargiıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, dava konusu gümrük kaçağı akaryakıtın tamamının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin imha edilen akaryakıt hakkında tasfiye bedelinin Hâzineye irat kaydına karar verilerek, numune alınan akaryakıtın müsaderesiyle yetinilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde B-(4) numaralı bentte açıklanan nedenle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2022 tarihli, 2021/526 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine; “Dava konusu kaçak akaryakıtın tamamının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği MÜSADERESİNE” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.