YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9758
KARAR NO : 2022/15145
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalı … şirketi vekili ile davalılar … ve …. San. Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalılar … ve …. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 24/09/2014 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin … plakalı motosiklet ile seyir halindeyken davalı …’nın sevk ve idaresindeki …. plakalı otobüs ile müvekkiline arkadan çarptığını, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, kazada davalı …’nın tam kusurlu olduğunu, davalı hakkında Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesine açılan davada davalının taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, ceza dosyasında alınan raporda müvekkilinin kusursuz, davalının asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza öncesinde müvekkilinin temizlik görevlisi olarak çalıştığını, kaza nedeniyle uzun bir süre tedavi gördüğünü, ameliyat olduğunu, bacağını tam kullanamaması ve uzun süre ayakta kalamadığından işine devam edemediğini, gece bekçisi olarak yeni bir işe başladığını, kaza sonrasında 20 gün hastanede kalan müvekkilinin sonrasında beş defa ameliyat olduğunu, yaklaşık 7 ay boyuncu zor bir tedavi süreci yaşadığını, müvekkile ait motosikletin de kaza sonrası hurdaya çıktığını, SGK tarafından bir kısım masrafların ödenmesine rağmen müvekkilinin tedavi sürecinde birçok masrafları olduğunu, kaza nedeniyle hayat düzeni değişen müvekkilinin birçok zorluklar çektiğini, ameliyat sonrası da tam olarak iyileşmediğini, bu nedenle 150.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu, kaza nedeniyle davalı …’nın sürücü olarak, davalı … A.Ş.’nin araç maliki olarak davalı … şirketinin de zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sorumlu olduğunu beyanla öncelikle davalının kazaya karışan … plakalı aracına karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları sakla kalması kaydıyla hasar bedeli, tedavi giderleri, kazanç kaybı, efor kaybı, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri olarak 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı … şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … A.Ş. ve …’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … A.Ş. ve … vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, alınan raporun tanık ifadeleri dikkate alınmadan düzenlendiğini, keşif yapılarak kusur durumunun yeniden tespit edilmesini, davacının kazadan önce sağlık durumunun tespit edilmesini, oluşan kazada davacının motosikleti ile önündeki dava dışı araca çarpması sonucu mu yaralandığı yoksa müvekkilinin çarpması sonucumu yaralandığının da tespit edilmesini, oluşan kazada davacının kendi kusurunun da tespit edilmesini, davacının kusurlu olduğunu, bu nedenle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin kusurlu olduğunun tespiti halinde bile talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini bu nedenle de manevi tazminat talebini kabul etmediklerini beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla araç sürücüsünün kusuru oranı ve zararı nispetinde olduğunu, araç sürücüsünün kusur durumunun net ve kesin olarak tespit edilmesini, kaza nedeniyle davacının güvenlik tedbirleri alıp almadığının da tespit edilmesini, davacının kalıcı sakatlık talebinin yönetmeliklere uygun olarak alınacak raporla tespit edilmesini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu husustaki sorumluluğun SGK’da olduğunu, mahkememizce faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 24/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının geçici iş göremezlik kaybından dolayı 1.937,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı 5.631,25 TL, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı giderlerinden dolayı 2.268,00 TL, sürekli iş göremezlik kaybından dolayı 79.292,83 TL, araçta meydana gelen maddi hasardan dolayı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 90.129,08 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olması ve faiz yönünden de dava tarihi olan 04/04/2016 tarihinden işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar …, … San. Tic. A.Ş. ve Allianz Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 24/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … San. Tic. A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince,İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı … şirketi vekili ile davalılar … ve …. San. Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 24/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının geçici iş göremezlik kaybından dolayı 1.937,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı 5.631,25 TL, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı giderlerinden dolayı 2.268,00 TL, sürekli iş göremezlik kaybından dolayı 79.292,83 TL, araçta meydana gelen maddi hasardan dolayı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 90.129,08 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olması ve faiz yönünden de dava tarihi olan 04/04/2016 tarihinden işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar …, … San. Tic. A.Ş. ve Allianz Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 24/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … San. Tic. A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4.104,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … ve … San. Tic. A.Ş.’den alınmasına 22/11/2022 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.