YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15960
KARAR NO : 2007/897
KARAR TARİHİ : 25.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B şerhinin silenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1968 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 571 parsel sayılı 31.900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Şubat 1951 tarih 6 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … … adına tespit edilmiş, satış yoluyla davacı … ’e geçmiş, daha sonra 832, 833 ve 834 parsellere ifraz edilmiştir.
576 parsel sayılı 4.500m2 yüzölçümündeki taşınmaz Nisan 1936 tarih 80 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … … adına tespit edilmiş, satış yoluyla davacı Refik … Önür’e geçmiş, daha sonra 835 ve 836 parsellere ifraz edilmiştir.
832, 834 ve 836 parsel sayılı sırasıyla 2.195,45 m2, 9.063,47m2, 4.825,70 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliği ile davacı … adına tescil edilmişler ve 05.08.2003 tarihinde tapu kayıtlarının beyanlar hanesine “ 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerdir” şerhi konulmuştur.
Davacı … ; Çekişmeli 832, 834 ve 836 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 832 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine konulan “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerdir” şerhinin iptaline, 834 ve 836 parsellere yönelik açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmazların tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946-1947 yıllarında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 26.11.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22.07.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli 832, 834 ve 836 parsel sayılı taşınmazların, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldıkları, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldıkları, … tevzi komisyonunca … … adına dağıtım ve tescillerinin yapıldığı, taşınmazların tamamının tevzi haritalarının kapsamında kaldıkları, daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasıyla da orman rejimi dışına çıkarıldıkları, 832 parselin % 7 eğimli olduğu, üzerinde ceviz ağaçlarının bulunduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşımadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1
H.G.K.’nun Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiği ve 832 ( kök 571 ) parsel sayılı taşınmazın makiye ayırmadan sonra 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca tevzi edildiği anlaşıldığına, ancak 834 (Kök 571) ve 836 (kök 576) parseller her ne kadar … tevzi komisyonunca topraksız kişilere dağıtılmışlar ise de % 15-25 eğimli olup, üzerlerinde halen değişik yaşlarda doğal yolla oluşan meşe ağaçları olduğuna, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25.01.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.