YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15981
KARAR NO : 2009/19788
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki 2/B şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, … Köyü 290, 291, 299, 300, 328 parsel sayılı sırasıyla 2600 m2, 4400 m2, 7600 m2, 7900 m2, 4600 m2 yüzölçümündeki ayrı ayrı olarak davacılar adına tarla niteliği ile tapuda kayıtlı olan taşınmazların tapu kaydındaki 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı hususunda şerh bulunduğunu belirterek tapu kaydındaki şerhin kaldırılmasını talep etmişlerdir. Mahkemece, çekişmeli 290 parselin (B) harfli 641.62 m2’lik bölümü dışında kalan dava konusu tüm taşınmazların yörede 1946 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı, 290 parselin (B) harfli bölümünün ise orman sınırları dışında kaldığı, yörede 1982 yılında ilan edilen uygulamada ise kesinleşen orman tahditi içinde kalan bölümlerin Hazine adına orman sınırları çıkarıldığı, çekişmeli 291 parsel dışında kalan taşınmazların tevzi tapuları ile dağıtıldığı, 291 parsele revizyon gören tapu kaydı ile tevzi tapularının hukuki değerinin bulunmadığı, taşınmazların eğimlerinin %12’den fazla olduğu, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa gereğince makiye ayrılamayacağı, 4753 Sayılı Yasada ormanların tevzi edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı gerekçeleri ile çekişmeli 290 parsele yönelik davanın kısmen kabulüne, (B) harfli 641.62 m2’lik bölümün üzerindeki 2/B şerhinin iptaline, (A) harfli bölüme yönelik davanın ise reddine, çekişmeli 291, 299, 300 ve 328 parsellere yönelik davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, tapu kaydındaki 2/B şerhinin iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946-1947 yıllarında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 26.11.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22.07.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1- Davacı gerçek kişilerin çekişmeli 328, 300, 299 parsellerin tamamı ile 290 parselin (A) harfli bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli 290, 299, 300, 328 parsellerin tamamı ile 291 parselin (A) harfli 1958.38 m2’lik bölümünün 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritasında orman sınırları içinde kaldıkları, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldıkları, 16.02.1951 tarih 43, 261, 212, 234 ve Nisan 1323 tarih 15 nolu tapu kayıtları ile kadastroca tesbitlerinin yapıldığı, … tevzi komisyonunca sırasıyla 17 ada 14, 17 ada 16, 17 ada 1, 19 ada 21 ve 17 ada 12 parseller altında dağıtım ve tescillerinin yapıldığı, taşınmazların tamamının tevzi haritalarının kapsamında kaldıkları, daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasıyla da orman rejimi dışına çıkarıldıkları, taşınmazların makiye ayrılmasından sonra 4753 ve 5618 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca tevzi edildiği anlaşıldığına, sözkonusu parseller her ne kadar … tevzi komisyonunca topraksız kişilere dağıtılmışlar ise de eğimlerinin % 30-35 olduğu, halen üzerlerinde doğal yolla yetişen …, dişbudak … ağaçlarının bulunduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdıkları, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1ayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığı gözönüne alınarak mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kaldı ki; çekişmeli taşınmazlar (290 parselin (B) bölümü dışında) 3116 Sayılı Yasa gereğince 1946 yılında yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, yörede 1968’li yıllarda çalışan arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının,davacı gerçek kişilere hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve tapu kaydının başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olduğu da anlaşılmaktadır.
2- Davalı Hazinenin çekişmeli 290 parselin (B) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içinde bulunan orman tahdit haritasında çekişmeli 290 parselin bulunduğu yerde önce 1744 Sayılı Yasa gereğince 1982 yılında yapılan aplikasyon ve 2. Madde uygulaması ile 1 nolu poligon ile 2/B parselinin oluşturulduğu, daha sonra 3302 Sayılı Yasa gereğince 1987 yılında yapılan çalışmada ise XVIII nolu 2/B poligonunun oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Ancak, orman tahdit haritasında çekişmeli 290 parselin kuzey batı köşesinde 242 nolu, güney doğusunda ise 253 nolu orman tahdit noktaları işaretlenmiş, ancak bu taşınmazın tamamı ile tarafındaki tüm taşınmazlar 1 ve XVIII nolu 2/B poligonu içinde gösterilmiştir. DoSya içinde bu poligonların hudutlarındaki orman tahdit noktalarına ilişkin çalışma tutanakları bulunmadığından taşınmazın konumu değerlendirilememiş ve sadece belirtilen orman tahdit haritası gözönüne alındığında çekişmeli 290 parselin (B) harfli 641.62 m2’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları veya 2/B alanı içinde kalıp almadığı hususunda tereddüte düşülmüştür.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 253, 2023 ila 2038 nolu orman tahdit noktalarına ilişkin çalışma tutanaklarının ve yörede 1982 ve 1987 tarihlerinde bu orman tahdit noktalarını gösteren orman tahdit haritalarının renkli onaylı örneklerinin ilgili Orman İşletme Müdürlüğünden istenmesine, daha sonra ise önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli 290 parselin (B) harfli bölümünün orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 291, 299, 300, 328 parsellerin tamamı ile 290 parselin (A) harfli bölümüne ilişkin olarak kurulan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı gerçek kişilere yükletilmesine,
2) 2. Bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli 290 parselin (B) harfli bölümüne ilişkin olarak hükmün BOZULMASINA 29/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.