Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15421 E. 2007/14850 K. 20.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15421
KARAR NO : 2007/14850
KARAR TARİHİ : 20.11.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine ve … oğlu … … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli … Köyü 361 parsel, yörede 1961 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 45063 m2 miktar ve tarla niteliği ile öncesinde çalılık ve fundalık iken üç sene evvel kök sökmek suretiyle … oğlu … ve … … tarafından imar edildiği, ancak ihya süresinin tamamlanmadığı gerekçesi ile Hazine adına tespit edilmiştir. Bu tespite …, …, … ve … … ile … …, tapu kayıtlarına dayanarak itiraz etmiş, itirazları komisyonca reddedilmiş, süresi içinde Tapulama Mahkemesinde dava açılmıştır.
Mahkemece, “… …’un tek mirascısı olan … …’un davasının ispat edilemediğinden reddine, davacılar …, … ve … …’nun dayandıkları tapu kaydı aynı köy 324 ve 325 parsellere revizyon görmüş olduğundan ve tespitten öncesine dayalı 20 yıllık zilyetlikleri bulunmadığından bu kişilerin davasının da reddine, parselin (A) ile işaretli 8000 m2’lik kısmının tespit gibi Hazine adına tesciline, bu kısım üzerinde davacılar … oğulları … ve … …’nun 27.03.1950’den öncesine dayalı zilyetliklerinin bulunduğu anlaşıldığından, Çiftçiyi Topraklandırma Yasasının uygulanmasına kadar ahara temlik edilemeyeceği ve bu kişiler ile haleflerinin zilyetliğinin ihlal edilemeyeceğinin beyanlar hanesinde şerh verilmesine, (B) ile işaretli 37063 m2 yerin ise, 1950 yılından sonra imar ve ihya edildiği anlaşıldığından Hazine adına tesciline” karar verilmiştir. Bu karar davacı … … dışındaki tüm taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesince davacılar … ve … …’nun 1934 yılında ölen …’den gelen miras payına dayanarak dava açtıkları ve terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu belirtilerek …’in diğer mirasçılarının da davaya katılımının sağlanması gereğine değinilerek karar bozulmuş, diğer yönler incelenmemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş; davacılar …, … ve … …’nun davalarının feragat nedeniyle, … …’un davasının esastan reddine, çekişmeli 361 parselin tamamının 1/2’şer hisse itibariyle … oğulları … ve … … adlarına tesciline karar verilmiş, karar Hazine tarafından temyiz edilmiş; 7. HukukDairesince incelenmiş, adlarına tescil kararı verilen kişilerce dayanılan Mart 1314 tarih 33 sayılı sicilden intikal eden Haziran 1934 tarih 2 nolu tapu kaydının çekişmeli parsele uzak bir konumda olan 324 ve 325 parsellere uygulanmış olduğu, anılan parsellerin de Hazine ve gerçek kişiler arasında davalı bulunduğu belirtilerek her üç parselle ilgili davaların birleştirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gereğine değinilmiştir.
Çekişmeli … Köyü 325 parsel 545.800 m2 miktar ve tarla niteliği ile 9 nolu vergi kaydı uygulanmak suretiyle bu taşınmaz için Haziran 1934 tarih 2 nolu ve Şubat 1939 tarih 100 nolu tapu kayıtları ibraz edilmişse de, tapu hudutlarının tam olarak kabili tatbik bulunmadığından bahisle senetsiz muamelesi yapılarak davalı gerçek kişiler adına tespit edilmiş, bu tespite bir kısım gerçek kişiler ile Hazine ve Orman Yönetimince itiraz edilmiş, komisyonca 766 Sayılı Yasanın 29. maddesi gereğince tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece; davacılar Hazine, Orman Yönetimi ile … …, … …, … …, … … (… oğlu), … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, … … ve … …’ın davalarının kanıtlanamadığından reddine, davacılar … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, … … ve … …’nun davalarının vazgeçme nedeniyle reddine, çekişmeli 325 parselin tespit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiş, bu karar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiş, hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesince tespit dayanağı vergi kaydının dava dışı 324 parsele de uygulanmış olması nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.
Çekişmeli … Köyü 324 parsel sayılı taşınmaz, 316400 m2 miktar ve tarla niteliği ile 325 parselde olduğu üzere aynı kişiler adına ve aynı gerekçelerle tespit edilmiştir. Bu tespite de Orman Yönetimi, Hazine ve bir kısım gerçek kişilerce itiraz edilmiş, komisyonca 766 Sayılı Yasanın 29. maddesi gereğince tutanak ve ekleri Tapulama Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece, davacılar Orman Yönetimi, Hazine, … …, … …, … …, … … (… oğlu), … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, … … ve … …’ın davalarının kanıtlanamadığından reddine, davacılar … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, … … ve … …’nun davalarının feragat nedeniyle reddine, çekişmeli 324 parselin tespit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiştir. Karar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiş, 20. Hukuk Dairesince dava dışı 325 parselle ilgili dava dosyası ile birleştirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamlarına uyulmuş; 361, 324 ve 325 sayılı parsellerle ilgili dava dosyaları birleştirilmiştir.
Mahkemenin; 361 parselin tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına, 324 parselin kayıt miktarı olan (A) ile işaretli 273800 m2’si ile 325 parselin (C) ile işaretli 226.200 m2’sinin hisseleri oranında davalılar adına; 324 parselin kayıt miktar fazlası olan (B) ile işaretli 42.600 m2’si ile 325 parselin (D) ile işaretli 319.600 m2’sinin zilyetliğe dayalı olarak hisseleri oranında davalılar adlarına tescili yolundaki kararı Orman Yönetimi, Hazine ve … oğlu … … ile arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede davanın devamı sırasında 1997 yılında orman kadastrosu yapılmış, temyize konu dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemenin 2000/3 (Dairenin 2007/15421) sayılı dosyasında dava konusu edilen 324, 325 ve 361 sayılı parseller ile mahkemenin 1996/61 Esas sayılı (Dairenin 2007/15422) sayılı dosyasında dava konusu edilen 318, 319, 320, 321, 322 ve 323 sayılı parsellere yöneltilen temyiz itirazlarının birlikte incelenmesinde;
1) Mahkemenin 2000/3 Esas sayılı dava dosyasında; … oğlu … … tarafından mahkemeye verilmiş olup, nüfus cüzdanı kontrol edilmek suretiyle hakim tarafından havale edilerek dosyaya konulan 27.05.1988 tarihli dilekçe ile açılan davadan feragat edilmiş olduğu anlaşıldığından, bu kişinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Yine aynı dosyada; …, …, …, Basri, Senem ve … …’nun çekişmeli … Köyü 361 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
361 nolu, 45063 m2 miktarlı taşınmazın 1961 yılından bir kaç yıl evvel fundalıkların ve makiliklerin temizlenmesi suretiyle tarla haline getirildiği bildirildiği gibi, 1956 yapım tarihli memleket haritasında 361 parselin bir kısmının halen fundalık olarak göründüğü, keza komşu 359, 360 ve 360 parselden ifraz edilen 407 nolu parsellerin de fundalıktan açıldığı, temyize konu davanın davalıları tarafından itiraz edilip dava açıldığı, zilyetlik koşullarının oluşmaması nedeniyle davaların reddedilip kesinleştiği, yargılamanın devamı sırasında 1997 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, ancak bu parsellerin bitişiğindeki “kadastro harici fundalık” olarak gösterilen yerlerin orman sınırları içine alındığı, 361 parsel hakkında Orman Yönetiminin orman iddiası ile bir davasının bulunmadığı gibi, bu yer hakkında 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince araştırma yapılmasını gerektirir bir konunun bulunmadığı, davacıların dayandığı dava konusu 361 parselle birlikte 324 ve 325 parsellere de uyduğu ileri sürülen 250 dönüm yüzölçümlü ve sınırları Doğusu: yol, Batısı: Keçi (Kenci) Mezarı, Kuzeyi: … … Kışlası, Güneyi: Karaoğlan Köyünden gelen yol sınırlı Mart 1314 Daimi tarihli, 33 nolu sicilden gelen … Karar yolu ile oluşturulan Haziran 1934 tarih 2 nolu ve Şubat 1939 tarih 9 nolu, tarla cinsli pay tapu kayıtlarının 1950’li yıllarda fundalık ve makilik olup kimse tarafından kullanılmayan 361 nolu parseli kapsadığı kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurularak, tespit tarihinden bir süre önce makilik ve fundalıktan açılan bu parselin tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığına göre, bu parsele yönelik gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkındaki hükmün onanması gerekmiştir.
3) A- Orman Yönetimi, Hazine ile 1996/61 Esas sayılı dosyada temyizi bulunan … …’nun temyiz itirazları yönünden ise;
Dairede aynı gün incelemesi yapılan Mahkemenin 2000/3 Esas (Dairenin 2007/15421 Esas sayılı) dosyasında davaya konu olan ve birbirine bitişik bulunan 316400 m2 yüzölçümlü 324 nolu ve 345800 m2 yüzölçümlü 325 nolu parseller,
B- Yine mahkemenin 1996/61 Esas sayılı (Dairenin 2007/15422 Esas sayılı) dava dosyasında dava konusu olan 22400 m2 yüzölçümlü 318, 8370 m2 yüzölçümlü 319, 25.600 m2 yüzölçümlü 320, 20.000 m2 yüzölçümlü 321, 18.000 m2 yüzölçümlü 322 ve 25.000 m2 yüzölçümlü 323 numaralı parsellerin tamamının fundalık, çalılık ve makiliklerin tespit tarihi olan 1961 yılından önce köklenmek suretiyle açıldığı ve imar-ihyanın iki yıl önce tamamlandığı gerekçesi ile Maliye Hazinesi adına tespit edildikleri,
C- Çekişmeli 324 ve 325 numaralı parsellere … oğlu … Akar ve arkadaşları adına yazılı 1937 tarih 9 nolu vergi kaydı uygulanarak davalı … … ve arkadaşları adına tespit edildiği, Hazine ve Orman Yönetiminin itirazı üzerine 766 Sayılı Yasanın 29. maddesi gereğince komisyonca tutanak ve eklerinin Kadastro Mahkemesine aktırıldığı, tespit maliki davalıların parsele revizyon gören 50 Hektar yüzölçümlü 9 tahrir nolu ve Mart 1314 tarih 33 nolu sicilden gelen Haziran 1934 tarih 2, Şubat 1939 tarih 9 nolu 250 dönüm yüzölçümlü ve sınırları Doğusu: Yol, Batısı: Keçi (Kenci) Mezarı, Kuzeyi: … … Kışlası, Güneyi: Karaoğlan oğlu Köyünden gelen yol sınırlı tapu kaydına dayandıkları ve bu kayıtların 324, 325 parsellerle birlikte yukarıda 1 nolu bentte yazılı 361 nolu parsele de uyduğunu iddia ettikleri,
D- Mahkemenin 1996/61 Esas sayılı (Dairenin 2007/15422 Esas sayılı) ve 2000/3 Esas sayılı (Dairenin 2007/15421 Esas sayılı) dosyalarında davaya konu olan ve birbirine bitişik bulunan … Köyü 318, 319, 320, 321, 322 ve 323 parseller ile 324 ve 325 parsellerin sınırında bulunan ve paftasında “fundalık” yazılan yerlerin tümünün yörede 1997 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında Bayrak … Devlet Ormanı olarak sınırlandırılıp kesinleştiği, bu iki dosyada dava konusu edilen tüm parsellerin tespitlerine (361 parsel hariç) Orman Yönetiminin itiraz ettiği ve 766 Sayılı Yasanın 29. maddesi gereğince kadastro tutanak ve eklerinin komisyonca Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, bu nedenle davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza da dönüştüğü,
E- Mahkemece, çekişmeli parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, 324 nolu parselin (A) ile işaretli 273800 m2 ve 325 nolu parselin (C) ile işaretli 226200 m2 ki, toplam 500000 m2’lik bölümün aynı sınırlı 1937 tarih 9 nolu 500 dönüm yüzölçümlü vergi kaydı ile 250 dönüm yüzölçümlü Mart 1314 Daimi tarih ve 33 nolu sicilden gelen Haziran 1934 tarih 2 ve Şubat 1939 tarih 9 nolu pay tapu kayıtları sınırı içinde kaldığı; 324 parselin geriye kalan (B) ile işaretli 42600 m2 ve 325 parselin geriye kalan (D) ile işaretli 319600 m2’lik bölümlerinin de tespit gününe göre imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile … edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile 1937 tarih 9 nolu vergi kaydı maliklerinin mirasçıları adlarına payları oranında tespit gibi tesciline karar verildiği,
F- Mahkemece, 324 ve 325 nolu parsellere revizyon gören 500 dönüm yüzölçümlü 9 nolu vergi kaydının ile dava sırasında davalıların dayandıkları Mart 1314 Daimi tarih, 33 nolu 250 dönümlük tapu kaydının aynı sınırlı olduğu ve aynı yere uyduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Vergi kaydının cinsi “fundalık ve tarla”, tapu kaydının cinsi ise “tarla”dır. Aynı sınırlı olan bu kayıtların aynı yere uyduğu ve yapılan bu uygulamaya göre nokta sınırlı olduğu; açık yön bırakmadan taşınmazları çevirmediği (kapsamadığı), sınırda eylemli orman bulunduğuna göre, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi hükmü gözönünde bulundurularak daha eski tarihli olan 250 dönüm (tahvilen 229805 m2) miktarla tapunun asıl kapsamı orman değilse kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açıldığı kabul edilerek tapu miktarı olan 229805 m2’nin fazlasının 324, 325 parsellerden ifrazı ile bu bölümler yönünden Orman Yönetimi ve Hazinenin davasının kabul edilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması bir yana, orman incelemesi de yeterli değildir.
Mahkemece, uygulandığı bildirilen 1957 basımlı harita orjinal renkli değildir. Dava konusu parseller memleket haritası üzerinde basit kroki olarak gösterilmiştir. Kadastro paftası ile orman kadastro haritası ve memleket haritasının ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine aplike edildikten sonra taşınmazların konumu bu haritalar üzerinde gösterilmediği gibi, Dairenin iade kararı üzerine bilirkişilerden alının ek raporda taşınmazların bulunduğu yer kesinleşen komşu ormanların bulunduğu yer gibi yeşil renge boyanmış ve parsellerin büyük bölümünün yeşil renkli ormanlık alan içinde kaldığı görülmüştür. Ayrıca, çekişmeli parseller 4 adet 1/25.000 ölçekli memleket haritası üzerinde kalmaktadır. Bu haritalardan doğuda kalan iki tanesi renklendirildiği halde, bunların batısındaki iki adedinin renkli olmadığı, bunun boyama hatasından kaynaklandığı, ancak memleket haritasındaki münhanilerden taşınmazların eğiminin bilirkişi raporunda belirlenenden daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu nedenle, bilirkişilerce eğimin yanlış hesap edildiği sonucuna varılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramına ve Orman Kadastro Yönetmeliğine göre funda ve makilerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerler orman sayılır. 1957 tarihli memleket haritasında çekişmeli parsellerin bulunduğu yerlerin 1-3 m. yüksekliğinde orman ağaçları ile kaplı olduğu görülmektedir. Bu nedenle; mahkemece, orman yönünden yapılan araştırma ve uygulama ile zilyetlik şartları konusundaki araştırmanın da yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
G- O halde; mahkemenin 1996/61 Esas sayılı dosyasında davaya konu edilen 318, 319, 320, 321, 322 ve 323 nolu parseller ile 2000/3 Esas sayılı dosyasında davaya konu edilen 324 ve 325 parsellerin birbirine bitişik ve birbirinin devamı olduğu, aynı soyismini taşıyan kişilerce davaya konu edildiği gözönüne alınarak bu iki dosyada keşif ve incelemenin birlikte yapılması gerektiği düşünülüp, çekişmeli taşınmazların içinde bulunduğu 5, 6 ve 7 nolu pafta örnekleri ile bu yerde daha sonra fotogometri yöntemi ile düzenlenmiş paftalar varsa o paftaların örnekleri ve yine Bayrak … Devlet Ormanına ait orjinal renklendirilmiş orman kadastro pafta örnekleri bulunduğu yerden getirtilmeli, yine çekişmeli parsellerin içinde bulunduğu 1957 basımlı 1/25.000 ölçekli memleket haritası ölçekleri ve en eski tarihli … fotoğrafları, yine çekişmeli taşınmazların bulunduğu yere ait 1960 yılında çekilmiş … fotoğrafları ve memleket haritası ölçekleri getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde halen görev yapmayan orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazların gerçek eğimleri bilimsel verilere göre saptanmalı, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P ve 26/J maddeleri gözönünde bulundurularak bilimsel ve teknik olarak eğimi % 12’yi aşan funda ve makilerle kaplı yerlerin orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu ve yine 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi ile anılan yönetmeliğin 26/A maddesi gereğince dört tarafı ormanla çevrili orman içi açıklıklarda doğal olarak orman ağaç ve ağaçcığı bulunmasa dahi bu gibi yerlerin orman sayılacağı, orman içi açıklıklarının özel mülkiyete konu olamayacağı da döşünülüp tartışılacak biçimde rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların 1957 ve 1960’lı yıllara ait … fotoğrafları ve memleket haritalarında nasıl göründüğü, o tarihte zilyetliğe konu olup olmadıkları özel aletlerle incelenip belirlenmeli, çekişmeli parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduklarının belirlenmesi halinde 324 ve 325 nolu parsellerde davalıların dayandıkları Mart 1314 Daimi tarih, 33 nolu 250 dönüm (tahvilen 229805 m2) yüzölçümlü tapu kaydı olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler eliyle yerine uygulanmalı, memleket haritası üzerinde tapu kaydında yazılı sınırların neresi olduğu kesin biçimde belirlenmeli, memleket haritasında tapu ve vergi kaydında olduğu gibi “Kenci Deresi ve Sırtı” bulunduğuna göre “Kenci Mezarı”nın neresi olduğu, memleket haritası üzerinde mezarlık işareti bulunup bulunmadığı, keza tapu kaydında yazılı “Karaoğlan Oğlu Köyünden gelen yol”un neresi olduğu, “Delali Kışlası” harabe ve yıkıntılarının memleket haritasında görünüp görünmediği incelenerek yerleri bilirkişiler tarafından düzenlenecek 1/25.000 ölçekli haritalar ile kadastro paftaları üzerinde gösterilerek keşfi izleme olanağı sağlanmalı, 324 ve 325 nolu parsellerde davalıların tutunduğu 229805 m2 yüzölçümlü tapunun asıl kapsamı orman ve orman sayılan yerlerden değilse değişir sınırlı olan bu kaydın 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirleneceğinden, kayıt miktar fazlasının bitişik Bayrak … Devlet Ormanından açıldığı kabul edilmeli ve aynı sınırları içeren tapu ve vergi kayıtlarından eski tarihli olan tapu kaydına değer verilmeli, kayıtların lehe olduğu kadar aleyhe delil de olabileceği düşünülmeli, 324 ve 325 parsellerde tapu kapsamında kalan bölüm orman değil ise … bilirkişisine 3402 Sayılı Yasanın 32/3. maddesine göre ifraz krokisi düzenlettirilerek kayıt kapsamı değişmez sınırdan başlanmak suretiyle ölçülüp gösterilmeli; 1996/61 Esas sayılı dosyada dava konusu edilen 318, 319, 320, 321, 322 ve 323 sayılı parsellerin öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, kimler tarafından ne zamandan beri, ne şekilde zilyet olunduğu, zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı olarak sorulup inandırıcı bilgi alınmalı; keza, 1957 ve 1960’lı yıllara ait memleket haritası ve … fotoğraflarında taşınmazların ne olarak göründüğü, … alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı özel aletlerle incelenip belirlenmeli, yapılan uygulama bilirkişiler tarafından birleşik haritaya yansıtılarak keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli harita düzenlettirilmeli, tespit tarihi olan 1961 yılına kadar 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı koşulların oluşup oluşmadığı belirlenmeli; mahkemenin 1996/61 Esas sayılı dosyasında temyizi bulunan … …’nun da davalı … mirasçılarından olup olmadığı, dolayısıyla payının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; … oğlu … …’nun temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle … … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının reddi ile … Köyü 361 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının … … ve arkadaşlarına yükletilmesine,
3) Yukarıda 3. bentte açıklanan nedenlerle Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile 324 ve 325 parsellerle ilgili hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimi ve … …’ya iadesine 20/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.